Yıldıray ONUKAR
Umurumda!
Kimin umurunda?
Başkasını bilmem ama benim umurumda. Sabır lütfen, geleceğiz. Önce biraz gezelim.
Sabah eski bir müzik kaseti eşliğinde kahvaltı ediyoruz. Eşime, bak bu gurup Styx(*) dedim.
Yani? ifadesi ile baktı yüzüme.
Açıkladım: Eski medeniyetlerde ölünün güzüne kayıkçı için öbür dünyaya götürsün diye para konulduğu devirde kayık ile öbür dünyaya yolculuğun yapıldığı nehrin adıdır styx (stayks). Ve gurup kendine (her nereden bulduysa) bu adı bulmuş.
Ne gereksiz bilgi?
Öyle mi? Gereksiz bilgi var mıdır???
...
Durup durup gereksiz bilgi yumurtlayan insanlar artık "sıkıcı insan" kategorisinde (sınıfında).
Öte yandan bazı çocuklar Cin Ali (eskiden ilk okulda okuma yazma eğitiminde kullanılan çöp adam) seviyesinin bir tık altında mühim bilgileri anlatacam diye kendini paralıyor. Şüphesiz saygı duyuyor ama bir yandan da ızdırap çekiyor insan. Onların bir günahı yok, eğitim durumu içler acısı galiba.
Ya bunlar hiç birşey öğrenmiyor , ya öğretilmiyor (öğretilemiyor ise niye?), yada bizi gereksiz yüklemişler. Dogrusu? Bilmiyorum. Vallahi bilmiyorum. Bilsem söylemez miyim?
...
Bu yazının konusu bilmek, bilmemek yada ne bildiğin değil.
Neden, biz birşey (herhangi bir şey) BİLMEK için bunca açlık yaşadık ta,
bugünün çocukları bizden birşey öğrenmek yerine Cin Ali seviyesinin bir tık altında (kime göre?) ve bildiğini bize anlatmak için bu kadar hevesli ve bizi dinleme konusunda bu kadar İSTEKSİZ. Kızmayın, sabır dedik başta. Önce bir kaşıyalım mevzuyu.
Biz neyi atladık?
Neden bizi değil bizce "tuhaf insanları" hatta yazeka'yı tercih edip BİZİ TAKMIYORLAR!
Alakasız ama ; bilmek ile anlamak farkını düşündüm bir ara. Malum bazıları her bir şeyi çok bilir de ampul bile değiştiremez! Mantığı anlamak ve daha mühimi YAPMAK lazım.
Neyse uzatmayalım. Gündemim gençlerin
- neden bizim ne bildiğimizi umursamadığı ve çok acı ama
- bizim onların gözünde neden bu kadar DEĞERSİZ olduğumuz.
Peki biz cin ali deyip küçümsediğimiz şeylerin onlar için ne ifade ettiğini hiç MERAK ettik mi? Ya farklı bir anlamı varsa? Iskalıyor olabilir miyiz? Sonuçta yüz akımız iha'ları onlar yapıyor, sporda hayal bile edemediğimiz şampiyonlukları da onlar alıyor...
Şapkayı önümüze alıp düşünme zamanıdır.
Ve ben bunu umursuyorum.
Son not. Bizim bunu kendimiz öğrenme olasılığımız az. Bence biraz susup, gençleri dinleme zamanı geldi. Umarım ciddiye alıp anlatırlar. Çünkü bizden umutları kaldığını da SANMIYORUM. Çünkü dinlemiyor, sürekli anlatıyorlar. Belki bir gün biz susup dinleriz diye.
(*) Styks nehri, Yunan mitolojisinde yaşayanlar dünyası ile ölüler dünyasını (Hades) birbirinden ayıran, adı "nefret" ve "ürperme" anısına gelen efsanevi bir yeraltı ırmağıdır.
Mitolojik Önemi ve Özellikleri: Tanrıların Yemini: Britannica verilerine göre, Olympos'taki tanrılar en kutsal ve bozulamaz yeminlerini Styks nehrinin adı üzerine ederler. Bu yeminini bozan tanrı, uzun süre cezalandırılır.
Ölümsüzlük ve Zırh: Efsaneye göre bu nehrin sularına batırılan kişiler (Aşil / Akhilleus örneğinde olduğu gibi) vücutlarının batırılan kısmı hariç yenilmez ve zarar göremez hale gelir.
Ölülerin Geçişi: Kayıkçı Kharon, ölenlerin ruhlarını bu nehrin üzerinden geçirerek ölüler diyarına taşır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.