Ahmet Levent Öner

Ahmet Levent Öner

YERÇEKİMİ KADAR GERÇEK VE BİLİMSEL OLAYLAR VE TEKNİK BİR KONUNUN OLABİLDİĞİNCE BASİT AÇIKLAMASI

YERÇEKİMİ KADAR GERÇEK VE BİLİMSEL OLAYLAR VE TEKNİK BİR KONUNUN OLABİLDİĞİNCE BASİT AÇIKLAMASI

Bu günkü yazımda bir önceki yazımda değindiğim bir konuyu açarak, siz dostlarıma yardımcı olabilmek istiyorum. Bazı durumlar vardır ki aksini ispat etmek neredeyse olanaksızdır. Bunların önemli olan birkaçını hatırlatmaya öncelikle son yazımın başlığı ile başlamak istiyorum.

“Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur.”

“Kâr Riskle Koşut Gider.” Yani yüksek kâr peşinde koşanlar genellikle yüksek risk almış olurlar.

“Kötü Yönetimler İyi Niyetlilerin Değil, Kötü Niyetlilerin İşine Yarar, Mevcut olan herşeyi Çeşitlendirip, Üretip Çoğaltmak Yerine; Olanın Kötü ve Adaletsiz Bir Şekilde Dağılımına ve Küçülmeye Neden Olurlar.”

“Enflasyon Üretim Eksikliğinden Doğan Gelir Dağılımını Son Derecede Kötü Etkileyen Bir Gerçektir.” En adaletsiz vergidir” diye de adlandırılan enflasyon, piyasadaki paranın ortalama birim üretime bölünmesi sonucu azalan üretimin her bir biriminin daha çok fakat değeri azalmış para karşılığı fiyatlanmasıdır.


Gresham kanununda vaz edildiği şekilde; “Kötü Para İyi Parayı Kovar.” İyi paralar gerçektir ve çoğu “iyi para” helal kazanca dayanan çok ve kaliteli ürünler üretebilen ülkelerin parasıdır… Madeni paraların aksine değerli paralar değersiz paraların kendilerini satın alarak piyasadan adeta çekilmelerine sebep olur. (Bu gün için bir ABD doları almak üzere neredeyse elli lira vermeye benzer…)


“Kara Para Kötü İşlerden Elde Edilmiş Paradır.” Kara Para sadece kötü işlerin çoğalıp geliştirilmesine yarar.

Bilgi Her Şeyin Olduğu Gibi Yatırımcının da Kurtarıcısı Can Simididir.

Bu gerçekleri hatırlatmamın arkasından bu günkü konuma girip, önemli bazı hususları yapabildiğimce basite indirgiyerek siz dost ve arkadaşlarımın faydalarına sunmak istiyorum. Bana dert olan şey son ayın fon rezaleti ve zarara uğramış çok sayıda yatırımcıdır.

Mali Konular çoğu kişiye sevimsiz görünen ve anlaşılması zor olduğu zannedilen konulardır. Oysa mali konuların temel ve hiç değilse en gerekli olan bölümlerini anlamadan bir yatırım yapmak yüzme bilmediği halde can simitsiz denize atlamaya benzer.

Bir yatırım yaparken aşağıda değineceğim konuları araştırarak ve dikkat ederek başlamanızı öneriyorum. Bilanço, Gelir Tablosu, hatta kabilse Kâr Dağıtım Tablosu olmadan ve yatırım yapacağınız işletmenin kabilse iki yıllık gelişimini bahsettiğim bilanço ve gelir tablolarının üçer aylık periyotlardaki sonuçlarını görmeden yatırım yapmanızı hatalı ve tehlikeli görmekteyim. Hisse senetleri olmayan ve borsaya kote olmamış bir işletmeye de ortak olacaksanız bu tabloları incelemenizi en azından “kendinizin de temel bilgi sahibi olmanız kaydıyla” inceletmenizi tavsiye ediyorum.

Teknik konulara girmeden önce sizlere edeceğim bir kaç nasihati de lütfen dikkate alınız:

Teknoloji Şirketidir yarınların işidir zannederek, yeni kurulmuş bir şirkete “hurrraaa” diyerek gözü kara yatırım yapmayınız. Zira yaratıcı ve yenilikçi yapıya sahip teknik kökenli kişilerin oluşturduğu bu şirketler, kökleşmiş ve yıllardır kendisini ispat etmiş üç, beş şirket haricinde yönetim nosyonu çok yetersiz olan ve neredeyse kuruldukları hızla batacak şirketlerdir. Organize olamayabilirler ve liderlik kültürleri olmadığı için ciddi zorluklar çekerek piyasadan çekilebilirler.

Özellikle liberal denen sağcı ve paracı iktidarların olduğu dönemlerde yapacağınız yatırıma kimlerin teveccüh gösterdiğini lütfen çok iyi araştırınız. Zira ahlaken doğru olmasa da dünyanın her yerinde iktidar mensubu kişilerin ve iktidar yandaşı bazı kişilerin ortak olduğu şirketler kötü de yönetilseler, yatırdıkları paradan zarar etmeyenler (Paracıklarını kurtarabilenler) en önce bu şahıslar olacaktır.

Yatırımlarınızı kendini ispat etmiş ve mecburi ihtiyaçları karşılamak üzere çalışan eski ve görece büyük şirketlere bahsedeceğim teknik konuları bilerek yapın. Bu şirketlerin kâr dağıtım miktarları yüksek olmasa da çoğunlukla düzenli ve yeterli düzeydedir.

Evet dostlarım öncelikle (Asla reklamı için yazmıyorum) benim “Başarı Anahtarı” Kitabımın ikinci cildindeki “Teknik Konularda Başarı Anahtarı” kitabının ilk konusu olan Temel Mali Konular kısmını dikkatle okumanızı tavsiye ederim 12. Sayfadan 75. Sayfaya kadar adeta özetlediğim bu önemli konular, sizlere iş yaşamınızda da yatırımcı olarak da ciddi faydalar sunacaktır.

Bir yatırım yapacaksanız şu teknik konuları incelemenizi faydalı buluyorum.

NET İŞLETME SERMAYESİ (NİS) GELİŞİMİ:

İşletmenin bilançosundaki Dönen Değerler veya Döner Değerler de denen ve temelinde Nakitler, Alacak çekleri, Alacak Senetleri Açık alacaklar ve Stoklardan oluşan cari aktifler toplamından Kısa Vadeli Borçlar denen, Verilen Çekler, Borç Senetleri, Açık Borçlar gibi tüm kısa vadeli borçlar toplamını çıkardığınızda elde edeceğiniz değerdir. NİS değerinin artı olması ve üçer aylık dönemler boyunca kabilse azalmaması gereklidir. NİS azalması olası zararı gösteren ilk basit gösterge ve kriterdir.

CARİ ORAN, ASİT TEST VE NAKİT ORANI:

Bu oranlar da sırasıyla Net İşletme Sermayesinin artıya veya eksiye doğru nasıl ve neden geliştiğini size oransal olarak ifade edecektir:

Cari Oran: Yukarıda bahsettiğim bilanço kalemlerinden, Dönen Değerler toplamının Kısa Vadeli Borçlar toplamına bölünmesi ile elde edilir. Bu oran elbette sektörlere göre küçük farklılıklar gösterse de önemli olan sonucun bir “azalma” göstermemesidir. Cari Oranın genellikle ve en az 2 gibi olması sağlıklıdır. Düşen Cari Oran sebebi takip eden iki oran ile anlaşılabilir.

Asit Test: Bu oran Dönen Değerler toplamından Stoklar toplamını çıkarttıktan sonra kalan rakamı Kısa Vadeli Borçlar toplamına bölmeniz sonucu elde edilir. İşletmenin nakitleri ve alacakları toplamının kısa vadeli borçlarını ne ölçüde karşıladığını gösterir. Küçülmesi ödeme güçlüğüne ciddi bir karinedir. Yalnız unutmayınız ki “Alacak ile Borç ödenmez”
Nakit Oranı: işletmenin Sokları toplamı ve Alacakları toplamı hariç Nakitleri toplamının Kısa Vadeli Borçları toplamını karşılayıp karşılamadığını ifade eder.

Bu üç oran işletmenin alacaklarını takip edip etmediğini, alacaklarını ve stoklarını şişirip şişirmediğini ve özellikle Asit Test ve Nakit Oranı Testi ile Kısa Vadeli Borçlarını karşılayıp karşılamadığını size gösterecektir. Kısa Vadeli Borçları artan işletmeler de stoklara boğulan işletmeler de özel olarak da alacaklarını tahsil edemeyen işletmeler de maalesef zarar etmeye doğru yol alan işletmelerdir. Bu konularda dikkatinizi çekerek, sizi şüpheye sevkeden bir durum olurs, derhal aşağıda bahsedeceğim iki konuyu dikkatle hesaplayınız.

AYRI AYRI ALACAKLARIN VE STOKLARIN DEVİR HIZLARI VE DEVİR SÜRELERİ:

Bu basit hesapları yapmanız için sizlere üçer aylık bilançolar yanında üçer aylık gelir tabloları da gerekecektir.

Alacak Devir Hız ve Süreleri: Bunun pratik hesabı da çok basittir. Dönem Net Cirosunu bilançodaki alacaklar toplamına bölerseniz elde edeceğiniz rakam alacaklarınızın devir hızını ifade eder. Bu hız elbette artmalı yani büyümelidir. Küçülen rakam şişen alacakları gösterir. Alacak Devir Hızı rakamını dönemdeki gün sayısına bölerseniz ortalama alacak süresini bulursunuz.

Stok Devir Hızı ve Süreleri: Bunun için de alacaklardakine benzer hesapla bu kez stoklar toplamızı dönemdeki ciro ile mukayese etmeniz gerekir Dönem Net Cirosunu bilançodaki Stoklar toplamına bölerek bulacağınız rakamın da küçülmesi gereklidir. Stoklar özel olarak da mamul stokları şişiyorsa, bu piyasadaki durgunluğun veya satamamanın sonucudur. Stok Devir Hızını dönemdeki gün sayısına bölerek stokların ortalama kaç günde bir döndüğünü anlamanız kabildir.

KÂRLILIK ORANLARI VE “ROI”

İşletmenin kâr ve kârlılık artışı ya da azalışını genel ve esas olarak anlamınz için gereken hesaplamalardır.

Satışların Kârlılığı: Bunun hesabı basittir işletmenin dönemdeki net satışlarını yani net cirosunu gelir tablosundan alır ve bunu gene gelir tablosundaki vergi öncesi kâra bölerseniz çıkan rakam satışların yüzde kaç kâr veya “Allah korusun” zarar ettiğini gösterir. Elbette küçülen yani azalan kâr kötü piyasa ve dahası kötü yönetimin habercisidir.

ROI ya da Kral Oranı: Bu hesap için gene dönem net cirosu işe yarayacaktır. Yukarıda bahsettiği satışların kârlılığı oranını bir başka oran ile çarparak bulacağınız rakam işletmecinin veya yatırım yapacak kişinin ana karar oranlarından birincisidir. ROI için bahsettiğim ikinci oran ise gene dönem net cirosunun toplam net aktifleri kaç kez karşıladığı ile ilgilidir. Dönem Net Cirosunu Dönem Sonundaki Net Aktifler toplamına bölerek elde edeceğiniz rakam cironun aktifleri kaç kez karşıladığnı (Döndürdüğünü) gösterir. Kısaca

ROI = (Dönem Kârı/Dönem Cirosu)x(Dönem Cirosu/ Net Aktifler Toplamı)

KISALTMA YAPARSAK

ROI= DÖNEM KÂRI / NET AKTİFLER TOPLAMI
Formülüdür. Kârın aktifleri kaç kez karşıladığı veya yatırılan ve riske edilen paranın, kısaca tüm yatırımların kar ile ne ölçüde karşılandığını ifade eder. Düşen ROI ciddi bir uyarı olmalıdır.


BORÇ SERMAYE ÖZ SERMAYE ORANI VEYA TOPLAM AKTİFLERDEKİ TOPLAM BORÇ ORANI

Bir işletme her zaman ifade ettiğim şekilde öncelikle öz sermayesi ile ayakta durabilmelidir. Öz sermayeyi besleyen de dönemden döneme elde edilen kârlardır biz buna oto finansman deriz. Bir işletme ya sermaye artırarak (mevcut veya potansiyel ortakların işletmeye sermaye ilave ederek) ya da kısa veya uzun vadeli olarak borçlanarak para bulur ve hayatını sürdürür. Bir işletmenin en az yüzde yetmiş en kötü şartla yüzde elli öz sermaye ile finanse ediliyor olması aranmalıdır. Kısaca işletmenin yaptığı her yüz liralık yatırımın (Net Aktifin) en az yüzde yetmişinin öz sermaye ile karşılanması borçlar toplamının aktifin yüzde otuz otuz beşini aşmamsı önemlidir. Yüzde elliyi geçen borç sermaye tehlikelidir.

Bence tek istisna, çok hızla kâr eden ve “dömnemden döneme” ROI oranı büyüyen bir işletmenin yatırım için borçlanması (O da kabilse çok uygun faizle uzun vadeli borçlanması) hariç borç büyümesi çok ciddi bir tehlikedir. Bir çok ülkede borç miktarının artması ve yüzde altmışı geçmesi, borçlanan işletmenin işi bıraktırılması yani tasfiyesinin istenmesi için bir karinedir.

Özetle ROI oranı düşen, satış kârlılığı azalan, stokları ve özellikle alacakları şişen işletmeler tehlike barındırır. Bu işletmelere ben yatırım yapmam, yapacak olanları da bir vatandaş olarak uyarmayı bir insanlık görevi bilirim dostlarım


Ahmet Levent ÖNER
30 Eylül 2026
Altıntepe

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.