“Uyduruk akademisyen” Sözü Başına İş Açtı… Cüneyt Özdemir’den Özür

“Uyduruk akademisyen” Sözü Başına İş Açtı… Cüneyt Özdemir’den Özür

Gazeteci Cüneyt Özdemir, akademisyen Berk Esen’e yönelik kullandığı ifadelerin tepki çekmesinin ardından açıklama yaptı.

İmralı Süreci kapsamında gündeme gelen “çerçeve yasa” tartışmaları, gazeteci Cüneyt Özdemir ile siyaset bilimci Berk Esen arasında polemiğe dönüştü. Esen’in kendisine yönelik eleştirilerine sert sözlerle karşılık veren Özdemir, kullandığı üslup nedeniyle başta Fatih Altaylı olmak üzere çeşitli isimlerin eleştirileriyle karşılaştı. Özdemir, tepkilerin ardından yaptığı açıklamada bazı ifadelerini kullanmaması gerektiğini belirterek özür diledi.

TARTIŞMA BERK ESEN’İN ELEŞTİRİSİYLE BAŞLADI
Siyaset bilimci Berk Esen, Cüneyt Özdemir’in sosyal medya paylaşımları ve “çerçeve yasa” tartışmalarına yaklaşımını eleştirdi.

Özdemir ise Esen’in eleştirisine canlı yayında sert karşılık verdi ve Sabancı Üniversitesi’nde görev yapan akademisyen için “uyduruk akademisyen” ifadesini kullandı. Bu sözler sosyal medyada ve medya dünyasında tartışma yarattı.

FATİH ALTAYLI’DAN ÖZÜR ÇAĞRISI
Gazeteci Fatih Altaylı da tartışmaya dahil olarak Özdemir’in kullandığı ifadeleri eleştirdi.

Altaylı, Berk Esen’in görüşlerinin eleştirilebileceğini ancak akademik kimliğinin küçümsenmesinin doğru olmadığını belirterek Özdemir’e sözlerini yeniden değerlendirmesi ve uygun bulmaması halinde özür dilemesi çağrısında bulundu.

CÜNEYT ÖZDEMİR’DEN AÇIKLAMA
Tepkilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Cüneyt Özdemir, gazetecilikte 36’ncı yılını geçirdiğini belirterek her gün canlı yayın yaptığı için zaman zaman tartışmaların merkezinde kaldığını ifade etti.

Özdemir, bu tür tepkilerin artık kendisini şaşırtmadığını belirterek yaşananların “dostu düşmanı tanımak için” de bir vesile olduğunu söyledi.

Özdemir, eleştirilerin ardından yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Linçlerle Yaşıyorum!
Son Linç bittiyse bir iki kelime etmek istiyorum.

1) Bu yıl gazetecilikte 36. yılım. Her gün canlı yayın yapan biri olarak sık sık tartışmaların ortasında kendimi linçlenirken bulmak artık beni şaşırtmıyor. Hatta dostu düşmanı tanımak için iyi bir vesile oluyor.

2) Canlı yayınlarda kendi kendimin gazına gelip zaman zaman bazı konuları hızlı anlatıyorum, bazılarına fazla hiciv katıyorum, elbette bazen hatalı tespitlerde bulunuyorum, etmemem gereken lafları da ediyorum. İnsan olarak hata yaptığımı gördüğümde de özür diliyorum. Son video da elbette bağlamından kopartılıp buralara salınınca ben de izlediğim kendimden çok memnun kalmadım! 'yavşak' ya da 'uyduruk' ya da 'entel dantel' terimlerini kullanmasam mesele daha doğru bir düzlemde tartışlabilirmiş. Bunun için samimi olarak özür dilerim, eleştirilerinizi yayınlarda daha dikkatli bir dil kullanmam yönünde önemli ve değerli bir uyarı olarak alıyorum.

3) Konuşulan konuların çerçevesi meselesi... Ba(ğ)zen bir şey tartışılırken işin konrolünüz dışında nerelere gelebildiğini gördüğünüzde ağzınız açık kalabiliyor. Çözüm süreci, çerçeve yasa tartışmaları yaşanırken işin bir anda Sabancı Üniversitesi'ne gelmiş olmasını da anlamakta zorlanıyorum. Hiç eğip bükmeden söyleyeyim. Sabancı Üniversitesi bu ülkenin gurur duyduğu bir kaç özel üniversiteden biridir. Eğitim kadrosundan yönetimine, öğrencisinden akademisyenine kadar dünya çapında başarılara imza atan saygın ve değerli bir kurumdur. Nokta.

4) Gelelim nihayet asıl meseleye. Bakın dün de YPG ve SDG Suriye'de kendini lağvetti ve Suriye ordusuna entegre olduğunu ilan etti. Oysa bizim ekranlarda haftalarca Suriye'de kürtlerin Öcalan'ı asla dinlemeyeceği, YPG'nin silah bırakmayacağı anlatıldı durdu.
E n'oldu?
Bıraktı işte. Peki stüdyolarda o lafları eden 'akademisyenler' bugün en azından küçük bir özürcük bile dilemeyecekler mi?

5) 90'ların karanlığında gazeteciliğe başlamış biri olarak bu tür süreçleri halklar, ülkeler adına bir fırsat olduğunu düşünüyorum. 'Nasıl bozarız'dan çok 'nasıl hayata geçiririz' kısmı benim için gazeteciliğin de ötesinde insani bir mesele... Daha sağlıklı bir zeminde tartışmamız konuşmamız gerek bunun da farkındayım ama belki de onca şeyin tanıklığı ve ağırlığı ile bende de bazen ipler kopabiliyor!

6) Bu linç de bana ders olsun:))"

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler