Türkiye Güneş Enerjisinde Dünyada İlk 7’de
Güneşten elektrik üretimini en fazla artıran 7’nci ülke olan Türkiye, rüzgar ve güneş payında da dünya ortalamasını geride bıraktı.
Londra merkezli uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember, Küresel Elektrik Görünümü Raporu'nu yayımladı. Rapor, ülke bazlı verilere dayanarak küresel elektrik sistemine yönelik kapsamlı değerlendirme sunuyor ve dünyadaki elektrik talebinin yüzde 92'sini temsil eden Türkiye dahil 91 ülkeyi içeriyor.
Rapora göre, geçen yıl yenilenebilir enerji kaynakları tarihi bir eşiği aşarak küresel elektrik üretiminin yüzde 33,8'ini karşıladı ve bu oran son 100 yılda ilk kez kömürün payını geride bıraktı.
Güneşten elektrik üretimindeki rekor artış, küresel ölçekte temiz elektrik üretimindeki büyümenin itici gücü oldu. Dünyada geçen yıl güneşten elektrik üretimi yüzde 30 artışla son 8 yılın en hızlı büyümesini kaydetti. Böylece, güneşin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 8,7'ye yükseldi.
Geçen yıl rüzgar ve güneş enerjisi küresel elektrik talebindeki büyümenin yüzde 99'unu karşılayarak yeni dönüm noktasına ulaştı. Güneş enerjisi dünya genelindeki elektrik talep artışının dörtte üçünü tek başına karşıladı. Güneş enerjisindeki bu tarihi artış, fosil yakıt kaynaklı üretim artışını durdurdu.
Türkiye'de güneşten elektrik üretiminde sıçrama
Türkiye ise geçen yıl dünyada güneşten elektrik üretimini en fazla artıran 7'nci ülke konumuna ulaşırken, bu dönemde önemli bir itici güç oldu.
Çin, dünyada güneş enerjisinden elektrik üretimini en fazla artıran ülke olurken, ikinci sırada ABD yer aldı. Bu ülkeleri Hindistan, Brezilya, Pakistan ve Almanya izledi.
İtalya, Türkiye'nin ardından güneşten elektrik üretiminde en büyük artışın görüldüğü sekizinci ülke oldu. Fransa ve Hollanda da bu kapsamda ilk 10 ülke arasında yer aldı.
Türkiye, rüzgar ve güneşten elektrik üretiminde dünya ortalamasını geride bıraktı
Türkiye, 2025'te elektriğinin yüzde 22'sini rüzgar ve güneşten üreterek yüzde 17 olan dünya ortalamasını geride bıraktı. Türkiye'de son 2 yılda güneşin elektrik üretimindeki payı 2 katına çıkarak 2025'te yüzde 10,5'e yükseldi.
Öte yandan, Türkiye'de rüzgar ve güneşten elektrik üretimindeki artış talep büyümesini aşsa da hidroelektrik üretimindeki büyük düşüş fosil yakıt kullanımında yükselişe neden oldu.
Küresel düzeyde hidroelektrik üretimi 2025'te yerinde sayarken, Türkiye Brezilya'dan sonra 18 teravatsaatlik azalışla hidroelektrik üretiminde en fazla düşüşün görüldüğü ikinci ülke oldu. Hidroelektrikte yaşanan bu üretim kaybı, doğal gaz santralleriyle ikame edildi ve yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatına yol açtı.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, rapora ilişkin değerlendirmesinde, güney ve doğu komşularında rüzgar ve güneşin payı hala düşük seviyelerdeyken Türkiye'nin, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri için kritik bir rol model olarak öne çıktığını belirterek, "Bu yılki Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapacak Türkiye, elde ettiği bu ivmeyi sürdürerek temiz enerji dönüşümündeki bölgesel liderliğini pekiştirmek için oldukça avantajlı bir noktada." ifadesini kullandı.
Güneş ve rüzgarın Türkiye'nin enerji güvenliği için her geçen gün daha da vazgeçilmez bir hal aldığının altını çizen Alparslan, "Bu kaynaklar hedeflendiği gibi hızla yaygınlaştırılabilirse, kurak dönemlerde hidroelektrikteki kaybı telafi edecek değerli birer tamamlayıcıya dönüşecek ve maliyetli fosil yakıt ithalatını ikame edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.