Torosların Yamaçlarında Binlerce Yıllık Yaşamın Tanığı: Ermenek
Orta Torosların sarp yamaçları arasında yer alan Karaman'ın Ermenek ilçesi, tarihi kent dokusu, arkeolojik mirası, doğal güzellikleri ve yaşatılan yerel kültürüyle farklı dönemlerin izlerini bir arada barındırıyor.
Konya'dan başlayarak Torosların yüksek geçitlerinden Ermenek'e uzanan yolculukta, ilçeye yaklaştıkça dik kayalıklar arasında küçük yerleşimler, tarım alanları ve dağların yamaçlarına kurulan evler görülüyor.
Torosların iç kesimlerindeki ilçede Akdeniz ve karasal iklim özelliklerinin etkileri bir arada yaşanırken, dağlık coğrafyanın arasında uzanan sedir ormanları bölgenin doğal dokusunun önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Kentin çevresini kuşatan kayalık yamaçlar ve vadiler arasında yer alan Ermenek Baraj Gölü ise turkuaz suyuyla ilçenin coğrafyasına farklı bir görünüm kazandırıyor. Sarp kayalıkların arasından ilerleyen göl, özellikle kanyon bölümünde Torosların sert topoğrafyasıyla iç içe uzanıyor.
Tarih, yamaçlara kurulan evlerin arasında yaşamaya devam ediyor
Ermenek'in eski yerleşim alanında dağ yamacının doğal eğimine göre şekillenen geleneksel evler, dar sokaklar ve tarihi yapılar, ilçenin geçmişten bugüne ulaşan kent dokusunu oluşturuyor.
Taş, ahşap ve yer yer kerpicin kullanıldığı geleneksel evler, topoğrafyaya uyum sağlayan yerleşimleriyle kente özgü bir görünüm sunuyor. Tarihi camiler ve eski çarşı çevresindeki yapılar da bu dokunun içerisinde varlığını sürdürüyor.
Karamanoğulları Beyliği'nin önemli merkezlerinden Ermenek, Anadolu'da Türk dili tarihi açısından da önemli bir yere sahip. Karamanoğlu Mehmet Bey'in Türkçenin devlet işlerinde kullanılmasına ilişkin 1277 tarihli fermanıyla özdeşleşen bölge, beyliğin hüküm sürdüğü dönemden kalan yapı ve izleri bugüne taşıyor.
Bu yapılardan Ermenek Ulu Camisi, kitabesine göre Karamanoğlu Mahmut Bey tarafından 1302-1303 yıllarında yaptırıldı. Yaklaşık 720 yıllık geçmişe sahip, taş ve ahşap işçiliğinin örneklerini taşıyan cami, yüzyıllardır ibadete açık olmasıyla Karamanoğulları döneminin ilçedeki yaşayan kültürel miraslarından biri olma özelliğini sürdürüyor.
Arkeolojik çalışmalarda ilçenin daha eski dönemlerine ilişkin izlere rastlanıyor
İlçenin daha eski dönemlerine ilişkin izlere ise çevresindeki antik yerleşimlerde yürütülen arkeolojik çalışmalarda rastlanıyor.
Ermenek'e bağlı Yukarıçağlar köyü yakınlarındaki Sbide Antik Kenti'nin geçmişi, mevcut arkeolojik buluntular ışığında yaklaşık 2 bin 300 yıl öncesine kadar uzanıyor. Antik Isauria Bölgesi'nde yer alan ve Roma ile Erken Bizans dönemlerinde de yerleşimin sürdüğü değerlendirilen kentte, surlar, doğu kapısı, ana cadde, kamu yapıları ve kilise kalıntısı bulunuyor.
Antik kentin geniş nekropol alanında kaya mezarları, anakaya lahitleri ve "khamasorion" olarak adlandırılan kayaya oyulmuş mezarlar yer alıyor. Bazı mezar kapaklarında aslan figürlerine rastlanırken, kazılarda 30'un üzerinde mezarda yaklaşık 300 insan iskeleti ortaya çıkarıldı. Buluntular üzerinde yürütülen çalışmalarla, kentte yaşayanların sosyal hayatı, beslenme biçimleri ve defin geleneklerine ilişkin veriler elde edilmesi amaçlanıyor.
Sbide'deki bir kaya mezarında bulunan ahşap tabut da dikkati çeken buluntular arasında yer alıyor.
Ermenek'in eserleri yeniden doğduğu topraklarda
Ermenek ve çevresindeki arkeolojik mirasın önemli bir bölümü, ilçede kurulan Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde bir araya getiriliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermenek Belediyesi ile Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı arasında imzalanan protokol doğrultusunda hayata geçirilen müze binası, vakıf tarafından yaptırılarak Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne teslim edildi.
Bu binayla daha önce Karaman ve Konya'daki müzelerde sergilenen Ermenek kazılarına ait buluntuların yeniden ilçeye kazandırılması amaçlandı.
Ermenekli iş insanı ve hayırsever Ahmet Keleşoğlu'nun adını taşıyan müze, ilçenin arkeolojik geçmişinin yanı sıra geleneksel yaşam kültürünü aynı çatı altında buluşturuyor.
Yaklaşık 2 bin kültür varlığının sergilendiği müzede, Helenistik, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, Karamanoğulları, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserler bulunuyor. Arkeolojik koleksiyonun önemli bölümünü Topraktepe, Yukarıçağlar ve Gökçeseki kazılarından çıkarılan eserler oluşturuyor.
Müzenin arkeoloji bölümünde antik dönem tıp aletlerinden cam ve bronz eserlere, figürinlerden takılara, sikkelerden mezar buluntularına kadar farklı dönemlere ait eserler sergileniyor. Doğu Roma dönemine tarihlenen komünyon ekmekleri ile tekstil eserleri ise koleksiyonun ünik eserleri arasında gösteriliyor.
Etnografya bölümünde ise Karamanoğulları döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan eserlerle bölgenin gündelik yaşamı, el sanatları, kıyafetleri, halıları, bakır eşyaları, kahve kültürü ve geleneksel yaşam biçimine ilişkin örnekler ziyaretçilere sunuluyor.
Keleşoğlu ailesinin Ermenek ile kurduğu bağ müzeyle sınırlı kalmazken, Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı ilçede kültür, eğitim ve sosyal yaşam alanlarında farklı çalışmalar yürütüyor.
Zeyve'de yaklaşık 500 yıllık pazar geleneği
Ermenek'in geçmişten bugüne taşınan yaşam kültürünün izlenebildiği yerlerden biri de ilçe merkezine yaklaşık 26 kilometre uzaklıktaki Zeyve Pazarı.
İkizçınar ile Yaylapazarı köyleri arasındaki dere çevresinde kurulan ve yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Zeyve, yüzlerce ulu çınarı, soğuk su kaynakları ve tarihi su değirmenleriyle bölgenin doğal ve kültürel dokusunu bir arada barındırıyor.
Yaz aylarında çevre köylerden gelen üreticiler, yetiştirdikleri meyve ve sebzeleri burada kurdukları tezgahlarda satışa sunuyor. Pazarda yöresel ürünlerin yanı sıra ahşap kaşık gibi el emeği ürünler yer alıyor.
Tezgahlarının başında ürünlerini satan kadınlar, bir yandan aile ekonomisine katkıda bulunurken, diğer yandan yüzyıllardır devam eden üretim ve pazar kültürünün bugünkü temsilcileri arasında gösteriliyor.
Asırlık çınarların gölgesinde kurulan tezgahlar, akan suyun çevresindeki eski değirmenler ve yörede yetiştirilen ürünler, Zeyve'yi yalnızca geçmişten kalan bir pazar alanı olmaktan çıkararak geleneksel yaşamın sürdüğü bir buluşma noktasına dönüştürüyor.
Torosların sarp coğrafyasının içinde şekillenen Ermenek, antik yerleşimlerinden tarihi evlerine, müzesinde korunan arkeolojik eserlerinden Zeyve'de devam eden pazar geleneğine kadar geçmişin izleriyle bugünün yaşamını aynı coğrafyada buluşturuyor.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.