Kerime Yıldız

Kerime Yıldız

SEROK ERDOĞAN / BİR YANDA HALAY, BİR YANDA EVLAT NÖBETİ

SEROK ERDOĞAN / BİR YANDA HALAY, BİR YANDA EVLAT NÖBETİ

Memleketin şanslı gençleri, dün Diyarbakır İçkale’de halay çekiyorlardı.

“Diyarbakır düzdedir le can ne can le canım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kadın Kolları Başkanı üç çocuk annesi Ayşe Keşir, dikkatimi çekti. Gençlere, el çırparak eşlik ediyorlardı. Sonra tesettürlü Gülşen Orhan çıkıp, yanık sesiyle “dotmam dotmam” diye türkü söyledi. (En kısa zamanda Hayrettin Karaman’dan, “Başörtülü kadınlar acıklı türkü okuyabilirler” fetvâsı bekliyorum.)
  
Erdoğan, gençliğin tadını çıkaran kalabalığı tebrik etti. 

Çok değil, birkaç saat evvel Erdoğanla birlikte evlat nöbetindeki annelerin yanına gidip ağlayan Keşir, şöyle bir twit atmıştı:
“Annelerinin o gözyaşlarına sebep olanlara, annelerin yürek acısının hesâbını sormaz mıyız?”

Elbette sorarsınız. Hem de İçkale’de halay çekerek. Elin evladı, ele ucuzmuş. 

Cumhur ittifâkı, seçimde kapı kapı gezip iknâ etmekten bahsediyor. Aman diyeyim, benim kapıma uğramayın! Canım çok sıkkın!

Oğulpınar rezâletini unutmadık!

Rize il Kongresi’nde şehîd annesine bağlanarak, ağlatıp alkışlamayı unutmadık!

İçi yanan annelere, İçkale’de halay çekerek destek olmayı da unutmayacağız! 

Ayıptır yâ hû! Evlat bu, evlat! Anaların ciğeri yanıyor. Biraz saygı duyun! “Hey onbeşli” türküsüyle göbek atan Ömür Gedik’e döndünüz.

Aslında bunu, benden evvel orada nöbet tutan annelerin demesi lâzım. “Niye bizim çocuklar dağda, sizinkiler halayda?” diye sorması lâzım. Hoş, kongreye bağlanan başı dik şehîd annesi sorabildi mi ki dağa çıkanın başı eğik annesi sorabilsin? 

SEROK AHMET

Dün Diyarbakır’da, İçkale’deki eğlenceden evvel partisinin il danışma toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Serok Erdoğan!” diye tezâhürat yapılınca herkes gibi benim de aklıma, Ahmet Davutoğlu’na erkekçe dikilerek, “Serok Ahmet!” diye kınayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Türkgün yazarları Orhan Karataş, Yıldıray Çiçek, Mustafa Önder geldi. Bu yazarları, 9 Şubat 2021 târihli yazımda, “Serok Ahmet demeyin, lâzım olur” diye uyarmıştım. Nitekim lâzım oldu.

Şimdi kalkıp, “Ne demek bu Serok Erdoğan?” diyeceklerini beklemiyorum. Bunu da gâyet ürkekçe sineye çekecekler. Hattâ hatırlatanlara, “Vatan hâinleri! Aramızı bozamazsınız!” diye kükreyecekler. 

Haklılar!

İktidar bu! Döver de sever de!

Ne diyeyim ki? Başınıza, Serok Ahmet kadar taş düşsün emi!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.