Prof. Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: Bergama Gezisi (Durak Durak)

Prof. Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: Bergama Gezisi (Durak Durak)

Bugün tıbbın binlerce yıllık belleğine yolculuk yapıyoruz. Bergama Asklepion, Galen’in tıp eğitimi aldığı yer. Modern tıp eğitimimizin bir parçası olan bu gezi, insanlığın tedavi kültürünün nasıl oluştuğunu yerinde gösteriyor.

Bu yazı için kendimize ait “Prof. Dr. Mustafa TÖZÜN. Anadolulu Tanrı Apollon’un İzinde. İç: Bergama Asklepion Tıp Tarihi Gezisi, Gece Kitaplığı, 2022.” isimli eserden yararlanılmıştır. Özellikle tıp öğrencileri için tıp tarihi bilgi notu özelliğinde bir yazı hazırladık. Diğer tüm ilgililer için de faydalı olması ümidiyle:

1. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Kampüsü’nden Hareket – Yol Bilgilendirmesi

“Bugün tıbbın binlerce yıllık belleğine yolculuk yapıyoruz. Bergama Asklepion, Galen’in tıp eğitimi aldığı yer. Modern tıp eğitimimizin bir parçası olan bu gezi, insanlığın tedavi kültürünün nasıl oluştuğunu yerinde gösteriyor. İzmir–Bergama arası yaklaşık bir saatlik bir yolculuk. Bergama’ya yaklaştıkça Bakırçay Havzasının verimli topraklarını ve Akropol’ün yükseldiği tepeyi göreceğiz.”

2. Bergama Girişi – Bergama’nın Coğrafyası ve Adı ve Bergama Krallığı:

“Burası Ege Bölgesi’nin kuzeybatısı; Bergama, İzmir’in yüzölçümü en büyük ilçesidir. Bergama Çayı (Selinos) şehri ikiye ayırır, Kestel Çayı ile birleşir. Dağ, kale, müstahkem yer anlamına gelen Pergamon adından gelir. Bergama her zaman bir ‘merkez şehir’ olmuştur; düşüncenin, parşömenin, kültürün, tıbbın, inancın merkezlerinden biri.”

Bergama Krallığı, resmi olarak MÖ 241 yılında I. Attalos döneminde kurulmuştur. Ancak, krallığın temelleri Philetairos tarafından MÖ 282-281 yıllarında atılmış ve bağımsız bir yapıya kavuşmuştur. Devlet, I. Attalos'un Galatlara karşı kazandığı zaferden sonra krallık unvanını alarak tam bağımsız bir devlet haline gelmiştir.

Temel Bilgiler:

  • Kurucu/Temel Atan: Philetairos (MÖ 282) (Büyük İskender’in komutanı).
  • Kuruluş Tarihi: MÖ 241 (Attalos dönemi).
  • Başkent: Pergamon (Günümüz İzmir/Bergama).
  • Yıkılış Tarihi: MÖ 133-130 (Roma İmparatorluğu'na miras bırakıldı).

Yıkılış, birazdan söz edeceğimiz üzere, dünyanın ilk köle ayaklanması olan Aristonikos Ayaklanması ile olur. Bergama Krallığı, Roma’ya bağlanır (MÖ 130).

3. Galen Heykeli (Bergama Merkezi) – Galen ve Galenik Tıp

“Şu an Bergama’nın en ünlü evladı olan Galen’in heykeli önündeyiz. MS 129’da burada doğdu. İlk eğitimini birazdan göreceğimiz Asklepion’da aldı. Smyrna’da anatomi çalıştı, ardından İskenderiye’de eğitildi. Bergama’ya dönünce gladyatör hekimliğine başladı; cerrah olarak el pratiğini burada güçlendirdi. Roma’da Marcus Aurelius’un hekimi oldu. Farmakolojinin-Eczacılığın kurucularından sayılan Galen’in bıraktığı eserler, Orta Çağ boyunca tıbbın temel başvuru kaynağıydı. Biz bugün tıbbın kanıta dayalı dönemini yaşıyoruz ama Galen’in etkisi modern çağın başına kadar sürdü.”

Ek vurgu (Bergama Galen heykeli yanında): “Galen’in yanınızda durduğunuzu düşleyin: Aynı topraklardan çıkan bir tıp öğrencisi olarak, tarihin içinden yürüyorsunuz.”

4. Kızıl Avlu (Serapeion) – Roma Dönemi Bergama’sı

“Burası Roma döneminin anıtsal yapılarından Kızıl Avlu. Roma’dan günümüze kalan dünyadaki en yüksek yapı. Mısır tanrılarına adanmış devasa bir kutsal kompleks. Roma’nın Bergama’ya bakışını gösteriyor: Bir yönetim ve kültür merkezi. Bu yapı Bergama’nın kozmopolit karakterinin kanıtı. Antik dönemde inanç, sağlık ve şehir yaşamı birbirinden ayrılmıyordu.”

Kızıl Avlu’dan Sonra – Akropol’e Çıkmadan Önce: Bergama Krallığının Sonu, Aristonikos ve Leukai

Akropol’e çıkmadan önce Bergama’nın siyasi tarihinin en dramatik dönemine değinmek önemlidir.

Bergama Krallığı’nın Sonu

MÖ 2. yüzyılın ortasında son kral Attalos III ölür. Vasiyetinde krallığını Roma’ya bıraktığını yazar. Bu durum halkın ve soyluların büyük kısmının hoşuna gitmez; çünkü 150 yıllık bağımsız Bergama Krallığı böylece tarihe karışacaktır.

Aristonikos Ayaklanması (MÖ 133–130)

Attalos III'ün üvey kardeşi olduğu düşünülen Aristonikos, Roma’nın egemenliğini kabul etmez ve kendisini “Eumenes III” ilan ederek büyük bir halk ayaklanması başlatır.

• Helios adlı bir güneş tanrısı kültü üzerinden hareketi örgütler.
• “Güneş Halkı” (Heliopolitai) denen fakir halk tabakası ve bazı köleler ona katılır.
• Ayaklanma Bergama, Smyrna, Ephesos ve çevresine yayılır.

Roma bu isyanı bastırmak için büyük birlikler gönderir. MÖ 130’da ayaklanma tamamen yenilir ve Aristonikos idam edilir.

Bu ayaklanma, Anadolu’da Roma’ya karşı verilen en organize siyasal hareketlerden biridir.

Leukai Savaşı

Ayaklanmanın dönüm noktalarından biri Bergama yakınlarında yapılan Leukai Savaşıdır.
Burada Romalı konsül Publius Licinius Crassus’un ordusu ile Aristonikos güçleri çarpışır. Roma komutanı Crassus savaşta ölür, ancak Roma takviye kuvvetlerle geri dönüp isyanı sonunda bastırır.

Bu üç olay, Bergama Krallığı’nın kesin olarak sona erdiği ve Anadolu’nun Roma Asya Eyaleti haline geldiği süreci oluşturur.

Bu bilgileri verdikten sonra Akropol’e çıkış başlar.

5. Akropol’e Bakış (Şehri Üstten Görebileceğiniz Bir Noktada) – Bergama Krallığı

“Karşımızda Bergama Akropolü. Bu görkemli tepe, Attalos ve Eumenes krallarının başkentiydi. MÖ 3. yüzyıldan itibaren Bergama Krallığı kültür ve bilimin Ege’deki merkezlerinden biri haline geldi. Parşömenin gelişmesi burada oldu; kitap üretimi ve kütüphanecilik Bergama’da zirveye çıktı. Zeus Sunağı da burada bulunuyordu; maalesef Berlin’e kaçırıldı. Ama Bergama’nın bilim ve sanat gücünü temsil eden en önemli simgelerden biridir.”

Bergama Krallarının Yapıları + Roma İmparatorlarının Sütunları

Akropol'e çıktığınız noktada hem Helenistik hem Roma mimarisini aynı alanda göreceksiniz.

Helenistik Dönem Yapıları

Attalos ve Eumenes döneminde yapılan:
• Büyük Kütüphane
• Zeus Sunağı'nın platformu (sunak Berlin’dedir)
• Saray yapıları
• Athena Tapınağı
• En dik yamaçlı tiyatro
• Stoa ve teras düzenlemeleri

Ama tıp tarihine geçmeden önce şu çok sorulan konuya netlik getirelim:

Roma Dönemi Sütunları – Kim Yaptırdı?

Akropol’de gördüğünüz birçok büyük sütun Helenistik değil, Roma dönemine aittir.

Özellikle:

• Traianus Dönemi (MS 98–117)
• Hadrianus Dönemi (MS 117–138)

Roma imparatorları, Helenistik çekirdeği koruyarak Akropol'e anıtsal salonlar, propylon (giriş yapıları), revaklı yürüyüş yolları ve kült alanları ekledi.

Öne çıkan yapılar:

Traian Tapınağı (Tüm Roma Dönemi Sütunlarının En Belirlisi)

Beyaz mermerden yapılmış, çok zarif Korint düzenli sütunlara sahip bir imparatorluk kült tapınağıdır. Bugün ayakta gördüğünüz en etkileyici Roma dönemine ait sütunlar bu komplekstendir.

Hadrian Düzenlemeleri

Hadrian döneminde bazı teraslar ve giriş yapıları yeniden inşa edildi, stoa sütunları yenilendi.

“Bu sütunları Attaloslar mı yaptırdı?” diye sorulunca cevap nettir:
Hayır. Akropol’deki en gösterişli sütunlar Roma döneminde, özellikle Traian ve Hadrian zamanlarında yapıldı. Helenistik çekirdek çok daha farklı bir taş ve mimari sadelikteydi.

6. En Dik Yamaçlı Tiyatro – Dionysos Kültü ve Ahmet Ümit Bağlantısı

“Bu tiyatro Antik Yunan dünyasının en dik tiyatrolarından biridir. 10 bini aşkın kişiyi ağırlayabiliyordu. Dionysos kültü burada güçlüydü; tiyatro hem eğlence hem dini ritüeldi.

Ahmet Ümit, ‘Kayıp tanrılar Ülkesi’ romanında Bergama tiyatrosunu önemli bir sahnenin fonu olarak kullanır. Roman, Bergama'da (Pergamon) çözülen bir cinayet hikayesini ve mitolojik tanrıların izini sürer.”

7. Parşömen Bilgisi – Bilginin Korunduğu Şehir

“Bergama, parşömenin geliştirilmesiyle ünlüdür. Mısır’dan papirüs gönderilmesi engellenince Bergamalılar yeni bir yazı malzemesi geliştirdi: Pergamene yani parşömen. Kütüphanesi 200 bin kitabı geçince İskenderiye ile yarışır hale geldi. Bu şehir sadece sağlıkta değil, bilgide de devrim yapmıştı.”

8. Asklepion’a Varış – Giriş Kapısı (Propylon)

“Şimdi Bergama Asklepion’u ziyaretindeyiz. Propylon'dan giriş, antik dönemde bir sınav gibiydi. Burada triaj yapılırdı. ‘Ölüm giremez’ yazısı bu kapıdaydı. Asklepion bir hastane değil hem dini hem tıbbi hem kültürel bir iyileşme merkeziydi. Hastalar sadece bedenleriyle değil ruhlarıyla birlikte kabul edilirdi.”

9. Yılanlı Sütun – Tıbbın Evrensel Sembolü

“Burada gördüğünüz sütunun aslı müzededir. Kutsal kâseyi saran iki yılan figürü tıbbın evrensel simgesinin erken örneklerindendir. Efsaneye göre iki yılanın zehrini içen bir hastanın iyileşmesiyle ilişkilidir. Asklepios kültüyle bütünleşmiş bir semboldür.”

10. Asklepion’un Genel Düzeni – Tıp Eğitimine Bağlantı

“Asklepion bir şifa kompleksi olarak düzenlenmişti:
• Şifalı su kaynakları
• Kütüphane
• Tiyatro (ruh tedavisi için)
• Tapınak ve sunaklar
• Spa–çamur–banyo alanları
• Bitkisel tedavi odaları
• Masaj ve diyet uygulamaları
• Yürüyüş yolları
• Uyku tedavisi (incubatio)
Bugün geleneksel ve tamamlayıcı tıpta gördüğümüz uygulamaların kökenine burada rastlamaktayız.”

11. Abaton – Uyku Odaları

“Burası Asklepion’un en gizemli bölümü: Abaton. Hastalar burada uykuya yatıyor, rahip-hekimlerin hazırladığı telkinlerle rüyalarında sağlık tanrısı Asklepios’tan mesaj aldıklarına inanıyorlardı. Rüya kayıtları tedavinin yönünü belirliyordu. Bugünkü psikoterapi ile kıyaslandığında ‘bilişsel yeniden çerçeveleme’nin en eski örneklerinden biridir.”

12. Kriptoportikus – Yeraltı Tüneli

“Bu uzun, akustik açıdan özel tünel tedavi alanlarını birbirine bağlıyordu. Hastalar tünelde yürürken rahiplerin fısıltılarını duyuyor, bunun tanrısal bir ses olduğuna inanıyordu. Telkin veya plasebo etkisinin antik çağı… Bilinçaltının iyileştirici gücünün farkında olan bir medeniyet.”

13. Tedavi Yöntemleri

“Burada uygulanan tedaviler çok geniş bir yelpazeye sahipti:
• Şifalı su içme ve banyo
• Çamur uygulamaları
• Bitkisel ilaçlar
• Perhiz ve diyet
• Masaj
• Egzersiz ve koşu
• Meditasyon ve güneş tedavileri
• Bağırsak boşaltma
• Telkin ve rüya yorumları
• Müzikle, tiyatral gösteriyle tedavi

Aelius Aristides’in ‘Kutsal Öyküler’ (Hieroi Logoi ) adlı eseri, burada gördüğü tedavilerin en detaylı kaydıdır.”

14. Asklepios ve Tıp Tanrı Ailesi

“Asklepios, Apollon’un oğludur; tıbbın insanüstü kökenli bir bilgelik olduğunu simgeler.
Kızları Akeso, Hygieia, Panakeia… Tıp öğrencileri için önemli olan şudur:
Hygieia, koruyucu hekimliğin tanrıçasıdır.
Panakeia ise tam şifanın.
Tıbbın iki yönünü temsil ederler: koruma ve tedavi.”

15. Son Durak – Tıp Fakültesine Bağlantı

“İKÇÜ Tıp Fakültesi öğrencileri için Bergama Asklepion bir ders değildir, bir mirastır. Galen burada yetişti. Biz de aynı coğrafyada aynı geleneğin parçasıyız. Tıp tarihinin bu topraklarda nasıl şekillendiğini bilmek, modern tıbbı daha iyi anlamamızı sağlar.”

Not: Bu yılki İKÇÜ tıp gezimizi, Öğrenci Kongresi kapsamında 20.05.2026’da gerçekleştiriyoruz. Bu yazı ile tarihe not düşmüş olalım.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler