Faruk Bildirici’den Cem Küçük ve Şaban Sevinç’e Halk TV Yanıtı! "İtiraz Etmeyelim mi?"
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, Halk TV'deki istifaların ardından kendisini eleştiren Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük ve Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç'e cevap verdi.
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, Halk TV'deki istifaların ardından kendisini eleştiren Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük ve Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç'e cevap verdi.
"Temel yanlış, Seda Selek, Sorel Dağıstanlı, Remziye Demirkol, Gözde Şeker, Buket Güler ve Gökmen Karadağ’ın Halk TV’den ayrılmalarını Cem Küçük’ün 'ücret anlaşmazlığı'na indirgemesi, Şaban Sevinç’in de 'özlük hakları' olarak çerçevelemesi" diyen Bildirici, Halk TV'de ücret dengesizliği, değersizlik ve editoryal bağımsızlık sorunlarının olduğunu kaydetti.
Bildirici, "Bu yanlışı kabullenip meşrulaştıracak mıyız, yoksa karşı çıkıp, mücadele mi edeceğiz? Halk TV gibi basın özgürlüğü, demokrasi ve adalet savunucusu bir kanalın yönetiminin öbürlerine benzemesine itiraz etmeyelim mi?" diye sordu.
Bildirici, Halk TV'de yaşanan istifalar hakkında şunları yazdı:
"Temel yanlış, Seda Selek, Sorel Dağıstanlı, Remziye Demirkol, Gözde Şeker, Buket Güler ve Gökmen Karadağ’ın Halk TV’den ayrılmalarını Cem Küçük’ün 'ücret anlaşmazlığı'na indirgemesi, Şaban Sevinç’in de 'özlük hakları' olarak çerçevelemesi.
"Editoryal bağımsızlık patronların sınırıdır, gazetecilerin özgürlüğü tehdit altına girer"
Evet, anlaşılan 'ücret dengesizliği' sorunu var, ama itirazlarının asıl gerekçesi 'değersizleştirme' ve Cafer Mahiroğlu’nun editoryal sürece müdahaleleri. Editoryal bağımsızlık, patronların sınırıdır, o çizgiden öteye geçtiklerinde gazetecilerin özgürlüğü tehdit altına girer; patronun çıkarları gazetecilik ilke ve kurallarının önüne geçer.
Yıllardan beri yaygın medyada mekanizmanın böyle işlediğini biliyoruz. Ancak bu yanlışı kabullenip meşrulaştıracak mıyız, yoksa karşı çıkıp, mücadele mi edeceğiz? Hele ki, Halk TV gibi basın özgürlüğü, demokrasi ve adalet savunucusu bir kanalın yönetiminin öbürlerine benzemesine itiraz etmeyelim mi?
"Patronlar sendikaları etkisizleştirip gazetecileri haklarını savunamaz hale getirdi"
Aydın Doğan ve öbür patronların sendikaları etkisizleştirip, gazetecileri kendi haklarını savunamaz hale getirdikleri gerçeği de ortada. Mesele 'yıldız gazeteciler'in yüksek ücret alması da değil. Asıl mesele muhalif medyada da gazetecilerin büyük bölümünün asgari ücrete komşu ücretlerle çalışıyor olması. Bu da 'patronların hakkı' denilip geçilemez.
Kimileri, patronlar ve de özellikle 'medya sahipleri' özgür olsun; gazetecileri dilediği gibi kullansın isteyebilir. Ben bağımsız ve eleştirel gazetecilik ilkelerini savunmaya, bu uğurda mücadeleye devam edeceğim. Devir değişmiş olsa da gazeteciliğin tüm çıkar ilişkilerinden uzak durması zorunluluğu ortadan kalkmadı."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.