Yıldıray ONUKAR
Nasıl Anlaşacağız?
Nasıl anlaşacağız?
Birader dedi, sen de çok uzatıyorsun konuyu.
Nasıl yani dedim, konuya giremedik ki uzatalım.
Muhabbet başlasın.
Bitkisel gıdalarda pestisit diye bir şey kullanıyorlarmış, o olmadan üretim olmuyormuş! diyor. Zararlarını açıklamaya çalışıyorsun.
-Bilimsel olarak....
-Bi kere bilimsel denmez
-Ne denir?
-ilmi...
Konu döndü, bilim mi ilim mi? Biz ne konuşuyorduk? (Aç bak abi TDK'ya ikisi de aynı şey)
Spor konuşuyoruz. Teniste oyun oyun stilleri.
-Nadal'ın topspin vurusları...
-Ama Djokiviç onu yeniyor.
-Arkadaşım konu Nadal değil, topspin vuruşun teknik özellikleri. Konuyu gömdün daha başlamadan.
Hadi müzik konuşalım
-Bob Dylan 'ın Sol Majör "Knocking on heaven's door" şarkısı...
-Hoop, o aslında Buselik makamıdır.
-Pardon...?
Dinlemiyoruz.
Mevzuyu kaçırıyoruz?
Kendimizin önemli olduǧumuzu göstermek için fırsat ararken iletişimi kırıyor (koparıyor)uz.
Karşı tarafın kendisini ifade etmesine izin vermiyoruz.
Sonra da birbirini anlamayan ilişkiler kurup havanda su dövüyoruz.
E ne olacak ,ne fark eder.
Daha önceki yazılarda deǧindik. Giriş-gelişme-sonuç dedik.
Giremiyor, gelişemiyor, sonuca ulaşamıyoruz. Kısır bir döngüde berabere biten maçlar yapıyoruz. Oysa tatmin bol gollü maçlarda gelir. Golsüz beraberliklerden ibaret bir yaşam. Ve bununla yetinmeyi öǧrenmek.
-Sizce çaǧımız insanı neden mutsuz?
-Ne yani taş devrinde insan daha mı mutluydu?
Abi, iki saattir ne anlatıyoruz burada. Taş devri nereden çıktı şimdi?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.