Mustafa Gazim'in Yeni Yazısı: Çıkan Kanun Ve Yeni Haklarımız

Mustafa Gazim'in Yeni Yazısı: Çıkan Kanun Ve Yeni Haklarımız

Bütün derdim; sizlere doğru bilgiyi ulaştırmak, doğru bildiğimizi doğru şekilde aktarmak ve kimsenin yanlış yönlendirilmesine izin vermemektir.

KIYMETLİ DAVA ARKADAŞLARIM,
DEĞERLİ YARALI GAZİLERİM;


Sizleri 1 Eylül öncesinde bir kez daha bilgilendirmek istedim. Yine kendimi tutamadım,yazım biraz uzun oldu. Sabırla okumanızı bekliyorum

Ancak şunu bilmenizi isterim ki bu konularda gerçekten çok dertliyim. Çok fazla emek verdik, çok fazla mücadele ettik. Beni ancak beni yakından tanıyanlar ve bu mücadeleyi bilenler anlayabilir.

Bütün derdim; sizlere doğru bilgiyi ulaştırmak, doğru bildiğimizi doğru şekilde aktarmak ve kimsenin yanlış yönlendirilmesine izin vermemektir.

Bizim artık kendimizi reklam edecek, şov yapacak bir duruma ihtiyacımız yok. Bu saatten sonra ne reklama ne de şovmenliğe ihtiyacımız var.

Bizim tek derdimiz var: Gazilerimizin doğru bilgiye ulaşması ve haklarını doğru şekilde araması.

Anlayışınız, sabrınız ve güveniniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Evet arkadaşlar;
Biliyorsunuz, Meclis’ten vazife malulü unvanı alamayan yaralı mağdurlarımız için geçen düzenlemenin 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe girmesiyle, vazife malulü unvanı alamayan yaralı gazilerimiz için geçici bir madde kapsamında ve bir yıllık süre içerisinde müracaat hakkı veriliyor.

KIYMETLİ DAVA ARKADAŞLARIM,
DEĞERLİ MAĞDUR GAZİLERİM;

Evet, bu hak kısıtlı bir hak. Ancak bizim çağrımız çok net: Herkes müracaatını yapsın.

“Ben uçurumdan düştüm, bende doku zedelenmesi oldu. Trafik kazası geçirdim. Yıldırım çarptı, çığ düştü… Ben kapsam dışı kaldım.” gibi söylentilere asla kulak asmayın.

Kimlerin kapsam içinde olup olmadığına burada hiç kimse karar veremez.

Herkes müracaatını yapsın.

Kimin Gazi olup olmayacağına, devletin yetkili ve etkili mercileri, ilgili kurumları ve hukuki süreç içerisinde yapılacak değerlendirmeler sonucunda devlet karar verecektir.

Burada hiç kimsenin, bir başka arkadaşımız adına “Sen olamazsın”, “Sen kapsam dışısın” veya “Sen kesin Gazi olursun” deme yetkisi yoktur.

Bizim yıllardır söylediğimiz tek bir şey var:

Herkes dosyasını aktif hâle getirsin. Eksik evrakları varsa 1YIL İÇİNDE tamamlasın ve hakkını bu sure içerisinde arasın.

Çünkü biz bunu yıllardır boşuna söylemedik.

Devletin geçmişte bazı dönemlerde, geçmişte yaşanan mağduriyetleri gidererek Çanakkale ve Sarıkamış şehitlerimizin ailelerine ve farklı dönemlerde hak sahiplerine birtakım haklar tanıdığına şahit olduk.

Dolayısıyla biz biliyoruz ki bazı haklar, zaman içerisinde yapılan yasal düzenlemelerle vatandaşlara tanınabiliyor.

İşte bu nedenle yıllardır sizlere milyonlarca kez söyledik:

“Dosyalarınızı aktif hâle getirin. Evraklarınızı tamamlayın. Hukuki müracaatlarınızı yapın.”

Bazen bize kızdınız, bazen söylediklerimizi dinlemediniz. Ama biz yine de anlatmaya devam ettik.

Çünkü biliyorduk ki günün birinde devletin önüne yeni bir hak ve yeni bir müracaat imkânı gelebilir.

Bugün de söylüyoruz:

Kimse kendi kendine karar vermesin. Kimse başkasının dosyası hakkında hüküm kurmasın.

Siz müracaatınızı yapın.

Devletimiz, önüne gelen dosyayı incelesin. Belgelerinizi, raporlarınızı ve yaşadığınız olayı değerlendirsin. Kararı yetkili merciler versin.

Bizim istediğimiz tam olarak budur.

Kendinizi devlete anlatın.ama herkes

Yaralandığınızı, mağdur olduğunuzu ve yıllardır hakkınızın verilmediğini devletin önüne belgelerinizle koyun.

Kısacası;

Söylentilere değil, resmî sürece güvenin.

Müracaat etmek sizin hakkınız.
Değerlendirmek devletin görevi.
Karar vermek ise yetkili mercilerin yetkisidir.

Herkese tekrar sesleniyorum:

LÜTFEN HERKES MÜRACAATINI YAPSIN.

Kimsenin “Ben kapsam dışıyım.” diyerek daha baştan hakkından vazgeçmesini istemiyoruz.

Hakkınızı arayın, dosyanızı aktif hâle getirin, eksik evraklarınızı tamamlayın ve kararın yetkili merciler tarafından verilmesini bekleyin.


Yüz yıllık bir problemi ortadan kaldıracağız derken, maalesef önümüze iki yüz yıllık yeni bir problem koydular.

Bir de “Malul olmayan gazilere gazilik hakkı verdik” diye ortalıkta yaygara koparıldı.

Oysa ortada ne var?

İş hakkı yok. Madalya yok. Sadece bir maaş var.

Üstelik bu maaş da kişilerin eğitim durumlarına göre belirleniyor.

Biz ne istedik?

Yıllardır söylediğimiz çok açık:

Herkes müracaat etsin, herkes gazilik unvanına kavuşsun, madalyasını alsın ve en azından göğsünde taşıyacağı bir madalya ile onurlandırılsın.

Kimsenin derdi “ne kadar maaş alacağım?” değildi.

Bizim istediğimiz, yıllarca taşıdığımız yaraların ve verdiğimiz mücadelenin devletimiz tarafından tanınmasıydı.

Göğsümüzde bir madalya olsun, gazilik onurunu taşıyalım, hatta vefat ettiğimizde cenazemizin hangi kurum tarafından kaldırılacağı dahi belli olsun istedik.

Yıllardır bunun mücadelesini verdik.

Bugün geldiğimiz noktada elbette istediğimiz gibi bir düzenleme çıkmadığı için sevinemedik.

Ama yapacak bir şey yok.

Şimdi önümüzdeki hakkı en doğru şekilde kullanacağız.

BAŞVURU YAPACAK ARKADAŞLARIMIZ DİKKAT!

Herkes gazilik müracaatını yaparken, eksik evrak nedeniyle ret almaması için elindeki belgeleri mümkün olduğunca eksiksiz hazırlamalıdır.
Eksik olan evrakları da zaten kurum kendisi tamamlayacaktır. Çünkü e. Devlet'ten direkt kuruma müracaat ettiğimizden dolayı o kurumda.yasal süre içinde eveajları tamamlayarak Kiminle muhatapsa o? Birime gönderecektir.( Aile sosyal hizmetler Bakanlığı veya Çalışma ve güvenlik Bakanlığı Sosyal güvenlik Kurumu)

Özellikle;

- Personel bilgi formu,
- Hangi kuruma mensup olduğunu gösteren belgeler,
- Hava, Kuvvetleri
- Kara, Kuvvetleri
- Deniz Kuvvetleri,
- Sahil Güvenlik
- Jandarma,
ve MİT mensupları için ilgili personel bilgi belgeleri,
- Olay yeri tespit tutanağı,
- Hastane raporları,
- Mevcut sağlık durumunu gösteren son raporlar ve diğer ilgili belgeler

hazırlanmalı ve mümkünse PDF formatına dönüştürülerek başvuru sırasında sisteme yüklenmelidir.

E-Devlet üzerinden yapılacak müracaatlarda da mümkün olduğunca çift aşamalı ve dikkatli bir başvuru süreci yürütülmesini tavsiye ediyorum.

Ancak burada çok önemli bir konu var:

Lütfen acele etmeyin.

Başvuruların başlamasıyla birlikte yoğunluk yaşanabilir. Bu nedenle sabırla, sebatla ve belgelerinizi kontrol ederek hareket edin.

Eksik evrakı olan arkadaşlarımız da paniğe kapılmasın. Eksik belgelerini zaman içerisinde tamamlayarak başvurularını en sağlıklı şekilde gerçekleştirsinler.zaten kurumlarımız eksik evraklarımızı. Tamamlayarak. Sorumlu oldukları birime. Tanınan yasal süre içinde. Göndereceklerdir.

BİR KONUYU DA ÖZELLİKLE AÇIKLAMAK İSTİYORUM:

Burada yapılacak müracaatı “gazilik unvanı müracaatı” ile karıştırmayalım.

Düzenlemenin sağladığı hak kapsamında esas olarak maaş başvurusu söz konusu.anlatabildim mi?

Ayrıca bu kişiler için maluliyet şartı aranmadığından, düzenlemede belirtilen şartlar çerçevesinde 1005 sayılı Kanun kapsamındaki Kore ve Kıbrıs gazilerine tanınan haklardan yararlanma imkânı bulunmaktadır.

Maaş miktarı konusunda da “Ben az para alacağım, sen çok para alacaksın” şeklinde bir değerlendirme yapmayalım.

Maaşlar, düzenlemede belirtilen esaslar doğrultusunda kişilerin eğitim durumlarına göre belirlenecektir.anlaşılabildim mi burada ?

Bu konudaki hakları herkesin kendisinin araştırmasını özellikle tavsiye ediyorum.
Biraz araştırma cı olalım.

Çünkü bizim mücadelemizin temelinde her zaman olduğu gibi doğru bilgi, doğru belge ve hukuk vardır.

Biz kimseyi yanlış yönlendirmeyeceğiz.

Bilmediğimiz konuda “kesin” demeyeceğiz.

Belgeyi okuyacağız, kanunu okuyacağız, yönetmeliği takip edeceğiz ve hep birlikte değerlendireceğiz.

Yazmaya devam edeceğim.

Yeni gelişmeleri, başvuru sürecini ve dikkat edilmesi gereken hususları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Doğru yerdesiniz.
Bizi takip etmeye devam edin.

Hepinize çok teşekkür ediyorum.

Sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Mustafa Gazim.

07.07.1995 yılında, Kuzey Irak'ta Metina bölgesinde meydana gelen sıcak çatışmada yaralanan
İlk müdahalemin ardından helikopterle Van Devlet Hastanesine sevk edilen, Ertesi gün askerî uçakla Etimesgut Askeri Havaalanına, oradan da GATA'ya nakledilerek tedavisi tamamlanan
Tedavimiin ardından da amirlerim bana, "Mustafa Kurubacak, seni çürüğe ayırıyoruz. Eşyalarını topla." demesi üzerine Henüz yirmibir yaşındaydım...Hiç düşünmeden şu cevabı veriyorum
"Ben çürüğe ayrılmak istemiyorum. Ben yeniden görev yerime dönmek, silah arkadaşlarımın yanında olmak ve şehitlerimin emaneti olan bu vatan için görevime devam etmek istiyorum."21 yaşındayım ve O gün karşılaştığım psikolojik savaşın ne olduğunu bilmiyordum.

Tek bildiğim; Hakkari dağ komando Tugay Komutanlığında Asker arkadaşlarımla birlikte olmak.

Belki o gün resmî anlamda gaziliğimi GATA'nın koridorlarında bıraktım; ama inancımı, vatan sevgimi ve mücadele azmimi hiçbir zaman bırakmadım.

İşte bugün, yıllardır verdiğim hak mücadelesinin temeli de o gün atıldı.

Ben yalnızca kendi hakkım için değil; sesi duyulmayan, hakkını arayan ve adalet bekleyen tüm dava arkadaşlarım için mücadele ediyorum.

Çünkü bazı mücadeleler bir gün değil, bir ömür sürer...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler