Prof.Dr.Toğrul İsmayıl
Karadeniz’de Artık Alarm Zilleri Daha Yüksek Çalıyor!
Prof.Dr. Toğrul İsmayıl
Daha önce defalarca uyarmıştık: Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’e taşınması ve sivil deniz trafiğinin çatışmanın parçası haline gelmesi, Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bugün geldiğimiz noktada bu uyarının ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülüyor.
26 Ağustos’ta Tuapse açıklarında Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” gemisinin hedef alınmasının ardından, hasar gören gemiye yardım etmek ve çekmek amacıyla bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe” gemisinin de 27 Ağustos’ta hedef alınması, meselenin artık sıradan bir savaş gelişmesi olarak görülemeyeceğini ortaya koyuyor.
Ve bugün Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığına çağrılması, Ankara’nın bu gelişmeleri ne kadar ciddi gördüğünün açık bir göstergesidir.
Burada önemli olan bir başka nokta var:
Savaşın tarafları arasındaki çatışmanın Türkiye’nin ticari gemilerine ve Karadeniz’deki deniz güvenliğine yansıması, Türkiye’yi istemediği halde savaşın risk alanına daha fazla yaklaştırıyor.
Biz aylardır söylüyoruz: Karadeniz’de savaşın genişlemesi, yalnızca Rusya ve Ukrayna için değil, Türkiye için de stratejik bir güvenlik problemidir.
Çünkü Karadeniz Türkiye’nin enerji güvenliği, ticareti, limanları, deniz ulaşımı ve bölgesel ekonomik bağlantıları açısından hayati öneme sahip.
Daha da önemlisi, bir gemi saldırıya uğradığında onu kurtarmaya giden başka bir geminin de hedef alınması, deniz taşımacılığının güvenliği açısından son derece tehlikeli bir emsal oluşturuyor.
Burada Türkiye’nin yaklaşımı çok net olmalıdır:
Kimden gelirse gelsin, Türk gemilerinin ve Türk vatandaşlarının güvenliği kırmızı çizgidir.
Türkiye ne Rusya-Ukrayna savaşının tarafıdır ne de Karadeniz’in bir savaş alanına dönüşmesini kabul edebilir.
Ankara’nın bugün verdiği diplomatik mesaj bu nedenle önemlidir. Karadeniz’de can, mal, seyrüsefer ve çevre güvenliğinin korunması zorunluluktur.
Ancak artık sadece tepki vermek yetmez.
Türkiye’nin Karadeniz’deki deniz güvenliği stratejisini daha da güçlendirmesi, ticari gemilerin korunmasına yönelik uluslararası mekanizmaları gündeme taşıması ve savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasını engelleyecek diplomatik girişimleri artırması gerekiyor.
Çünkü savaşın sınırları her geçen gün biraz daha genişliyor.
Ve unutmayalım:
Karadeniz’de başlayan her kontrolsüz tırmanma, Türkiye’nin güvenlik hesabının doğrudan içine girebilir.
Biz daha önce uyarmıştık.
Bugün yaşananlar, o uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.