Gülistan Doku'nun Kaybolmadan Önceki Son Görüntüleri Ortaya Çıktı!
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de sırra kadem basan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan geriye kalan yeni görüntüler, davanın geldiği trajik noktayı bir kez daha hatırlattı.
HAYALLERİNDEKİ GİBİ ÇOCUKLARLA ŞARKI SÖYLÜYORDU
Çocuk Gelişimi Bölümü okuyan ve çocuklara olan sevgisiyle bilinen Doku’nun, kaybolmadan kısa süre önce staj yaptığı okulda tahta başında öğrencilerine şarkı öğrettiği anlar kameraya yansıdı. Diğer bir görüntüde ise memleketi Diyarbakır’da yeğenleriyle halı üzerinde uzanarak şarkı söylediği görülen Gülistan’ın bu neşeli halleri, sevenlerinin yüreğini bir kez daha dağladı.

DEVLETİN MÜLKİ AMİRİNDEN POLİSİNE KADAR 12 TUTUKLAMA
Gülistan’ın bu masum görüntülerinin aksine, yargı tarafında tarihe geçecek bir "skandal" operasyon yürütülüyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın yıllarca sürüncemede kalmasına neden olan "organize ihmal" zincirini kırdı. Soruşturma kapsamında; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, SIM kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını yok ettiği öne sürülen Başhekim Çağdaş Özdemir ve baş şüpheli Zeinal Abakarov dahil 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
DELİLLER SİSTEMATİK OLARAK YOK EDİLMİŞ
Soruşturmanın detayları, bir genç kızın hayatıyla ilgili verilerin nasıl sistematik olarak karartıldığını gözler önüne seriyor. Validen koruma polisine, hastane yönetiminden üniversite güvenliğine kadar uzanan geniş bir ağın; "suç delillerini gizleme" ve "bilişim sistemindeki verileri yok etme" suçlarına karıştığı iddia ediliyor. Savcılık, Gülistan’ın son anlarını aydınlatacak dijital izlerin silinmesiyle ilgili Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem personelini de gözaltına alarak sorgulamaya devam ediyor.

FİRARİ ŞÜPHELİ İÇİN KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI
Dava kapsamında yurt dışına kaçtığı tespit edilen Umut Altaş için kırmızı bülten kararı çıkartılırken, yargı makamları Gülistan Doku’nun akıbetini belirlemek için tüm karanlık noktaları bir bir birleştiriyor. Yıllarca "huzur şehri" söylemlerinin gölgesinde saklanan bu büyük trajedi, ortaya çıkan son neşeli görüntülerle birlikte toplumun adalet vicdanında yeniden kanayan bir yaraya dönüştü.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.