Türk Turizminde Kırmızı Alarm! TÜRSAB Başkanı Meclis'teki Tasarıya Sert Çıktı: Ayrıcalık Değil Adalet İstiyoruz
Uluslararası dijital turizm ve konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen yeni kanun taslağı sektörde tartışma yarattı.
Konuyla ilgili açıklama yapan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, hazırlan tasarısının yabancı devlere ayrıcalık tanıyacağını ve yerli seyahat acentalarını büyük zarara uğratacağını belirtti.
Uluslararası dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki operasyonlarını düzenlemesi beklenen “Yabancı Dijital Konaklama Platformlarının Yurt İçinde Elektronik Ortamda Gerçekleştirdikleri Faaliyetlerinin Düzenlenmesine ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” taslağının önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, söz konusu düzenlemenin sektördeki rekabet eşitliğini bozacağını ve Türk turizmini uzun vadede küresel tekellerin kontrolüne sokacağını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
"Dijitalleşmeye Değil, Haksız Rekabete Karşıyız"
Türkiye için turizmin sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Bağlıkaya, pazardaki ana oyun kurucuların yerli ve milli olması gerektiğine vurgu yaptı. Dijitalleşmenin karşısında olmadıklarını belirten TÜRSAB Başkanı, şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde yatırım yapmadan, istihdam oluşturmadan, vergi ve hukuki sorumlulukları yurt içinde aynı işi yapanlarla aynı şekilde üstlenmeden ticari faaliyete imkân tanınması; rekabet eşitliğini, yerli ve milli dağıtım ağını ve tüketici haklarını olumsuz etkiler. TÜRSAB olarak dijitalleşmeye değil; yatırımsız, istihdamsız ve sorumluluk üstlenilmeden yürütülecek ticari faaliyetlere karşıyız."

"Sektör Gelirlerinin Yüzde 80'i Yerli Acentalardan Sağlanıyor"
Turizm gelirlerinin sürdürülebilir olması için yerli seyahat acentalarının korunmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Bağlıkaya, sektör gelirlerinin yaklaşık %80'inin acentalar aracılığıyla sağlandığını hatırlattı. Bağlıkaya, düzenlemeyi "dijital kapitülasyon" riski olarak nitelendirerek tehlikenin boyutunu şöyle özetledi:
Mali ve Hukuki Eşitsizlik: Vergisini kuruşuna kadar ödeyen ve sürekli denetlenen Türk şirketleri ile yalnızca beyan usulü vergi vereceği varsayılan yabancı platformlar aynı pazarda yarıştırılacak.
Tüketici Hakları Riski: Tüketiciye karşı her türlü hukuki yaptırıma açık olan yerli işletmelerin karşısında, tüketicilere karşı neredeyse hiçbir sorumluluğu bulunmayan yabancı aktörler yer alacak.
İstihdam Uçurumu: Yurt içinde istihdam sağlayan, sigorta ve kıdem tazminatı ödeyen Türk acentaları ile Türkiye'de sadece bir adres ve temsilci bildirerek faaliyet gösterecek yabancı devler arasında adil bir rekabet ortamı kurulamayacak.

"Ayrıcalık Değil, Eşit Ve Adil Rekabet İstiyoruz"
Sektörün kontrolünün yabancı şirketlerin eline geçmesi halinde turizm gelirlerinin yurt dışına çıkacağını, yerli işletmelerin zayıflayacağını ve tüm ekosistemin zarar göreceğini ifade eden Bağlıkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türk turizmi büyük yabancı şirketlerin insafına bırakılamaz. Türkiye’nin turizm pazarı, Türkiye’nin kurallarıyla yönetilmelidir. Sürdürülebilir bir turizm için ayrıcalık değil, herkese eşit uygulanan vergi ve hukuki yükümlülükler ile adil rekabet ortamı istiyoruz."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.