DEM’in Haylazlıklarına Rağmen Cumhur Tek Ses: Sürece Devam

DEM’in Haylazlıklarına Rağmen Cumhur Tek Ses: Sürece Devam

DEM Parti'den son günlerce "Milli Çözüm Süreci'ni" dinamitleyecek açıklamalar gelmesine rağmen, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de MHP lideriDevlet Bahçeli'nin sürece ilişkin itidalli açıklamaları dikkat çekti.

DEM Parti'den son günlerce "Milli Çözüm Süreci'ni" dinamitleyecek açıklamalar gelmesine rağmen, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de MHP lideriDevlet Bahçeli'nin sürece ilişkin itidalli açıklamaları dikkat çekti.

Son günlerde Suriye'de yaşanan gelişmeler karşısında DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nın "şahin" çıkışlarına, Mardin Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarınca Türk bayrağını indirme teşebbüsü eklenince, iktidarın "Terörsüz Türkiye" sürecinin türbülansa girdiği yorumları yapıldı.

Ancak hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamaları, "DEM'in haylazlıklarına rağmen 'Cumhur' tek ses: 'Sürece devam" şeklinde yorumlandı.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJEMİZDE KARDEŞLİĞİ, MUHABBETİ, HUZURU DAHA DA ARTIRACAK BİR GAYE İLE HASSAS BİR SÜREÇ YÜRÜTÜYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını gördüklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Türklerle, Araplarla Kürtler arasına kimse giremez. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler, sağduyuyu asla elden bırakmasınlar. Bunu, özelde şunun için söylüyorum: Terörsüz Türkiye projemizde kardeşliği, muhabbeti, kucaklaşmayı, güvenliği, huzuru daha da artıracak bir gaye ile hassas bir süreç yürütüyoruz. Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Çeşitli sabotaj teşebbüslerine rağmen direnç testlerini başarıyla geçerek süreci buraya kadar getirdik."

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun nihai raporunu uzlaşı temelinde kaleme aldığını dile getiren Erdoğan, siyasete ufuk çizecek, siyaset kurumuna yol gösterecek bir raporun ortaya çıkacağına inandığını vurguladı.

Cumhur İttifakı olarak ilk günkü gibi durdukları yerde sapasağlam durduklarını ve milletin 40 yıldır kanayan yarasını sarmanın samimi mücadelesini verdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Teşviklerimizin de etkisiyle Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin hakları da yeni yönetim tarafından teslim ediliyor. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla inşallah orada da yeni bir dönem başlayacak. Açıkçası Suriye'nin istikrara ve huzura kavuşması, en çok da Suriye Kürtlerini rahatlatacak, Türkiye ve Suriye vatandaşları bundan sonra daha bir muhabbetle kucaklaşacak, inşallah kardeşlik hukukuyla eşsiz bir güç birliği oluşturacaklardır. Suriye'deki son gelişmelerle istikbal Türkler, Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşlerimiz için kardan daha aydınlık bir istikbal olacaktır. Terörün, şiddetin, silahın devreden çıkmasıyla birlikte her mesele siyaset zemininde, masada konuşulacak, istişare edilerek orada çözüme kavuşturulacaktır."

"KARDEŞLİĞİN DİLİNİ BOZAN TERÖR DİLİNİ ARAMIZDAN ÇEKİP ÇIKARACAĞIZ"

"Şunun altını çizerek tüm kalbimle, samimiyetimle bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum; hiç kimse endişeye kapılmasın, hiçbir kardeşim karamsar, tereddüt içinde olmasın" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yok. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlü ise biz evvelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe katliamından Ayn el-Arab'daki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun, böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz, yardıma koşarız, kardeşlerimizi bağrımıza basarız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esas olanın bölünme değil birleşme, dağılma değil muhabbetle kucaklaşma, küçük devletçiklere ayrışma değil birleşerek güç birliği yapmak olduğunu dile getirerek, "Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Kardeşliğin dilini bozan terör dilini aramızdan çekip çıkaracağız. Birbirimizle gönül diliyle konuşacağız. Yüz yüze muhabbet edeceğiz ve kendi sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz. Bu süreçte birbirimize empatiyle yaklaşacak, birbirimizi anlamaya çalışacak, kibre, tekebbüre, ayrıştırıcı bir dil kullanmamaya özellikle özen göstereceğiz. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz. Türkiye bu anlamda çok önemli mesafe katetti. Hamdolsun kardeşliğimizi daha da pekiştiriyoruz" dedi.

BAHÇELİ: "TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DEN TAVİZ YOK"

Terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısına ilişkin yazılı açıklama yapan MHP lideri Devlet Bahçeli ise "Terörsüz Türkiye" ile "Terörsüz Bölge" adımlarının hız kazandığına vurgu yaptı.

Bahçeli, "Barış ve huzur kuşağı güçlendikçe, husumet ve huşunet cephesinin, mayası ve meşrebi lekeli çevrelerin provokasyonları da tehlikeli ölçüde tırmanmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda edenler arasında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığını belirten Bahçeli, muhtelif ve muhasım mihrakların hem Türkiye'nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsız olduklarını kaydetti.

"Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir" ifadesini kullanan Bahçeli, şöyle dedi:

"Terörsüz Türkiye hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin'in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti'nin ve bu kapsamda konuşma yapan eş başkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Terörsüz Türkiye'den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler