Cesareti, Askeri Dehası Ve Adaletiyle Tarihe Yön Veren, Cihan Devletinin Kurucusu: Osman Gazi

Cesareti, Askeri Dehası Ve Adaletiyle Tarihe Yön Veren, Cihan Devletinin Kurucusu: Osman Gazi

Uç beyliğiyken zamanla cihan devleti haline gelen Osmanlı Devletinin temelini atan Osman Gazi, yüzyıllar boyunca gerçekleştirilen fetihlerle, cesareti, askeri dehası ve adaletiyle Türk-İslam medeniyetinin yayılmasında atılan ilk adımların mimarı oldu

Kayı boyunun liderliğini üstlenerek Anadolu'nun batısında güçlü siyasi yapı oluşturan Osman Gazi, attığı stratejik adımlarla kısa sürede sınırlarını genişletti ve Osmanlı Devletinin kuruluş sürecine yön veren isim olarak tarihe geçti.

Cesareti, ileri görüşlülüğü, askeri dehası, babası Ertuğrul Gazi'den devraldığı idare anlayışı ve Şeyh Edebali’nin manevi rehberliğiyle şekillenen kişiliği sayesinde Osman Gazi, devletin teşkilatlanmasında ve kalıcı düzen kurulmasında önemli rol oynadı.

Komşu tekfurlara karşı yürüttüğü başarılı mücadeleler ve izlediği adalet esaslı yönetim anlayışıyla halkın güvenini kazanan Osman Gazi, fethedilen bölgelerde istikrarı sağlayarak Osmanlının büyümesinin önünü açtı.

1326 yılında Bursa'nın fethinin ardından vasiyeti doğrultusunda Tophane'de defnedilen Osman Gazi'nin türbesi, bugün de Osmanlı Devletinin kurucusuna duyulan vefanın simgelerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Cesareti, askeri dehası ve adaletiyle tarihe yön veren, cihan devletinin kurucusu: Osman Gazi

Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98'inci yılı etkinlikleri kapsamında Eylül 2020'de türbe önünde İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince başlatılan saygı nöbeti, 6 yıldır aralıksız sürüyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Osman Gazi'nin İran bölgesinden Anadolu'ya göç eden Türkmenler arasında bulunan oymak liderinin oğlu olduğunu söyledi.

Osman Gazi'nin kimliğinin "alp gazi" olarak nitelendirildiğini belirten Karaaslan, onun savaşçı yapıya sahip olduğunu söyledi.

"Savaşçılık göstermiş, liderlik yapmış tarihi bir şahsiyet"

Osmanlı Devletinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğini belirten Karaaslan, şöyle konuştu:

"Osman Gazi, çok atılgan, mert bir lider olarak karşımıza çıkmaktaydı. Özellikle Karacahisar'ın alınmasından sonra onun çok ön plana çıktığını gözlemlemekteyiz. Yanında bulunan Konur Alp, Turgut Alp, Hasan Alp gibi liderlerle birlikte 'Bitinya' dediğimiz Güney Marmara topraklarının büyük bir kısmında Bizans ve ona bağlı olan, bizlerin 'tekfur' dediği kale komutanlarının karşısında savaşçılık göstermiş, liderlik yapmış tarihi bir şahsiyet olarak görmekteyiz."

Karaaslan, Osmanlı Devletinin uç beyliğinden üç kıtaya hakim olan imparatorluk haline dönüşmesinde Osman Gazi'nin rolüne dikkati çekti.

Karacahisar, Eskişehir, Yenişehir ve Bilecik'in fethinin ardından Osman Gazi'nin Bursa'da ilerlediğini anlatan Karaaslan, şunları kaydetti:

"Özellikle Bursa'nın 1326'da, İznik'in 1331'deki fethinden sonra artık Osmanlı Beyliği, bölgesel bir güç haline dönüşmeye başlamıştı. Osman Gazi'nin liderliğini burada ifade etmek gerekiyor. Osman Gazi'nin fetih, gaza ve istimalet politikası yani halkı onlara yakınlaştıracak politikaları sayesinde Osmanlı Beyliği'nin zaman içerisinde nesilden nesile akan bu gelenek içerisinde öncelikle Rumeli'ye, ardından da üç kıtaya hükmeden bir imparatorluk haline dönüştüğünü söyleyebiliriz."

Karaaslan, alplerle birlikte büyüttüğü Orhan Gazi'nin askeri teşkilatlanmayı nüfuzlu şekilde yürütüp Osmanlı Devletini bir adım daha ileri taşıdığına işaret ederek, devlet geleneklerini gelecek nesillere aktaran özelliğine dikkati çekti.

Osman Gazi'nin Bursa'nın fethi sırasındaki vasiyetine değinen Karaaslan, şöyle devam etti:

"Kuşatma esnasında Bursa'nın doğu bölgesinden şehre bakarak 'Öldüğümde beni şol gümüşlü kümbete defnedin.' şeklindeki ifadesini hatırlamak gerekiyor. Osman Gazi türbesinin bulunduğu yer, Bizans döneminde Saint Elias Manastırı olarak biliniyordu. Buradaki kubbe hakikaten uzaktan dikkat çeken bir yerdi. Bursa, o noktada bir menzil, fetih noktası olarak temerküz etmiştir."

"Halkla iç içe ve halkın arasında bir hükümdar"

Ölümünün 700. yılında Osman Gazi'yi İslami gaza özelliği nedeniyle "Gazi", Türkistan'dan gelen alplik geleneğinden ötürü "Alp", gerçekleştirdiği stratejiler ve uygulamalarından dolayı "Adil", kolektif mantık içinde alpleriyle birlikte hareket etmesi, onlara liderlik etmesinden dolayı "Lider" ve fetih olgusundan dolayı "Fatih" olmak üzere 5 öne çıkan özelliğiyle tanımlayan Karaaslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Osman Gazi'nin halkla iç içe bir portre çizdiğini söylemek lazım. Özellikle Karacahisar'ın fethinden sonra orada bir pazar kuruluyor. Teftiş için pazarlarda bulunduğunu bazı kaynaklar işaret ediyor. Osman Gazi devrinde yaşamış sıradan bir insan olduğunuzu hayal ederseniz onunla karşılaşmanız içten bile değil. Halkla iç içe ve halkın arasında bir hükümdar olduğunu söylemek gerekir. Aynı zamanda alplere liderlik eden, bir kuşatma esnasında onların başını çeken, onlara stratejilerle yön veren bir asker olarak, bir komutan olarak bir portreye sahip olduğunu ifade etmek lazım."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler