Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz

Adalet Terazisi Partisiz Tartıyor mu, Gürlek’in Kararlılığı ve Cevap Bekleyen Sorular?!

“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.”
Mustafa Kemal Atatürk
...
Bugün aslında dün’dü.
Dün, bugün’ün gölgesinde şekilleniyor.
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, göreve geldiği günden itibaren yargı reformları, faili meçhul dosyalar ve belediye yolsuzlukları konusunda “parti ayrımı yok” ilkesini net bir şekilde vurguluyor.
Bakan Gürlek, CNN Türk’teki son açıklamasında toplumdaki “sadece CHP’li belediyelere operasyon” algısını dağıtmaya çalıştı:
“AKP’li belediyelere operasyon yapılmamış olması, yapılmayacağı anlamına gelmiyor.
Bizim için parti önemli değildir.
Savcılık, partilere göre hareket etmez.”

Dosyaların olgunlaşma sürecine ve delillere göre hareket edildiğini belirtti.
Resmi veriler bu yönde destek sağlıyor.
İçişleri Bakanlığı açıklamalarına göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra 3.224 inceleme yapılmış,
1.298 belediye hakkında soruşturma izni verilmiş.
Bunların 591’i AKP’li belediyelere ait (yaklaşık %46).
CHP’li belediyeler için 321 izin verilmiş.
Kırıkkale, Uşak, Şırnak gibi illerde AKP’li başkanlara yönelik rüşvet, zimmet ve ihaleye fesat suçlamalarıyla işlem yapıldığı görülüyor.
AKP ve MHP’li belediye yöneticileri hakkında da soruşturma ve mahkumiyet örnekleri mevcut.
Gürlek döneminde yargı reformları ve faili meçhul dosyaları:
Türkiye’de yargı reformları 2019’dan itibaren “Yargı Reformu Strateji Belgeleri” ile ivme kazandı.
Gürlek’in bakanlığı döneminde 12. Yargı Paketi hazırlıkları yoğunlaştı.
Bu paket, yargı süreçlerinin hızlandırılması, ticari ve iş davalarının kısaltılması, noterlik sistemi, avukatların özlük hakları, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler ve infaz mevzuatındaki iyileştirmeleri hedefliyor.
Bakan Gürlek, meslektaşları ve ilgili kurumlarla sürekli istişare halinde olduklarını belirterek kısa sürede Meclis’e sunulacağını ifade etti.
Faili meçhul dosyalar konusunda somut bir adım atıldı:
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu.
Bu birim, 2006-2026 arası kapanan veya takipsizlik verilen 122 dosyayı tek tek inceliyor.
Özellikle kadın ve çocuk dosyalarına öncelik veriliyor.
Örnekler:
- Gülistan Doku (Tunceli, 2020):
6 yıl sonra soruşturma derinleştirildi, 11 kişi tutuklandı.
Mezara silahla gömüldüğü yönünde deliller var, firari Umut Altaş’ın ifadesi bekleniyor.
- Rabia Naz Vatan (Giresun):
Dosya yeniden masada, baba Şaban Vatan umutlu.
- Rojin Kabaiş ve benzeri hassas kadın-çocuk dosyaları da aktif inceleme altında.
Gürlek, “Ucu kime dokunursa dokunsun, titizlikle soruşturmayı yürüten başsavcılarımızın yanındayız” diyerek iradeyi ortaya koydu.
Eleştirel bakış ve kalan sorular:
Olumlu adımlar yanında, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların (özellikle büyükşehirlerde) görünürlüğü ve zamanlaması muhalefet tarafından “seçilmiş iradeye müdahale” olarak eleştiriliyor.
Yüksek profilli soruşturmalar algı tartışmalarını artırıyor.
Öte yandan resmi veriler, AKP’li belediyelere de önemli sayıda inceleme yapıldığını gösteriyor.
Eleştirmenler, sayıların varlığına rağmen kamuoyuna yansıyan operasyonların görünürlük ve sonuç odaklılık açısından daha dengeli hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Adaletin eşit uygulanması iddiası, hem pratikteki görünürlük hem algı yönetimi açısından test edilmeye devam ediyor.
Yargı bağımsızlığı tartışmaları da sürüyor.
Uluslararası endekslerde Türkiye’nin konumuna ilişkin eleştiriler mevcut.
Bakan Gürlek ise “Yargı bağımsızlığı bizim için bir temenni değil, vazgeçilmez bir ilkedir” vurgusu yapıyor.
Mahkeme salonlarının siyaset arenası olmadığını, sadece yargılama yapıldığını belirtiyor.
Muhalefet, bazı soruşturmaların siyasi saik taşıdığı iddiasını gündeme getirirken, Bakanlık şeffaflık ve delil odaklılık mesajıyla yanıt veriyor.
Bu tartışmalar, yargı algısını güçlendirmek için daha fazla somut sonuç ve şeffaflık ihtiyacını ortaya koyuyor.
Bakan Gürlek’in mal varlığına ilişkin muhalefet iddiaları da şeffaflık beklentisini yükseltiyor.
Gürlek bunları “hayal ürünü” olarak nitelendirerek düzenli mal beyanında bulunduklarını belirtiyor.
Türk milleti Bakan Gürlek’e güvenebilir mi?!
Bugüne kadarki icraatlar (faili meçhul dosyalarına yeni birim, reform çalışmaları) ve net “parti ayrımı yok” duruşu umut verici.
Adalet Bakanı Başsavcı Akın Gürlek'in adaletin tesisi konusunda yaptığı çalışmaların başarısı Türkiye'nin şansı olacaktır.
Ancak tam ve kalıcı güven için operasyonların zamanlama ve görünürlük açısından daha dengeli hale gelmesi, faili meçhul dosyalarında somut aydınlatmaların artması, yargı bağımsızlığı algısının güçlenmesi ve süreçlerde şeffaflığın artması şarttır.
Atatürk’ün ilkesini hayata geçirmek, lafla değil, her kesimde aynı kararlılık ve eşitlikle işlem yapmakla mümkündür.
Hülasa:
Yargı reformları, faili meçhul dosyaların yeniden ele alınması ve belediye yolsuzluklarında tarafsızlık sinyalleri önemli adımlardır.
Operasyonların sayıca partiler arasında dağılımı resmi verilerle desteklense de, algı ve uygulama dengesi hâlâ tartışma konusudur.
Akın Gürlek’in liderliğinde adalet mekanizması, hukuka ve delillere göre hareket ettiğini göstermektedir.
Bu iddia, pratikteki eşitlik ve sonuçlarla daha da güçlenecektir.
Ezcümle:
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in son çıkışı, Atatürk’ün ilkesini tüm alanlarda hayata geçirme iradesinin ifadesi olabilir.
Adaletin terazisi doğru tartmalı.
Vicdanlar rahatlasın; adalet gerçekten yerini bulsun.
Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda gerçek ve eşit adaletin yüzyılı olmalıdır.

Cüneyt Şaşmaz

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.