YÖK Başkanı Özvar: Yeni Bir Yükseköğretim Vizyonu Oluşturmayı Hedefliyoruz
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Akademik öğrenimi gerçek iş yeri ortamlarıyla bütünleştiren ve eğitimi istihdam fırsatlarıyla doğrudan ilişkilendiren yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz." dedi
Özvar, Avrasya Üniversiteler Birliği tarafından bu yıl 11'incisi İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu 2026 Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin (EURIE) açılışına katıldı.
Bir ulus ve yükseköğretim camiası olarak Gazze'de yaşananları unutmadıklarını ve hafızalardan silinmesine izin vermeyeceklerini belirten Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine tüm üniversitelerin Gazze'den gelen öğrencilere kapılarını açtığını ve onlara öğrenim ücretlerinden tam muafiyet sağladığını anlattı.
Özvar, YÖK tarafından tıp eğitimi kesintiye uğrayan Filistinli öğrencileri desteklemek amacıyla da gerekli düzenlemelerin yapıldığını dile getirdi.
Küresel yükseköğretim camiasının, Gazze halkıyla dayanışma içinde olmaya devam etmesi ve ahlaki sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, "Şu anda ateşkes yürürlükte olsa da Gazze'nin karşı karşıya olduğu zorluklar hala derin ve çözülmemiş durumda. Türk yükseköğretim camiası bu zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir sorumluluk ve bağlılık duygusuyla hareket etmeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.
ABD-İsrail ve İran savaşına da değinen Özvar, Körfez bölgesinde yaşananların da endişe verici olduğunu söyledi. Özvar, bu durumun daha fazla tırmanmadan bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.
- "Türkiye bu dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir"
Özvar, dünya çapında yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğrenim gördüğünü ve bu rakamın 2040'a kadar 600 milyona ulaşacağının öngörüldüğünü kaydetti.
Böyle bir büyümenin, yükseköğretim sistemlerinin sadece erişim değil kalite, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve kapsayıcılık açısından da kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirilmesini gerektirdiğini aktaran Özvar, şöyle devam etti:
"Türkiye bu dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir. Yükseköğretime erişimi önemli ölçüde genişleten kitleselleşme aşamasını büyük ölçüde tamamlamış olan ülkemiz, şu anda kalite, uzmanlaşma, uygulamalı öğrenme ve uluslararası rekabet gücü boyutlarında sistemimizi daha da güçlendirmeye odaklanmaktadır. Günümüzde yükseköğretimin, öğretim ve öğrenimin çok ötesine uzandığı giderek daha açık hale gelmektedir. Üniversiteler, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma, toplumsal dönüşüm, bilim diplomasisi ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline gelmiştir."
Özvar, "2030'a Doğru Türkiye Yükseköğretim Vizyonu"nu geliştirirken tüm üniversitelerle kapsamlı bir dizi istişare yaptıklarını belirterek, "2030 vizyonunun temelini dört ana sütun oluşturmaktadır. Birinci sütun, kalite odaklı süreç yönetimi ve etkin liderliktir. İkinci sütun, dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetişime odaklanmaktadır. Üçüncü sütun, ulusal ve uluslararası itibar ile görünürlüğü vurgulamaktadır. Dördüncü temel ise girişimci ve yenilikçi üniversite kavramına odaklanmaktadır." diye konuştu.
- "Eğitimin geleceğini şekillendirmede dijital dönüşüm ve yapay zekanın öneminin farkındayız"
YÖK Başkanı Özvar, Türkiye'nin çok çeşitli bakış açılarıyla zenginleştirilmiş, dinamik ve rekabetçi bir yükseköğretim ekosistemine sahip olduğunu belirterek, "Bu sistem, açıklık, kalite ve küresel katılım gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Süregelen reformlar, genişleyen uluslararası işbirlikleri ve mükemmelliğe olan güçlü bağlılığımız sayesinde, kaliteli eğitim sunmaya, araştırmayı ilerletmeye ve yeniliği teşvik etmeye yüksek öncelik veriyoruz." dedi.
Son 20 yılda, hızlı teknolojik gelişmeler, değişen toplumsal beklentiler ve dönüşen ekonomik dinamiklerin yükseköğretimi önemli ölçüde etkilediğini ve yeniden şekillendirdiğini anlatan Özvar, şunları kaydetti:
"Eğitimin geleceğini şekillendirmede dijital dönüşüm ve yapay zekanın artan öneminin farkında olarak, çok sayıda yeni ön lisans ve lisans programı başlattık. İhtiyacımız olan yetkin akademisyenleri yetiştirmek için bazı projeler başlattık. Bu programlar, yapay zeka, büyük veri, dijital sistemler, siber güvenlik ve bilgi teknolojileri gibi kritik ve gelişmekte olan alanları kapsamaktadır. Son iki yıl içinde bu alanlarda programlar başlatan üniversite sayısı 100'ü aşmıştır."
Özvar, bir diğer önceliklerinin Türkiye'nin köklü ve güçlü teknik ve meslek okullarında hem ön lisans hem de lisans düzeyinde yeni iş yeri temelli eğitim modellerinin hayata geçirilmesi olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yaklaşımla akademik öğrenimi gerçek iş yeri ortamlarıyla bütünleştiren ve eğitimi istihdam fırsatlarıyla doğrudan ilişkilendiren yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz. Uluslararası akademik işbirliğine büyük önem veriyoruz ve bu işbirliğinin güçlü ve sürdürülebilir kurumsal temeller üzerine kurulmasına özel önem veriyoruz. Akademik işbirliğinin ikili anlaşmaların ötesine geçmesi ve daha geniş çok taraflı ve bölgesel çerçeveler içinde ele alınması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Hedeflerimiz arasında öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmak, ortak akademik programlar geliştirmek ve işbirliğine dayalı araştırma projeleri ile bilimsel faaliyetleri genişletmek yer almaktadır. Tüm uluslararası faaliyetlerimizde, araştırma alanında işbirliği merkezi ve stratejik bir öncelik olmaya devam etmektedir."
"Sürdürülebilir yükseköğretim Türk üniversiteleri için önemli öncelik haline gelmiştir"
Özvar, uluslararasılaşma stratejilerinin Avrupa'nın çok ötesine uzandığını, Afrika, Asya ve daha geniş küresel coğrafyada verimli ortaklıkları kapsadığını dile getirerek, "Türkiye, stratejik ittifaklar ve işbirliği çerçeveleri geliştirirken, aynı zamanda uluslararası kampüsler ve ortak yükseköğretim kurumları kurmaktadır. Bu yaklaşımın öne çıkan bir örneği, önde gelen Türk üniversitelerinin seçkin akademik programlarını bir araya getiren ve çatı üniversite olarak faaliyet gösteren Bakü'deki Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi'dir." şeklinde konuştu.
Bu deneyimden yola çıkarak, Türkiye ve Özbekistan'ın kısa süre önce Özbekistan'da Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi'ni kurmak üzere anlaşmalar imzaladığını aktaran Özvar, "Bu üniversite, mühendislik, bilgisayar ve bilgi bilimleri, tıp ve tarım gibi önemli alanlarda programlar sunacaktır. Gelecekte, yükseköğretimde küresel işbirliğini güçlendirmek için Türkiye'nin akademik kapasitesini ve kurumsal deneyimini kullanarak bu modeli Türk dünyası, İslam dünyası ve Afrika'ya yaymayı hedefliyoruz. Yükseköğretimin giderek daha kırılgan hale geldiği bir dönemde, ortak çabalarımızın sadece kurumlarımızın değil toplumlarımızın da geleceğini şekillendireceğine yürekten inanıyoruz. Bu bağlamda, sürdürülebilir yükseköğretim Türk üniversiteleri için bir başka önemli öncelik haline gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Sürdürülebilirliğin çevresel kaygıların ötesine geçerek erişilebilir ve eşitlikçi eğitimi, ekonomik sorumluluğu ve kurumsal dayanıklılığı da kapsadığını vurgulayan Özvar, bu ilkeleri eğitim, araştırma ve kampüs faaliyetlerine entegre etmeye çalışırken, iklim değişikliği gibi küresel sorunlara disiplinlerarası yaklaşımları teşvik ettiklerini kaydetti.
Özvar, bu şekilde, sadece akademik açıdan donanımlı değil, sosyal ve çevresel sorumluluklarının bilincinde olan ve daha sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunabilecek mezunlar yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Zirvenin yeni bakış açısı geliştirmek için benzersiz bir platform sunduğunu kaydeden Özvar, zirvenin yeni ortaklıklar kurmak, anlamlı diyalogları teşvik etmek ve kurumlar arasında kalıcı işbirliğini desteklemek için bir ilham kaynağı olacağına inandığını aktardı.
Özvar, konuşmasının ardından Avrasya Üniversiteler Birliği Başkanı Mustafa Aydın ve beraberindekilerle zirve kapsamında açılan stantları gezdi.
Muhabir: Gökçe Karaköse, Ali Osman Kaya
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.