Venezuela’da İslam’ın En Büyük Simge Yapısı: Şeyh İbrahim El-ibrahim Camisi
Venezuela’da geleneksel İslami mimariyle inşa edilen Latin Amerika’nın en büyük ikinci camisi Şeyh İbrahim el-İbrahim, yaklaşık 3 bin 500 kişilik kapasitesiyle Müslüman toplumuna hizmet veriyor
Başkent Caracas'ta 1989'da inşasına başlanan Şeyh İbrahim el-İbrahim Camisi (Mezquita Sheikh Ibrahim Al-Ibrahim), 1993’te tamamlanarak ibadete açıldı.
Cami, Suudi Arabistanlı hayırsever Sheikh Abdulaziz Bin İbrahim Al İbrahim'in sağladığı finansmanla yaklaşık 5 bin metrekarelik alanda inşa edildi.
Venezuela’da yaşayan Müslüman topluluğun ibadet ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan yaklaşık 3 bin 500 kişilik yapı, Latin Amerika’nın en büyük ikinci camisi olarak öne çıkıyor.
Cami, günlük beş vakit namazın yanı sıra ramazan ayı ve kurban ile ramazan bayramları gibi önemli dini günlerde yoğun katılımlı ibadetlere ev sahipliği yapıyor.
Venezuela'da bu yapı ülkedeki dini çoğulculuğun ve hoşgörünün sembollerinden biri olarak görülüyor.
Orta Doğu etkileri taşıyan modern İslami çizgilerle tasarlanan yapının en dikkat çekici unsuru minaresi. Caminin 113 metrelik minaresi Caracas şehir siluetinin belirgin özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu minare ayrıca Amerika kıtasının en yüksek minaresi olma özelliği taşıyor.
Caminin iç mekanı
Geleneksel İslam mimarisinin motiflerinin modern çizgilerle harmanlandığı cami, geometrik desenler ve Arapça yazıtlarla bezenmiş tasarımıyla estetik açıdan da güçlü bir kimlik ortaya koyuyor.
Caminin iç mekanında 23 metre yüksekliğindeki kubbe, manevi atmosferi güçlendiren önemli mimari unsur olarak dikkati çekiyor.
Erkekler için ana ibadet salonu bulunan camide, kadınlar için ayrılmış bir ara kat bölümü de geniş bir kullanım alanı sağlıyor.
Yapı, yalnızca ibadet mekanı olarak değil, toplantı salonları, eğitim sınıfları, İslam tarihine ilişkin bilgilendirme programları, Arapça dil kursları ve İslami ilimlere dair çeşitli dersler ile seminerler, paneller ve kültürel etkinlik alanlarıyla da çok yönlü merkez işlevi görüyor.
Caminin toplumsal rolü
Şeyh İbrahim el-İbrahim Camisi, Venezuela'daki Müslümanlar için sadece bir ibadet yeri değil, yaklaşık 100 bin kişilik olduğu tahmin edilen ülke genelindeki Müslüman topluluğun manevi ve sosyal buluşma merkezi olarak kabul ediliyor.
Caminin etrafında birkaç blok ötede bir Katolik katedrali ve bir sinagog bulunması, Caracas'ta farklı dinlerin uzun süredir yan yana var olduğunun güçlü bir sembolü olarak görülüyor.
Orta Doğu'dan göç eden Müslüman toplumun etkisi
Venezuela’daki Müslüman nüfusun önemli bir kısmı 20. yüzyılın başlarından itibaren Lübnan, Suriye ve Filistin gibi Orta Doğu ülkelerinden göç eden Arap kökenli ailelerin torunlarından oluşuyor.
Şeyh İbrahim el-İbrahim Camisi, sadece dış finansmanla yapılmış bir yapı olmanın ötesinde, Venezuela’daki Arap-Müslüman diasporasının kurumsallaşmasının ve kimlik görünürlüğünün bir sonucu olarak ortaya çıktı.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Şeyh İbrahim el-İbrahim Camisi dini rehberi Omar Cat Daura, camiyi ziyaret eden Venezuelalılara İslam hakkında kapsamlı bilgiler sunduklarını anlattı.
"Venezuelalıların birçoğu İslam'ı tanımak istiyor"
Daura, Venezuelalıların İslam'ı tanıma hususunda çok istekli olduğuna işaret ederek, "Venezuelalıların birçoğu İslam'ı tanımak istiyor. Çok sayıda ziyaretler oluyor, onlara İslam'ı en sade ve anlaşılır şekilde anlatmaya çalışıyoruz. İslam hakkında temel bilgiler paylaşıyoruz. Venezuelalılar Tanrı'ya inanıyor, İslam'ı kabul edenlerle birebir dersler işliyoruz." ifadelerini kullandı.
İslam'ı seçen Venezuelalıların tavrına değinen Daura, şunları söyledi:
"İlk aşamada bazı kişiler daha çok duygusal nedenlerle ya da kişisel motivasyonlarla yaklaşabiliyor. Ben ise onlarla adım adım ilerlemeye çalışıyorum. Müslüman olmanın bir sorumluluk ve bağlılık gerektirdiğini, bu yolu seçen kişinin bunun şartlarını yerine getirmesi gerektiğini anlatıyorum. Süreç içinde insanlar zaten kendilerini doğal olarak konumlandırıyor. Sonunda kararını bilinçli, özgür iradesiyle ve tam bir ikna ile veren kişi şehadet getiriyor ve İslam’ı kabul etmiş oluyor."
Venezuela’daki Dünya İslam Birliğinin Direktörü ve aynı zamanda cami sorumlusu Abdul Hade ise caminin dünyanın en büyük ve önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan Birliğe bağlı olduğunu hatırlattı.
Caminin Caracas şehri için simge bir yapı olduğunu belirten Hade, "Öncelikle kardeş halkımız olan Türk halkına selamlarımızı iletiyor, en içten saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Burası hem dini bir sembol hem de kültürel ve akademik bir referans noktası niteliği taşıyor." diye konuştu.
"Hakiki İslam’ı anlatmaya gayret ediyoruz"
Hade, caminin turizm açısından da referans noktası olduğunu, Şeyh İbrahim el-İbrahim Camisi'nin 1993'te açıldığı dönemde, dünyanın en yüksek ikinci minaresine sahip olduğunu hatırlattı.
Temel görevlerinin Venezuela'daki Müslüman toplumuna hizmet olduğunu aktaran Hade, "Aynı zamanda Venezuela halkına da hizmet etmeyi amaçlıyoruz. İslam’ı tanımak ve öğrenmek için camiye gelen herkese kapımız açıktır. Burada İslam’ın gerçek mesajını, barış, itidal ve doğru anlayış üzerine kurulu hakiki İslam’ı anlatmaya gayret ediyoruz." dedi.
Muhabir: Sinan Doğan
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.