'Varoluşsal Tehdit'ten Kapıda Karşılamaya... Trump'ın Gitgelleri

'Varoluşsal Tehdit'ten Kapıda Karşılamaya... Trump'ın Gitgelleri

İlk döneminde Çin'i "varoluşsal tehdit" olarak tanımlayan ABD Başkanı Trump, 64 yıl sonra bir ilki yaparak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'i havaalanında karşıladı.

Şi, ABD'ye koluyla geldi. Trump, ilk dönemiyle ikinci dönemi arasında taban tabana zıt bir dil kullanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i askerî uçak gösterisi ve 30 metrelik kırmızı halıyla Andrews Ortak Üssü’nde karşıladı. ABD Hava Kuvvetleri bandosu pistte marş çalarken, ABD ve Çin bayrakları dalgalandı. İki lidere eşleri Melania Trump ve Peng Liyuan eşlik etti.

Şi'nin 2015’ten bu yana Washington’a düzenlediği ilk ziyaret olan kritik temas kapsamında, yapay zekâdan ticarete, İran'dan Tayvan'a kadar pek çok konunun masaya yatırılması bekleniyor.

İLK TEMAS

ABD kıtası, piste indiğinde uçağa doğru yürüdü ve kırmızı halının iki yanında konuşlandı. Bu esnada iki limuzin yanaştı.

Şi ve eşi uçaktan indi ve Trump çiftiyle el sıkıştı. Liderler ve eşleri, kısa bir süre konuştuktan sonra kırmızı halıda yan yana yürüdüler ve fotoğraf çektirdiler.

HERKESİN KONUŞTUĞU VİDEO

Ordu Hava Kuvvetleri Bandosu ABD millî marşını çalarken iki B-1 uçağı havaalanının üstünden geçti. Bu esnada, uçakların çıkardığı yüksek sesin Trump'ı rahatsız ettiği görüldü. O anlar, sosyal medyada geniş ilgi gördü.

Karşılama, 64 yıl sonra bir ilkin yaşanmasıyla taçlandı. Bir ABD başkanının Papa haricinde yabancı bir lideri havaalanında karşılaması en son 1962'de yaşanmıştı.

En son ABD Başkanı John F. Kennedy, İngiltere Başbakanı Harold Macmillan'ı uçaktan inerken hazır bulunmuştu.

'Varoluşsal tehdit'ten kapıda karşılamaya... Trump'ın gitgelleri - Resim : 1

Kennedy, Macmillan'ı karşılıyor.

'ATEŞKES' UZATILDI

Dün ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ve Çin'in "ticaret ateşkesini" ocak ayına kadar uzatacaklarını duyurmuştu. Trump'ın bazı mallara uygulanan gümrük vergilerini düşürmesi karşılığında Şi'nin toprak minerallerine yönelik kısıtlamaları gevşetmesini öngören anlaşmanın 10 Kasım'da sona ermesi bekleniyordu.

'RAKİP OLMAMALIYIZ'

Çin'in devlet haber ajansı Xinhua, Şi'nin hem Çin'in hem de ABD'nin "büyük uluslar ve halklarının da büyük insanlar" olduğunu söylediğini bildirdi. Şi, "İki ülke rakip değil, ortak olmalıdır" ifadelerine yer verdi.

SAĞ KOLUYLA GELDİ

Şi'ye, eşi dışında, ziyarette partinin Politbüro Daimi Komitesi üyesi ve sağ kolu olarak görülen Cai Qi, Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin yanı sıra Pekin'den diğer delegeler ve büyükelçiler eşlik etti.

TRUMP NE İSTİYOR

Trump'ın ticaret ve gümrük vergileri konusunda başka anlaşmalar yapmayı da hedeflediği belirtiliyor. Bunlar arasında Çin'in ABD ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini düşürmek, Çin'den nadir toprak mineralleri ithalatı ile ABD tarım ürünleri ihracatını artırmak yer alıyor.

ABD'LİLER YUMUŞADI

Şi'nin ziyareti, ABD'nin Çin politikasının yumuşamaya başladığı bir döneme denk geldi.

Chicago Council on Global Affairs tarafından yakın zamanda yapılan bir ankete göre, ABD'lilerin yüzde 41'i Çin'in bölgesel hedeflerini ABD için tehdit olarak görüyor. Bu oran 2022'de yüzde 52 seviyesindeydi.

'Varoluşsal tehdit'ten kapıda karşılamaya... Trump'ın gitgelleri - Resim : 2

ABD'lilerin yüzde 57'sinden fazlası ise ABD'nin Pekin ile iş birliği yapması ve ilişkilerini sürdürmesi gerektiğini düşünüyor. Bu görüş, ABD'deki siyasi yelpazenin farklı kesimlerinde de karşılık buluyor.

Trump'a yakın olmayan Cumhuriyetçilerin yüzde 57'si iş birliğinden yana. Ilımlı ve liberal Demokratların çoğunluğu da aynı görüşü paylaşıyor. Ancak Trump'ın sadık tabanının yüzde 63'ü, ABD'nin Çin ile ilişkilerini sınırlandırmasından yana.

TRUMP DA YUMUŞADI

İlk döneminde Çin'i doğrudan varoluşsal bir tehdit ve "hırsız" olarak niteleyen, hatta pandemi döneminde "Çin virüsü" gibi sert ifadeler kullanan Trump ikinci döneminde bu dili büyük ölçüde terk etti.

İlk döneminde Pekin yönetimini "komünist diktatörlük" üzerinden hedef alan Trump, ikinci döneminde iki ülkenin etki alanlarını paylaşabileceği bir "G2" konseptini bile gündeme getirdi.

POLİTİKA İSE SERTLEŞTİ

Trump'ın dili ise izlediği politikaların tersi yönde seyrediyor. İlk döneminde Trump sert bir dil kullanırken politikaları daha yumuşaktı. İkinci dönemde ise dili yumuşadı ancak politikaları sertleşti.

Trump'ın ilk döneminde amacı Çin'i masaya oturtmak, ticaret açığını kapatmak ve Çin'in ABD ürünleri almasını sağlamaktı. Bunun için, 2020'de imzalanan "Birinci Aşama Ticaret Anlaşması"yla sonuçlanan diplomasiye dayalı bir yol izlendi.

'Varoluşsal tehdit'ten kapıda karşılamaya... Trump'ın gitgelleri - Resim : 3

İkinci dönemde ise Trump'ın hedefi sadece ticaret açığını kapatmaktan; Çin ile ekonomik ve teknolojik bağları koparmak, tedarik zincirlerini tamamen ABD ve müttefik ülkelere kaydırmaya dönüştü.

İlk dönemde gümrük vergileri kademeli olarak yüzde 10 ila yüzde 25 arasında uygulandı ve çelik, alüminyum ve belirli elektronikler bazı sektörlere odaklandı.

İkinci dönemde ise kademeli artışlar, yerini yüzde 60 ve bazı stratejik ürünlerde yüzde 100'ü aşan oranlara bıraktı. Çin ekonomisini doğrudan üretim zincirlerinin dışına itme amacı gözetildi.

İlk dönem kabinesin Steven Mnuchin ve Gary Cohn gibi Çin ile ilişkilerin tamamen kopmasını engellemeye çalışan "küreselleşmeci" isimler bulunduran Trump, ikinci döneminde ise Çin konusunda tavizsiz duruşlarıyla bilinen isimleri tercih etti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler