Türkiye Kamu-sen Genel Başkanı Kahveci: 4688 Sayılı Kanun Yeniden Dizayn Edilmelidir
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci, "ILO sözleşmeleri ve uluslararası normlarla uyumlu, pazarlık, toplu sözleşme, grev ve siyasete katılma hakkını içeren, sonuç alıcı mekanizmaları hayata geçiren sendika kanunu öneriyoruz" dedi
Türkiye Kamu-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla bir otelde yapıldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, programın açılışındaki konuşmasına, Türkiye Kamu-Sen'e son genel ve yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'na verdikleri destekten dolayı teşekkür ederek başladı.
Türkiye'nin çevresinin ateş çemberi olduğunu belirten Yıldırım, "İnşallah bu ateş, bu ülkeye sirayet etmez. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'ye, Cumhur İttifakı'nın liderlerine güveniyoruz." dedi.
Yıldırım, bugüne kadar yürütülen dış politika sayesinde Türkiye'nin bir maceraya sürüklenmediğini ifade ederek "Türkiye hep arabulucu oldu, güçlü oldu ve alanda hakim bir ülke oldu. İnşallah bu savaş bir an evvel biter. Bir an evvel ateşkes uygulanır. Hep beraber şunu da görüyoruz, akan Müslümanın kanı. Kan, bizim kanımız. Onun için bir an evvel bu savaşın durması lazım. Temennimiz budur. Biz bu savaşa inşallah dahil olmayız. Dahil olmamayla ilgili de devletin kesin bir kararı var." diye konuştu.
Bu coğrafyadaki her devletin kendi güvenliğini sağlamasının önemine dikkati çeken Yıldırım, siyasi partilerin iç siyasette birbiriyle mücadele edebileceğini ancak dış siyasette birlik olmaları gerektiğini söyledi.
İktidara talip olan siyasi partilerin özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetim kadrosunda böyle bir düşünce olmamasından üzüntü ve endişe duyduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:
"Sayın Özgür Özel, daha dün İstanbul'da yapılan Sosyalist Enternasyonal Gençlik Örgütü Dünya Kongresi'nde Türkiye'yi kötülüyor, 'gidin memleketinize bunu anlatın' diyor. Türkiye'nin aleyhinde konuşuyor. Türkiye'nin aleyhinde kampanya yapıyor. Sen kime çalışıyorsun? Ateş çemberinin içerisinde olan bir ülkenin ana muhalefet liderinin Türkiye'ye bakışı bu, bütün dünyaya şikayet ediyor."
Yıldırım, Cumhur İttifakı'nın yaptıklarının doğruluğunun yaşanan hadiselerle tescil edildiğini belirterek "Bu ülkenin selameti için, Türk dünyasının geleceği için, ümmet-i Muhammed'in geleceği için bu ittifakın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Cumhurbaşkanlığının devam etmesi gerekir. Bize yakışan da bunların yanında, arkasında durmaktır." açıklamasını yaptı.
"Masum sivillerin hedef alındığı bu vahşeti şiddetle kınıyoruz"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise son dönemde Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşananları anımsatarak, birlik ve kardeşliği korumanın, safları sıklaştırmanın önemli olduğunu bildiklerini ve bu bilinçle hareket ettiklerini söyledi.
Dünyada yaşanan gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini belirten Kahveci, "İsrail'in insan haklarını hiçe sayan, hayasız, pervasız ve saldırgan politikaları artık sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Bu zulme göz yuman, destek veren ya da sessiz kalan her güç, işlenen insanlık suçunun ortağıdır. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, yalnızca bir ülkeye değil, tüm bölgenin huzuruna ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiş açık bir tehdittir. Masum sivillerin hedef alındığı hiçbir saldırı meşru değildir, bu vahşeti şiddetle kınıyoruz." diye konuştu.
Kahveci, memurluğun kamu hizmetleri açısından önemine işaret ederek kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarının, kamu personel sistemi, sosyal güvenlik sistemi ve toplu sözleşme olmak üzere 3 temel sac ayağıyla oluşturulduğunu ifade etti.
Gelinen noktada bu üç unsurun revize edilmesi gerektiğini kaydeden Kahveci, kamu hizmetlerinin, iş güvencesi olan, ücreti adil ve sadeleştirilmiş, özlük ve sosyal hakları günün şartlarına uygun hale getirilmiş, insanca yaşayabilecek gelire sahip kamu görevlileri eliyle yürütülmek zorunda olduğunu bildirdi.
"Önerimizi hedefe ulaştıracak olan 4688 sayılı Kanunun yeniden dizayn edilmesidir"
Türkiye Kamu-Sen olarak, akademisyenler, uzmanlar ve bürokratlarla yaptıkları çalışmalar sonucu, yeni bir personel sisteminin temel dinamiklerini belirlediklerini belirten Kahveci, şunları kaydetti:
"Bu ilkeler doğrultusunda güvenceye dayalı, liyakat ve ehliyet esaslı bir istihdam yapısı, adil, sade ve insan onuruna yakışır bir ücret sistemi, sosyal devlet ilkesiyle uyumlu, güçlü ve kapsayıcı bir sosyal yardım mekanizması, geleceği güvence altına alan, dengeli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi, farklı statü ve unvanlara özgü düzenlemelerle dezavantajlı kesimleri koruyan bir yapı ortaya koyduk. Bu sistem önerimizi tam anlamıyla hedefe ulaştıracak olan ise 4688 sayılı Kanunun yeniden dizayn edilmesidir.
Biz, ILO sözleşmeleri ve uluslararası normlarla uyumlu, gerçek anlamda pazarlık ve toplu sözleşme imkanı sunan, hizmet kolu ve genel toplu sözleşmenin ayrı olarak yapıldığı, imza ve itiraz hakkının yeniden düzenlendiği, geniş temsile dayalı, grev ve siyasete katılma hakkını içeren, derli toplu ve sonuç alıcı mekanizmaları hayata geçiren bir sendika kanunu öneriyoruz. Şüphesiz ki bu ilkelerin hayata geçirilmesi, parça parça değil, köklü ve cesur adımlar atılmasını gerektirir. Bugün ortaya koyduğumuz bu vizyon, sadece kamu çalışanlarının değil, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğinin teminatıdır."
Muhabir: Orhan Onur Gemici
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.