THK Gerçekleri

THK Gerçekleri

Levent Demir'in yeni yazısı...

A+A-

12 Şubat 2019 tarihinde THK ile ilgili ilk yazımızı ;

HELİKOPTER KAZALARI VE THK

Başlığı ile yazmıştık.

Ve sormuştuk:

‘THK’da neler oluyor?’ diye…

Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan THK’da neler olmamıştı ki!..

Yıllar içinde  ‘gladyo’nun merkezi haline getirilen THK birkaç generalin istihdam makamı haline gelmişti…

Son yıllardaki tükenişini, yanlış yönetimini, ‘avukatlık sözleşmesi’ adı altında yapılan anlaşmalarla nasıl kasasının boşaltıldığını, satın alındıktan sonra yolda kaybolan helikopterlerini, envanterindeki otellerin kimlere nasıl kiraya verildiğini, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl kullanılmak istendiğine kadar bir dizi yanlışlar…. Ve daha neler neler????

 

Tüm bunları 2 yıl önce NGazete’de günlerce  yayınladık.

Cumhuriyetin en önemli kurumu olan THK böyle tüketilirken; yayınlarımız üzerine, bir süre sonra  İç işleri Bakanlığı kuruma kayyum atamıştı.

Tüm bu gerçekleri yazarken,  ziyaret ettiğimiz dönemin THK Başkanı bizi hayal kırıklığına uğrattığından olacak; kayyum adeta içimizi rahatlatmıştı.

 

Ama görünen o ki; bu süreçte -sonuçlara baktığımızda- atanan kayyumlar da THK’da oldukça ‘rahat’ etmişler.

 

Öyle ya yıllardır en önemli gelir kaynağı olan yangın ihalelerini bile yeniden realize edemedikleri bugün , başka söze gerek yok:

Yazıklar olsun!

Unutmadan bu arada THK’nın yangın uçaklarını ‘uygunsuz’ bulan Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bu konudaki icraatlarını incelemeye almanın da şimdi tam zamanı!

Zira bu konuda Ruslar ile ‘tanıdık!’ bir iş adamıyla yangın uçağı alma girişiminde olan Bakanlık, ‘tanıdık iş adamı’nın verdiği fiyatları ve gerçek fiyatlar gün yüzüne çıkınca iş bozulmuştu!

Yani THK’nın yangın uçaklarını beğenmeyen bakanlık , kendisi de yangın uçağı alım işini  ‘Tanıdık iş adamı’ na daha çok kazandırma işlemi elinde patlayınca , bugünkü yangınlar için gereken  yangın uçaklarını alamamıştı..

Bugün 70 bölgede aynı anda Türkiye’nin en güzel bölgeleri yanarken; aslında çok daha önce yanan kurumlarımız ve ahlakımızdı ne yazık ki…

 

Hiç yorum yapmadan 2 yıl önceki yazım da aşağıdadır.

Okuyup değerlendirmek de sizden!

Önümüzdeki süreçte Hava Kuvvetleri’nin elinde bulunan yangın söndürme kitlerinin neden değerlendirilmediğini , havadan yangın söndürme işleminin neden hava kuvvetlerine verilmediğine dair gerçekleri ve araştırmalarımı sizlerle buradan paylaşacağım.

 

HELİKOPTER KAZALARI VE THK

LEVENT DEMİR

 

Düşen helikopter de UH-1 tipi çıktı. Ve 17 Yılda 6 Kazada , 26 Şehit verdik.

İstanbul Çekmeköy’de Kirazlı Mahallesi’nde 4 askerin hayatını kaybettiği helikopterin modelini de UH-1 çıkmasıyla (her ne kadar haberlere mahkeme kararıyla yasak  konsa da)  ABD’nin artık kullanmayı bıraktığı ve Vietnam savaşıyla simgeleşen bu helikopterlerin Türkiye'de daha önce de pek çok kazayla gündeme geldiği  biliniyor.

Geçtiğimiz aylarda Sancaktepe'de meydana gelen kaza sonrası UH-1 tipi helikopterler yeniden tartışma konusu olmuştu

TSK’nın  2020 yılında envanterinden çıkarmayı planladığı Türkiye'deki 214 helikopterin 86'sı UH-1 tipi.

Pilotların binmeye imtina ettikleri helikopterlerin sık sık düşmesi,  elbette gündeme bu helikopterlerin tamir ve bakımını da getiriyor. Ve elbette bunları kimin yaptığını da? Hangi ülkenin malı olduğunu, orijinal parçaların mı kullanıldığı ya da tamir yapan ülkenin uçuş tamir lisansları …gibi soruları da cevap almak gerekiyor.
 

Açılan soruşturma umarım bunlara ışık tutar. Zira Jandarma Havacılık Başkanlığına ait 17 adet Mi-17 Genel Maksat Helikopterinin modernize edilmesiyle ilgili 40 milyon dolar tutarındaki ihale bugünlerde tartışma konusu..

Mil Mi-17 ya da Mi-8MT (NATO: Hip H), 1960’lı yıllardan itibaren geliştirilen ve 1977 yılında servise alınan bir Genel Maksat Helikopteri. 12.000 adetten fazla üretilen Mi-17, 50’den fazla ülke tarafından kullanıldı. 

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte 1990’ların başında yeni bir rüzgar esmeye başlamıştı. Rusya dünyaya hızla açılırken 1993 yılında Türkiye ile ikili ticarette ülkemiz için ciddi bir alacak birikmişti. Bu alacak karşılığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ana unsurları Kara-Deniz-Hava Kuvvetleri’nde değil ancak daha özerk yapıdaki Jandarma Genel Komutanlığı’nın helikopter ihtiyacının Rusya’dan karşılanması için düğmeye basıldı.
Kasım 1993’te ilk anlaşma yapıldı. Ticari borçlara karşılık toplam 19 adet Mi-17’nin Hip-H modeli alınacaktı. Bu pazarlıklarda, iş adamı Ali Şen de aracı oldu. Jandarma pilot ve teknik ekibin eğitimlerinin ardından ilk helikopter 25 Kasım 1995 tarihinde imal edilerek teslim alındı. 

Bu arada hala tartışılan ve aydınlanamayan,  19 helikopterden birisinin daha ülkemize gelmeden Kazakistan’da kaybolmasıdır(!)

Yaklaşık 23 yıldır Jandarma tarafından kullanılan helikopter 3 ton kargo veya 30 tam teçhizatlı asker taşıyabiliyor. Menzili yedek tanklarla birlikte 1370 kilometre olan Mi-17’ler, aynı zamanda ambulans ve VIP konfigrasyonunda da görev alıyor. 

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından uzun yıllardır kullanılan Mi-17 genel maksat helikopterlerinin boyama, bakım ve modifikasyon ihalesini geçen yıl Türk Hava Kurumu kazandı. 
 

Ancak Eylül 2018’de , Türkiye’de çalışma ziyaretinde bulunan, Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov, Jandarma Havacılık Başkanlığını ziyaret etti.
Ve Avakov, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda; ” Ukrayna, Türk jandarmasının MI-17’sinin 17 helikopterinin onarımı ve modernizasyonu için 40 milyon dolarlık ihaleyi kazandı. Konotop’da, Motor-Sich onarım tesisi tarafından yapılacak. Hava onarımı alanında eşsiz bir yetkinliğe sahibiz. Türkiye ile işbirliği bizim stratejimizdir.” dedi.

Peki, ‘ bunda ne var?’  diye sorabilirsiniz. 
 

1-Rus yapımı helikopterlerin onarımı için Ukrayna’lı firmanın  Rus Devleti’nden onaylanmış uçuş sertifikası verme yetkisi yok. Bu da uçuş garantisi verememe anlamına geliyor. 

2-Rus ürünü olan helikoptere yapılan tamiri Rusya, ‘ben tanımıyorum. Onaylamıyorum’ diyor.  

3- Rus Devletinin tanımadığı Ukrayna Sertifikasını biz tanıyoruz.  

4-Rus yetkililer ise herhangi bir kaza durumunda sorumluluk almayacaklarını net bir dille söylüyorlar. 

5-Bu helikopterlere bu durumda nasıl sigorta yapabileceğiz?

6-Bu helikopterlere takılan parçaların orijinal olup olmadığını nasıl test edeceğiz…

Soruları çoğaltabiliriz… Bu alanda ortada gezen ‘aracılar’ı da sorgulayabiliriz. 

Bizim görevimiz şimdilik yanlış varsa onlara dikkat çekmek!
 

 

Kaynak: HELİKOPTER KAZALARI VE THK - Levent Demir

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.