Yıldıray Onukar'ın Yeni Yazısı:. Çatışma, Entegrasyon Ve Mutluluk

"Bilirmisiniz ki bazı batı ülkelerinde bu entegrasyon yoktur."

Bir dostum epey önce dedi ki. Eşlerimiz mutlu olacak ki biz de mutlu olabilelim. Uzerine ciltlerce kitap yazılır.

Entegrasyon ile başlıyalım. En basit örneği akşam yemekleridir bir ailenin. Herkes o saati bilir, beraber sofraya oturur. Entegre olunur.
Bilirmisiniz ki bazı batı ülkelerinde bu entegrasyon yoktur.

Evin kadını bu muhteşem beceride başattır. Velev ki koca entegre olmuyor, çocukları toplar entegre eder, sistem yürür.
Kadınlar bu konuda muhteşemdir, evrimin mucizesi...
Ve biz onlara çok ağır yükler yükleyip sakatladık, taşıyamayacakları yûkler yükledik. Bu da bir başka yazının konusu olsun.

Çatışma:
Bu konu çok karışık, o yüzden öteledik. Çağdaş dünya bize çatışmayı öğretti. Bu yazı şöyle başladı. Zeytin üreten istiyor ki zeytini sıkıp yağ çıkaran çok yağ versin. Yağ çıkaran istiyor ki, doğru düzgün zeytin gelsin. Ureticiye göre sıkan hırsız, sıkana göre üretici ahlaksız. Ve çatışma başlar.

Entegrasyona dönelim. Çatışma yaşayan iki aktör birbiri ile konuştuğu ve becerebilirse birbirini dinlediği gün çatışma biter. Entegrasyon başlar.

Bundan sonrasını siz kolayca çözersiniz diye düşünüyorum. Olmuyorsa? Lütfen entegrasyon başlığına geri dönün. Evin annesi sizi sistemden çıkarır.

Annesi yoksa?

Tebrikler, bir başka yazıda anlatmak istediğimiz kadını nasıl bir yük altına soktuk , sakatladık, nerede yanlış yaptık konusuna giriş yaptınız.

Not: burada kadın üzerinden bir metafor yarattık. Kadına takılmayın ama

kadına , kadın emeği sözünün anlamına değer verin. Bu da bizi ilk önermeye geri getirir. Kadınlarımız (eşimiz, anamız,kızımız , iş arkadaşımız) mutlu olmazsa biz "mutlu olamayız"!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri