Washington’dan kritik açıklama: S-400'de yüksek tansiyon

S400’le konusunda Türkiye’yi NATO’dan çıkarmakla bile tehditten çekinmeye Washington’dan bir kritik açıklama daha geldi.

Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Sitilides, ABD Başkanı Trump’ın bu konuda çok kararlı olduğunu belirterek “F35’lerin tesliminin engellenmesinin yanında çok cidi ekonomik yaptırımlar var masada. Türkiye bu işin sonunda IMF’nin kapısını çalmak zorunda kalabilir” tehdidini savurdu.

Türkiye ile ABD arasındaki en ciddi kriz başlıklarından biri olan S400’ler konusunda Washington’dan bir tehdit gibi açıklama daha geldi. Daha önce ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanlığını vekaleten yürüten Patrick Shanahan başta olmak üzere ein üst düzey yetkililerin bir çok kez Ankara’yı ‘F35 ve ekomomik yaptırımlar’ ile tehdit etmişti. Aralarında iki partinin önemli senatörlerinin imzasının bulunduğu iki ayrı yasa tasarısı da Senato’da oylanmayı bekliyor. Tasarılar Türkiye’nin Rus hava savunma sistemlerini alması halinde hem F35 programından çıkarılması hem de ekonomik yaptırımlara maruz bırakılmasını öngörüyor.

Krizle ilgili son kritik açıklama yine Beyaz Saray’ın önemli isimlerinden biri olan Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Jogn Sitilides’ten geldi. ABD Başkanı Trump’ın yaptırım konusunda son derece ciddi olduğunu söyleyen Sitilides “Evet şu an üç uçak Florida’daki üste ve burada Türk pilotlar eğitim görüyor. Ancak Türkiye’ye teslim edilmedi bu uçaklar. Ve Ankara S-400 anlaşmasını hayata geçirirse teslim edileceklerini de sanmıyorum” dedi.

Sitilides’e göre Türkiye’nin de üretim ve tedarik zincirinin bir parçası olduğu F35’lerde böylesi bir yaptırım ABD açısından da zararlı sonuçlar doğurabilir fakat bunlara tolere edilebilir kayıplar olarak bakılıyor. 

ABD’li danışman Trump yönetiminin sadece F35’lerin teslimini önlemekle yetinmeyeceğini de söylüyor. Sitilides’e göre Trump’ın masasında çok daha sert seçenekler var: “Başkan Trump Türkiye’yi ekonomik olarak cezalandıracağı konusunda çok kesin konuştu. Türkiye bu tür yaptırımları kaldırabilecek durumda değil. Resmi olarak resesyona girerse, ekonomiyi kurtarmak için IMF’den kredi almak zorunda kalabilir. Kontroldan çıkmış bir enflasyon, denetimsiz bir işsizlik ve çok ciddi bir borç krizi kapınızda. Bence ekonomik olarak Türkiye son 20 yılın en zayıf dönemini yaşıyor. Bu nedenle bence Sayın Erdoğan, iç politikada puan toplamak ya da Türk halkında Amerika ve NATO karşıtlığını körüklemek adına Türk ekonomisinde yıkım yaratmamaya çok dikkat etmeli.” 

ABD’li danışman, Türkiye’nin S400 sistemini alması ancak kullanmaması ihtimalinin olup olmadığını da değerlendirdi; “Bence bu mümkün değil. Bu, Putin ile Erdoğan arasında gelişen ilişkinin olağandışı biçimde ihlali anlamına gelir. Bu alışverişin temelinde Vladimir Putin’in S-400 teknolojisini tehlikeye atmayacağı ve NATO’nun hizmetine açmayacağı konusunda Erdoğan’a olan güveni var. Eğer Türkiye, Rusya’nın zirve teknolojisi olan S-400lerle ilgili anlaşmasını ihlal ederse, bu Rusya-Türkiye ilişkilerinde ciddi bir kırılmaya neden olur.”

ABD’den daha önce de Türkiye’ye S400’yer konusunda çok sert mesajlar gelmişti. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence “Türkiye, S-400 alımını tamamlarsa F-35 programından atılma riskini almış olur ki bu da sadece Türkiye’nin savunma kapasitesini zayıflatmaz, aynı zamanda programa tedarikte bulunan Türk parça üreticilerine zarar vermiş olur” demişti.

Pentagon’un F-35 uçaklarına ilişkin malzeme ve ekipmanın Türkiye’ye sevkini durdurduğunu Türk hükümetine bildirdiğini hatırlatan Pence “Türkiye bir seçim yapmalıdır. Dünya tarihindeki en güçlü askeri ittifakın kritik bir ortağı olarak mı kalmak istiyor yoksa ittifakımızın altını oyan düşüncesiz kararlar alarak bu ortaklığın güvenliğini riske mi atmak istiyor, tercih yapmalıdır” ifadelerini kullanmıştı. 

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 11 Nisan’da yaptığı açıklamade Türkiye’ye S-400’ler yerine Patriot’ları önerdiklerini belirterek “F-35’lerin önemli bir parçasını üreten Türklere şunu söyledik; onlar sadece alıcı veya müşteri değil, F-35’lerin tedarik zincirinin bir parçası durumunda. Eğer S-400’leri alırlarsa bu durumun mevcut olmayacağını açık bir şekilde ilettik” demişti.

Türkiye’nin Rusya’dan satın almayı planladığı ve teslimatının yakında gerçekleşmesi beklenen S-400 füze savunma sistemleriyle ilgili ABD Kongresi’nin üst kanadı Senato’nun Silahlı Hizmetler Komitesi ile Dış İlişkiler Komitesi’nin önde gelen üyeleri yeni bir açıklama yapmıştı. İkisi Demokrat Parti’den, ikisi de Cumhuriyetçi Parti’den dört senatör, New York Times gazetesinde bir görüş yazısı kaleme alarak Türkiye’nin bir tercih yapması gerektiğini savunmuştu. Senatörler bu yazıda S-400’lerin Türkiye’ye teslim edilmesi durumunda Ankara’nın asla F-35 sahibi olamayacağını , ayrıca ABD yasaları ile tanımlanan yaptırımların da devreye gireceğini öne sürmüştü. 

Yine Senato’ya sunulan bir yasa tasarısıyla Türkiye’nin S400’leri alması durumunda F35’lerin tesliminin durdurulması ve Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımla Karşı Koyma Yasası’nı ihlalden ekonomik yaptırımların uygulanması istenmişti.

YUNANİSTAN’IN S300’LERİ MESELESİ

ABD’li danışman Stilides, Türkiye’nin krizde öne sürdüğü Yunanistan’daki S300’ler konusuna da şöyle açıklık getirdi: Bu sistemler NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs tarafından 1997 yılında alınmıştı. Türkiye’nin bataryaları yok etme tehdidi bölgede bir savaşın fitilini ateşleyebilirdi. Bu nedenle bu krizin çözümü için formüller arandı. Nihayetinde Yunanistan ile Kıbrıs bir anlaşma yaptı. Yunanistan S-300leri sahiplenecek ancak konuşlandırmayacaktı. Ege Denizi’nin güneyinde Girit adasında bir hangarda depolayacaktı. Böylelikle Türkiye’nin yok etme tehdidinde bulunacağı bir sistem olmayacaktı ortada. Yani Kıbrıs füzeleri aldı, Rusya parasını kazandı, ama sistem konuşlandırılmadı ve Yunanistan’da yıllarca kapalı kaldı. Rusyar Karadeniz ve Akdeniz’de güçlerini artırınca NATO ülkeleri Rus sistemleri ile başa çıkmanın yollarını aradılar ve adı ve bu sistemlerin, en gelişmiş Amerikan savaş uçaklarıyla ne kadar yenilgiye uğratılabileceğini denedi. Bu nedenle de Yunanistan’daki S-300’leri deneme amaçlı kullandılar. İsrail de aynı şekilde S-300’leri denedi.”

RUSYA DURUMDAN MEMNUN

Öte yandan ABD ile Türkiye arasında giderek artan kriz, Rusya’yı memnun etmiş görünüyor. Rossiya-1 televizyonunda yayınlanan bir programda konuşan Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Moskova’nın ABD’nin Türkiye’ye benzeri görülmemiş baskısına karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıkı duruşunu memnuniyetle karşıladığını söyledi. Peskov “Prensipte egemen olarak, bağımsız bir şekilde hareket edebilen ülkelerin sayısı parmakla sayılacak kadar az. Rusya da, Türkiye de bu ülkeler kategorisinde yer alıyor. Gerçekten de benzeri görülmemiş bir baskı yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeterince sıkı ve otoriter duruşunu memnuniyetle karşılıyoruz” diye konuştu. 

TESLİMAT TEMMUZDA

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz çarşamba günü S-400 füze savunma sistemlerinin teslimatı konusunda, “Nereye gidersek gidelim herkes S-400’ü soruyor. Dışişleri Bakanımıza, diğer bakanlarımıza her yerde S-400 soruluyor; ‘alıyor musunuz almıyor musunuz, niye almıyorsunuz, vazgeçin, bırakın falan.’ Bizler de ‘bu bizim bitmiş bir işimiz, her şeyimiz tamam’ diyerek cevap veriyoruz. S-400 füze savunma sisteminin Temmuz’da teslimi söz konusu idi, belki öne de çekilebilir” demişti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dış Politika Haberleri