Prof.Dr.Mustafa Tözün
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde 05 Şubat 2026 tarihinde en önemli sağlık sorunlarından biri olarak Uyuşturucu ile Mücadele konusunda bir konferans gerçekleştirildi.
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD öğretim üyesi Doç. Dr. Gonca ÖZYURT’un moderatörlük yaptığı programda konuşmacı, konunun duayeni Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İ. Hamit Hancı idi. Dört anabilim dalımızın başkanları da toplantıya iştirak etti.
Konu başlığı: Uyuşturucu Bağlantılı Ölümler idi.
Prof. Dr. İ. Hamit Hancı nın etkileşimli sunumunda; aslında ülke olarak nasıl bir tehdit altında olduğumuzu net sayılarla gördük.
Konunun uzmanları , klinisyenler, adli tıp uzmanları ve biyokimya uzmanları İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hastanesinde en iyi bir şekilde koordineli çalışmanın metodunu tartıştı.
Toplantı sonunda Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Saliha AKSUN, Toksikoloji laboratuvarında uyuşturucu maddelere yönelik tetkiklerin nasıl yapıldığını yerinde anlattı. Teorik ve pratik bilgiler bir araya getirildi.
Bir halk sağlığı uzmanı olarak bize düşen uyuşturucu ile mücadelede risk grubu olan ergen ve genç popülasyona yönelik koruyucu tedbirlerin nasıl iyileştirilebileceğini düşünmek oldu.
Bu yazıda tekrar, ülkemizde uyuşturucu ile mücadelede halk sağlığı tedbirlerine vurgu yapmak amacımızdır.
Sağlığın sosyal belirleyicilerini düşündüğümüzde ülkenin genel sorunlarının zincirleme olarak madde bağımlılığında da riskleri oluşturduğunu görüyoruz.
Bir Halk Sağlıkçı olarak önce durum tespiti, istatistikler:
Dünyada uyuşturucu madde kullanımına bağlı ÖLÜMLER:
- 2019 yılında yaklaşık 500.000 olarak tahmin edilmiştir
(2019 dünya nüfusu: 7,778 milyar)
- 2009 yılına göre %17,5’lik bir artışa işaret etmektedir.
(2009 dünya nüfusu: 6,917 milyar).
Türkiye’de Durum:
- TCK Md. 188 uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
- TCK Md. 191 kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak.
- Türkiye’de toplam olay sayısı 2023 yılında 251,851 iken bunların %82,6’sı TCK Md. 191 ve %15,1 TCK Md. 188 kapsamında suçlardır.
Uyuşturucu ile Mücadelede;
TEMEL KORUMA:
- Dünyada uyuşturucu maddelerin üretilmesinin ve küresel pazarının yok edilmesi: Köklü çözümdür. Gerçekçi olmak gerekirse, bugün için mümkün değil. Suç örgütleriyle mücadele sürdürülecek
- Terörle mücadele: Terör örgütleri, uyuşturucuyu hem ekonomik güç elde etmekte kullanmaya devam ediyor ve edecek. Ayrıca terör örgüte gençleri çekmekte bir yol da uyuşturucu bağımlılığıdır. Uyuşturucu parası örgütleri beslemekte, terör örgütleri uyuşturucu kaçakçılarını korumakta. Buna Narkoterör adı veriliyor
Terör örgütleri emellerine ulaşmak için ülkeyi maddi ve manevi yoldan uyuşturucu ile zarara uğratmaktadır. Terörsüz bir Türkiye için mücadelenin sürdürülmesi uyuşturucu ile mücadele kapsamına da girer.
- Mevzuat Düzenlemesi: Mevcut mevzuatın, sentetik üretilen yeni tür uyuşturucu maddelere göre sürekli gözden geçirilmesi ve yeni yasal düzenlemelerin etkin uygulamaya geçirilmesi sağlanmalıdır.
- Halkın Sağlık Eğitimlerinin Etkin yürütülmesi: Uyuşturucu ile Mücadelede yapılan faaliyetlerin ve korunmaya dair tedbirlerin halkımıza ve özellikle risk grubu olan adölesan (ergen) ve gençlerimize anlatılması gerekmektedir. Halk eğitimi, bilgilendirme etkinlikleriyle başlar. Özellikle ergen ve gençlerimize ulaşılacak yerlerde bu etkinlikler düzenlenmelidir. Amaç sadece bilgilendirme değildir, OLUMLU SAĞLIK DAVRANIŞLARI oluşana kadar EĞİTİM faaliyetleri sürer.
İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ çalışmaları içerisinde uyuşturucu ile mücadeleye yer verilmesi gerekmektedir.
Halk eğitimlerinde insanların toplu bulunacağı yerlerde eğitim faaliyetlerin yaygın sürdürülmesi önemlidir. Örneğin köylerde muhtarlarla iş birliği yapılmalıdır. Camilerde eğitim yapılabilir, Cuma hutbelerine uyuşturucu ile mücadele konusu taşınabilir.
- Aile yapısının korunması: Tarihsel gelişim için içerisinde geniş aile yapısı çekirdek aile yapısını dönüştü. Günümüzde küreselci akıl, çekirdek aile yapısını ortadan kaldırmaya ve bireyci yaşamı özendirmeye çalışıyor. Konutlar 1+1 konutlara evriliyor. Yalnız yaşam özgürlük olarak aşılanıyor. Aile bağlarının tekrar kuvvetlendirilmesi çalışmaları tekrar güçlendirilmelidir. Her şeyin başı eğitim ve eğitim önce ailede başlamaktadır.
- Ülkede Yoksulluk ve İşsizlikle mücadele: Ülkede yoksulluk mücadele, sosyal sınıflar arasında sosyo-ekonomik düzey farkının azaltılması, sosyal devlet olma gereklerinin yerine getirilmesi, gençlerin iyi eğitim alması ve eğitimleri doğrultusunda istihdam edilmesi pek çok sorunun önene geçtiği gibi madde bağımlılığının da önüne geçer. Ekonomik anlamda dengeli gelir, sağlıklıdır. Yoksulluk madde bağımlılığına yönlendirebileceği gibi, aşırı zenginlik ve emek harcanmadan kazanılmış para da zenginlerin ulaşabileceği pahalı uyuşturucu madde kullanımı için risk oluşturur.
- Boşanmalar artıyor! Boşanmaların azaltılması için mücadele: Ülkemizde boşanmalar artmaktadır. Bu da parçalanmış ailelerde yaşayan çocuk sayısının artması demektir. Aile içi maddi ve manevi korunmanın azaldığı bu çocuklar, ebeveynleriyle uygun ilişkiler kurmakta da zorlandıklarında her türlü halk sağlığı tehdidiyle beraber uyuşturucu kullanımı için de risk grubuna dahil olmaktadır.
- Öğrenim Düzeyinin Arttırılması: Gençlerin öğrenim düzeyinin arttırılması ve zorunlu eğitim süresinden sonra da liseye devam etmesi ve üniversite okuması hem bilinçlenme hem de genç sağlığını olumsuz etkileyen pek çok sorundan korunmaya yarayacaktır. Örneğin, genç kızların okula devam etmesi ergen gebelikler ve ergen anneliği önlemektedir.
- Uyuşturucu ile Mücadele Tütün ve Tütün Mamulleriyle olan Mücadeleye Entegre edilmelidir: Ülkemizde yürütülen Tütün ve tütün mamulleri mücadelesinin etkin bir şekilde yürütülmesine devam edilmelidir, MPOWER Stratejisi sürdürülmelidir. Sigaranın diğer uyşturuculara geçişte bir geçiş maddesi olduğu unutulmamalıdır
- Alkol Kullanımının Azaltılması Mücadelesinin Sürdürülmesi: Gençlerin alkole özenmesi ve kullanmaya başlaması tütün ve tütün mamullerine ulaşımı ve başlamayı da tetikler. Bunlar iç içedir. Tütün ürünleri evlerde, bireysel ve günün her saati kullanılabilir. Bununla beraber alkolün, alkol tüketilen eğlence merkezlerinde ve gece vakitlerinde tüketilmesi de söz konusudur. Bu da uyuşturucu maddeye ulaşılabilecek sosyal ortamlara girme riskini arttırır.
- Fiziksel Aktivite ve Yeterli Dengeli Beslenme Programlarının Etkin Yürütülmesi: Gençlerin tütün ve tütün mamullerinden olduğu gibi alkolden de uzak durması için “Sağlıklı Yaşam Programları”nın etkinliği artırılmalıdır. Gençler SPOR’a özendirilmelidir. Spordan kasıt, sadece profesyonel meslek olarak spor değildir. Sağlıklı yaşam için spor yapmak esastır. Bunun adı “Fiziksel Aktivite”nin arttırılmasıdır. Fiziksel Aktivitenin arttırılması programı yeterli-dengeli BESLENME programıyla entegre olmalıdır.
BİRİNCİL KORUMA:
- Uyuşturucu kullanımında Ergenler ve Gençler risk grubudur. Ergen ve Genç Sağlığı alanında yapılacak çalışmalar uyuşturucu ile mücadelede temel korumanın içerisindedir. Bazı temel konu başlıklarını sıralayalım:
- Cinsel özgürlük konusu: Bireysel özgürlükler içerisinde cinsel özgürlük konusunda ergen ve genç sağlının çok önemli bir konusudur. Gençlerin toplum ve toplum sağlığı bilinci ve sorumluluğu arttırılmalıdır. Cinsel özgürlük sınırlarının belirlenememesi, cinsel partnere şiddet, aile içi şiddet gibi sorunlarla karşımıza gelirken şiddete meyil ile madde bağımlılığı arasındaki pozitif yöndeki ilişki de madde bağımlılığını arttırmaktadır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile mücadele de bu konunun diğer bir parçasıdır. Aile kurmak ve evlilikler gençler arasında özendirilmelidir.
- Cinsel kimlikler konusu: Biyolojik cinsel kimlikler (kadın ve erkek) dışında diğer toplumsal cinsiyet kimliklerin toplumda kabul görmesi hassas bir konudur. Özellikle gençler için cinsel kimlik nedeniyle yaşanacak toplumsal dışlanma ve etiketlenme madde bağımlılığına sürüklemeye yol açabilir. Özellikle gençlere yönelik, Üreme Sağlığı eğitimlerinde cinsel kimliklere yaklaşım ile madde bağımlılığı arasında ilişkinin de konu edilmesi mücadelede olumlu etki sağlayacaktır.
- Gençlerde saldırganlık davranışları ve intihar: Saldırgan davranış tutumunda ergenler ile intihara meyilli olan ergenlerin tespiti önemlidir. Bunun için ilköğretim okulları ve liselerde rehberlik hizmetinin kalitesi ve etkinliği arttırılmalıdır. Okullar ailelerle sıkı ilişki içerisinde olmalıdır ve saldırganlığa meyilli olan çocukların psikolojik danışmanlığa sevk edilmesi sağlanmalıdır. Psikolojik danışmanlık, ailelerin ve okulun fark edemediği bir durumu, çocukların madde bağımlılığına meyilli olup olmadığını da ortaya çıkaracaktır.
- Yoksul ve Asayiş Sorunu Yaşanan Mahallerde Güvenlik Önlemleri arttırmak: Özellikle gecekondu mahallerinde, metruk binaların bulunduğu yerlerde uyuşturucu satıcılarının faal olduğu bilinmektedir ve her türlü güvenlik önleminin arttırılması gerekmektedir.
- Suç Gelirleriyle Mücadele: Suç gelirlerinin aklanması tanımı; yasa dışı yollardan elde edilen her türlü gelirin değerini mümkün olduğunca koruyarak, yetkili kişilerin dikkatini çekmeyecek şekilde gizleyerek ve kanunlara uygun olması için bu gelirin kanuni gerekçe kazanmasını sağlayarak başka varlıklara dönüştürülmesidir (2). Bu suç ile mücadele görevi Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK)’a verilmiştir.
- Uyuşturucu Trafiği ile Mücadele: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 48. maddesinde uyuşturucu/uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağına ilişkin yaptırımlar, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinde ise trafik görevlilerince sürücülerin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik işlemlerin usul ve esasları düzenlenmiştir. Bununla beraber uyuşturucu kaynaklarının finans gücü yüksektir. Hava yolu, deniz yolu kaçakçılığı için önlemler arttırılmalıdır.
- Mücadele ile ilgili yeni projeler üretilmesi: Bu bağlamda Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Bilgi Teknolojileri Daire Başkanlığı tarafından 26 Eylül 2018 tarihinde hayata geçirilen UYUMA projesi sayesinde, bildirim yapan kişinin konum bilgisinin alınması ile 112 Acil Çağrı Birimleri koordinesinde en yakın kolluk birimine aktarılması sağlanarak, olaylara daha hızlı müdahale edilmektedir.
SEKONDER KORUMA:
- Sekonder Koruma hastalığın /Sorunun başlangıç evresinde tanı konulup sorun ilerlemeden çözüme gidilmesini ifade eder. Bunun için genel olarak sağlık taramaları ve periyodik muayeneler önerilir.
- Erken Uyarı Sistemi: Erken Uyarı Sistemi’nin kurulması da sekonder koruma içerisinde ele alınabilir:
- TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi) Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2024’de Erken Uyarı Sistemi hakkında şu bilgiler yer verilmiştir:
- “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yayılan yeni psikoaktif maddeler ile mücadele, 2006 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan ve 2008 yılında tam anlamıyla hayata geçirilen TUBİM Erken Uyarı Sistemi (EWS: Early Warning System) Ulusal Çalışma Grubu aracılığıyla yapılmaktadır. Yılda en az 2 kez düzenli olarak toplanarak faaliyetlerine devam eden Erken Uyarı Sistemi içerisinde Adalet, Sağlık, Tarım ve Orman, Ticaret Bakanlıkları, EGM, JGK, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Üniversiteler ve ilgili diğer kurumlardan temsilciler bulunmaktadır.
- EWS kapsamındaki kurumlar ülkede yeni bir madde ile karşılaştıklarında Yeni Psikoaktif Maddeler (uyuşturucu, uyarıcı, halüsinojen, v.b. maddeler) İçin Rapor Formunu doldurarak TUBİM’e göndermektedir. (…)
- Bu aşamada 2008 yılından 31 Aralık 2023 tarihine kadar toplam 1.045 yeni psikoaktif madde 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun kapsamına alınmıştır. 2313 sayılı kanun kapsamına alınan maddelerin dağılımına bakıldığında; sentetik kannabinoidlerin %31,4 (328), sentetik katinonların %19,2 (201) ve feniletilamin grubu maddelerin %13 (135) ön plana çıktığı görülmektedir.” (2).
- Aile Hekimlerinin Görevleri: Aile Hekimliği bugün Türkiye’deki sağlık sistemi içerisinde birinci basamak sağlık hizmetini karşılamaktadır. Her vatandaşın bir aile hekimi vardır (Doğrusu; Her vatandaş bir Aile Hekimliği Birimi’ne kayıtlıdır). Aile Hekimliği yılda bir kez tüm kayıtlı kişilerini görmek, muayene etmek ve durumlarından haberdar olmakla yükümlüdür. Aile hekimleri özellikle ergen ve genç kişilere yönelik yürütmekte oldukları çalışmalarda Madde bağımlılığına meyil yönünden taramalarını da gerçekleştirirlerse erken teşhis sağlanabilir.
- İşyeri Hekimlerinin Görevleri: Aynı şekilde verdikleri hizmetin tamamına yakını KORUYUCU Sağlık Hizmeti olan işyeri hekimleri, hizmet verdikleri işyerlerinde çocuk-ergen-genç işçilere yönelik çalışmalarında madde bağımlılığı konusunda etkin faaliyetler yürütmelidir.
TERSİYER KORUMA:
- Madde bağımlılığı kullanıcılarda sekellerin oluşması durumunda verilecek rehabilitasyon faaliyetlerini içerir. Bu koruma düzeyi Tedavi edici hizmetler ile birlikte ele alınabilir.
TEDAVİ:
Uyuşturucu madde kullanım şüphesinde ÇEMATEM ve AMATEM’e başvurulmalıdır.
- ÇEMATEM (Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri): Madde bağımlılıklarından kurtulmak isteyen çocuklarımıza tedavi hizmeti sunulmaktadır. Psikoterapiler, danışmanlık hizmetleri, eğitimler, el sanatları, sportif faaliyetler vb. gerçekleştirerek gençlerimizi bu bağımlılıktan kurtarmak amaçlanmıştır.
-
AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi): 18 yaş ve üzeri Alkol/ Madde kullanım bozukluğu olan kişilerin tedavilerinin yapıldığı ayakta ya da yataklı tedavi hizmeti sunan bir merkezdir.
Sadece bağımlı kişilere hizmet vermek için kurulan AMATEM alkol ve madde bağımlılığı bulunan kişilerin tedavi olmasını ve aynı zamanda da bu tarz bağımlılıkların önüne geçilmesini sağlamayı hedefler. Bu hedefe yönelik kapsamlı danışmanlık, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin verildiği kurumlardır (3).
**
Görüldüğü gibi bütün konular zincirleme birbirine bağlı. Başarı, eğitimli bir toplum olmakta ve İYİ YÖNETİMDE saklı!
Kaynaklar:
- Emiral, G. Ö., & Gökler, M. E. Madde Kullanım Bozukluklarının Küresel Sağlık ve Sosyal Etkileri. Turkish Medical Journal, 9(3), 126-132.
- TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi) Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2024.
- Derman, O., Kanbur, N., & Akgül, S. (Eds.). (2018). Gençlerde Madde Kullanımının Önlenmesi. Akademisyen Kitabevi.
- Hancı İH, Demirbaş H. Uyuşturucu ile Mücadelede Bilim. 2022, Nobel Yayınevi