Unrwa Sözcüsü Fowler'dan Refah Sınır Kapısı'ndan İnsani Yardım Girişine İzin Verilmesi Çağrısı

UNRWA İletişim Direktörü ve Sözcüsü Jonathan Fowler, Gazze Şeridi'ndeki insani krizin sona ermesi için ivedi şekilde Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'ndan da insani yardım girişine izin verilmesi gerektiğini söyledi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) İletişim Direktörü ve Sözcüsü Jonathan Fowler, İsrail'in Refah Sınır Kapısı'nı yaya geçişlerine açmasına rağmen insani yardım girişine izin vermemesini, Gazze'deki insani durumu ve Tel Aviv yönetiminin UNRWA'ya yönelik yasaklayıcı politikalarını AA muhabirine değerlendirdi.

Gazze Şeridi'ndeki insani durumda 2025 yazına göre bir iyileşme olduğunu fakat bu iyileşmenin "eşi görülmemiş bir seviyeye göre biraz düzelme" ifade ettiğini dile getiren Fowler, durumu şu şekilde tasvir etti:

"Daha fazla yardım geldi, daha fazla ticari malzeme geldi, ancak bunların hiçbiri insan yapımı krizin yol açtığı hasarı telafi etmeye yetmiyor. Hâlâ aç çocuklar görüyoruz. Hâlâ, sahadaki büyük insani ihtiyaçları karşılamak için gelen tıbbi malzemelerin çok az olduğunu görüyoruz. Hastalıkların yayılmaya devam etmesi, sağlık ve su sistemlerinin çökmesi, barınma malzemelerinin tamamen yetersiz olması."

Fowler, İsrail'in Gazze'ye girişine izin vermediği barınma malzemelerinin önemine dikkati çekerek Gazze'deki Filistinlilerin buldukları plastik parçalarıyla, şiddetli yağmurlar nedeniyle su basan yıkık binalarda yaşadıklarına, bu binaların da çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna ve hâlen soğuk hava koşullarının ölümlere yol açtığına işaret ederken ateşkes başladığında uluslararası yardımın artacağına dair büyük umut oluştuğunu ancak bu sözün tutulmadığını vurguladı.

"İsrail sadece 200 kamyon yardım girmesini istiyorsa, bu korkunç bir şey"

İsrail ordusunun anlaşmanın ikinci aşamasında Gazze'ye girecek insani yardım miktarının 600 kamyondan 200'e düşürülmesini istediği yönünde basında çıkan haberlere ilişkin soruya cevap veren Fowler, "Asla kamyon sayma oyununa girmemeliyiz. Ama açıkçası, İsrailli yetkililer gerçekten sadece 200 kamyon girmesini istiyorsa, bu başlı başına korkunç bir şey." ifadelerini kullandı.

Fowler, günde 600 kamyon yardımın Gazze'deki halkın hayatta kalabilmesi için asgari miktarı belirten bir referans noktası olduğuna dikkati çekerek, vadedilen bu yardım girişinin altında kalındığını, girecek araç sayısına ve yardım türlerine kısıtlama getirildiğini söyledi.

Sınır geçişlerinde de insani yardım için çalışma saatlerine kısıtlamalar getirildiğini belirten Fowler, Refah Sınır Kapısı'nın yaya geçişlerine kısıtlı şekilde açılmasına rağmen İsrail'in buradan insani yardım girişine izin vermemesine değinerek "İhtiyacımız olan şey, insani yardım için tüm sınır geçişlerinin açılmasıdır. Büyük bir ölçek artışına ihtiyacımız var. Kısıtlamaların kaldırılmasına ihtiyacımız var." diye konuştu.

Fowler, Gazze'de ekonominin canlandırılmasının bir gereklilik olduğuna, fakat ticari tedarik ile insani yardımın birbirine karıştırılmaması gerektiğine işaret etti.

İnsani yardım operasyonunun önemi

İsrail'in Mart 2025'ten Mayıs 2025'e kadar Gazze'ye insani yardım girişini yasakladığına ve daha sonra Gazze İnsani Yardım Vakfı'nı kurduğuna işaret eden UNRWA Sözcüsü, Gazze'deki Filistinlilerin bu vakfın dağıtım merkezlerinde yardım almaya çalışırken hayatlarını kaybettiğini ve sonunda ateşkesin başlamasıyla faaliyetlerinin durdurulduğunu kaydetti.

Fowler, ateşkesle birlikte UNRWA'nın yardım yasağının kaldırılmamasının, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki en büyük insani yardım kuruluşuna izin vermemek için yaptığı siyasi bir seçim olduğunu dile getirdi.

UNRWA'nın Gazze Şeridi'ne gitmek üzere büyük miktarda yardımı hazır bulundurduğunu aktaran Fowler, insani yardım operasyonunda büyük bir tecrübeye sahip olduklarına işaret ederek "Bununla birlikte, insani yardım operasyonları sadece yardım malzemeleriyle ilgili değildir. Yardım malzemeleri elbette çok önemlidir. Ancak bu operasyonlar, sahadaki çalışmayla ilgilidir." ifadelerini kullandı.

Fowler, İsrail'in UNRWA'ya karşı büyük bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü ve bu kampanyanın devletleri etkileyerek finansman konusunda sorunlar yaşanmasına neden olduğunu belirtti.

İsrail'in geçen hafta UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan merkezini basarak yıkmasının tüm BM sistemine karşı atılmış bir adım olarak uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurgulayan Fowler, söz konusu tesisin dokunulmazlığı olmasına rağmen ele geçirilerek yıkılmasının İsrail'den dünyaya verilen bir mesaj olduğuna dikkati çekti.

Fowler, Tel Aviv yönetiminin sivil toplum kuruluşlarına (STK) getirdiği kısıtlamalara değinerek sözlerini şöyle tamamladı:

"STK'ların karşı karşıya olduğu durum, sahadaki insani yardım aktörlerinin faaliyetlerini, tercih edilen birkaç aktörle sınırlandırma çabasının bir parçası. Diğer bir deyişle, ilkelerden ödün verecek olanlar. Örneğin, uluslararası insani hukukun ihlal edildiğini gördüklerinde sesini çıkarmayanlar."

Muhabir: Faruk Hanedar

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri