Ünlüler, Uyuşturucu ve Gençler: Yanlış Mesajın Anatomisi

Son günlerde Türkiye’de bazı tanınmış isimlerin uyuşturucu suçlamalarıyla gözaltına alınması, yalnızca adli bir mesele olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir mesaj sorunu olarak da ele alınmalıdır.

Prof.Dr.İ.Hamit Hancı -Av.Dr.Alp Aslan

Son günlerde Türkiye’de bazı tanınmış isimlerin uyuşturucu suçlamalarıyla gözaltına alınması, yalnızca adli bir mesele olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir mesaj sorunu olarak da ele alınmalıdır. Sorun toplumsal olarak yalnızca “kim ne yaptı?”ya değil;
"gençler bu görüntülerden ne anlıyor?" a odaklanmalıdır.

Birleşmiş Milletler bünyesinde uzun yıllar uyuşturucu politikaları üzerine çalışmış merhum Hamid Ghodse'nin daha 2008'de Birleş Milletler'de
vurguladığı bir gerçek var: Ünlülerin uyuşturucu kullanımı, özellikle gençler açısından normalleştirici ve hatta özendirici bir etki yaratabilmektedir.

Bu süreçlerde sorun, uyuşturucunun kendisinden çok, onun görünürlük kazanma biçimine evrilme tehlikesi içermektedir.

Gençlik, kimlik arayışının ve rol model seçiminin en kırılgan olduğu dönemdir. Müzisyenler, oyuncular, sosyal medya figürleri; yalnızca eğlence dünyasının aktörleri değil, aynı zamanda davranış kalıpları üreten sembolik figürlerdir. Bu kişilerin uyuşturucuyla ilişkilendirilmesi, hele ki bu ilişki “cool”, “asi” ya da “bedel ödenmeyen bir hata” gibi sonlanıyorsa, gençler açısından ciddi bir algı sorunu doğabilmektedir.

Burada kritik nokta şudur: Hukukun işlemesi ile hukukun nasıl görünür olduğu aynı şey değildir.
Bir ünlünün gözaltına alınması ilk bakışta “caydırıcılık” gibi algılanabilir. Ancak süreç şeffaf, tutarlı ve eşitlikçi değilse; yani kamuoyu, “ünlüler için ayrı, sıradan gençler için ayrı bir hukuk ve cezasızlık" gibi izlenim edinirse, bu caydırıcılık hızla tersine döner.

Gençlerin zihninde şu soru belirir:
“Demek ki bu işler o kadar da ciddi değilmiş!.”

Asıl tehlike tam da burada başlar. Uyuşturucu, sağlık ve güvenlik açısından son derece yıkıcı sonuçlar doğurmasına rağmen, sembolik düzeyde sıradanlaşır. Medyada tekrar tekrar dönen görüntüler, isimler ve sansasyonel başlıklar; farkında olmadan uyuşturucuyu gündelik hayatın bir parçası gibi sunar.
Gençler için mesaj net olarak şuna dönüşebilir: “Herkes yapıyor.”

Oysa yapılması gereken tam tersidir.
Uyuşturucu ile mücadelede en etkili araç, sadece polis tedbirleri ya da yargı süreçleri değil, toplumsal anlam üretiminin doğru kurulmasıdır. Ünlülerin karıştığı olaylar, magazinleştirilmeden, romantize edilmeden; “skandal” dili yerine kamusal sorumluluk çerçevesinde ele alınmalıdır.

Gençlere verilmesi gereken mesaj açıktır:
Uyuşturucu, statü ya da ünle meşrulaşan bir “hata” değildir; bireysel düzeyde bedeli olan, sağlığı ve geleceği tehdit eden ciddi bir toplumsal sorundur.

Aksi hâlde, bugün birkaç ünlünün gözaltı görüntüsü üzerinden tartıştığımız şey, yarın çok daha geniş bir gençlik kitlesinin sessizce kaybolması olacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri