Üçüncü Kuşak Ressam Kentteki Tarihi Eserleri Tuvaline Taşıyor

Kayseri'de ressam bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi 38 yaşındaki Muhammed Emin Gürpınar, kentteki tarihi eserleri çizimleriyle ölümsüzleştiriyor

Kocasinan Belediye Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde grafiker olarak çalışan Gürpınar, kentin bilinen ressamlarından dedesi Hüseyin Gürpınar'ın, babası Arif Sami Gürpınar'a aktardığı sanatı üçüncü nesil olarak sürdürüyor.

Yaklaşık 5 yılda kentteki 26 tarihi eseri teknik kalemle tuvaline aktaran Gürpınar, çizdiği eserleri biraz daha artırarak sergi açmayı planlıyor.

"Ailede herkes bir şekilde resim sanatıyla ilgileniyor"

Muhammed Emin Gürpınar, AA muhabirine, dedesinin 1963'te Pazarören Köy Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra öğretmen olarak Kayseri'ye geldiğini söyledi.

Dedesinin şehre geldikten sonra resim sanatına daha çok vakit ayırdığını belirten Gürpınar, "Dedem Kayseri'de resim sanatını icra eden nadir insanlardan birisiydi. Kayseri'nin ilk ressamlarından birisi diyebiliriz. Bu beceri dedemden çocuklarına, babamdan bana ve kardeşlerime aktarıldı. Ailede herkes bir şekilde resim sanatıyla ilgileniyor." dedi.

Yaklaşık 5 yıl önce Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'ın da tavsiyesiyle kentteki tarihi eserleri çizmeye başladığını anımsatan Gürpınar, şöyle konuştu:

"Kayseri, zaten yaşayan bir açık hava müzesi gibi. Roma'dan Selçuklu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan da günümüze gelene kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyan bir kentte yaşıyoruz. Bunları çizmek benim için de bir ayrıcalık oldu. Taş yapıların birer hafızası olduğuna inanıyorum. Bu hafızayı kağıda, resme taşımak çok güzel bir duygu. Resim sanatının aynı zamanda belgeleyici bir yönü de var. Biz bu çizimlerle tarihi eserlerimizi kalıcı hale getirmek istiyoruz. Umarım bütün yapılar sağlam bir şekilde ayakta durur, resimlerle de bunu ölümsüz hale getiriyoruz."

"Kayseri'deki tüm tarihi eserleri çizmek istiyorum"

Gürpınar, bir eseri çizmeden önce bulunduğu bölgede keşif yaptığını, Kayseri'de hemen hemen bütün tarihi yapıları gezdiğini anlattı.

Tarihi yapılara dair mimari özellikleri araştırdığını ifade eden Gürpınar, "Çizmeye değer bulduğum, benim için önem arz eden eserleri çizmeye başladım. Bazı eserlerin önünde saatlerce eskiz alıyorum. Bazılarının da fotoğraflarını çekip atölyemde çiziyorum. Çizimlerde teknik kalemler kullanıyorum. Mürekkeple eserlerimi oluşturuyorum. Çalışmalarıma devam ediyorum. Kayseri'deki tüm tarihi eserleri çizmek istiyorum. Boş vakitlerde tarihi eserleri geziyorum. Çizmek istediklerimi listeme alıyorum. İnşallah bir gün hepsini çizmiş olacağım." diye konuştu.

Gürpınar, bu eserler arasından kendisini en çok uğraştıran ve aynı zamanda da en çok beğendiği çizimin Selçuklu Uygarlığı Müzesi'nin giriş kapısı olduğunu vurguladı.

Bu esere çok vakit ayırdığını belirten Gürpınar, "Buranın taç kapısını resmederken çok uğraştım çünkü muhteşem detaylar var. Onu birebir kağıda çizmek gerçekten çok zordu ama en çok beğendiğim çizimim de bu oldu." dedi.

Bir çizimin birkaç ay vaktini aldığını aktaran Gürpınar, ileride sergi açmayı düşündüğünü sözlerine ekledi.

Muhabir: Sercan Küçükşahin

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür Sanat Haberleri