ÜÇÜNCÜ BİN YILDA ASYA HRİSTİYANLAŞACAK MI? ( 2)

Nuray Başaran

Birinci bölümde yazdığımız tarihsel süreç bugünlere ışık tutuyor. Hani  ‘neler oluyor?’ deyip cevabını bulamadığımız bir çok konu anlamlanıyor, netleşiyor.
Bu nedenle ,  Türkiye’de Bizans’ın yeniden doğuşunu gündeme getirecek plan olarak,  Vatikan’ın yeni Bizans Projesi bölgede  Türk topraklarında yeniden hortlatılmaya çalışılmaktadır. 
Vatikan destekli Patrikhane Anadolu’daki tüm Hristiyan kiliseleri destekler ve örgütlerken aynı zamanda Hristiyan Rusya ile de belirli bir yakınlığı örgütlemektedirler.
Yani ne Papa’nın Irak ziyareti, ne de Yunan-Rus din kardeşliği….
Son dönemde dünya ve Türkiye üçüncü bin yıla girerken,  Hristiyanlığın da yeni Bizans Projesi doğrultusunda İstanbul ve Hatay üzerinden Asya topraklarına yeniden bir giriş denemesine yönelmiştir. 
Rusya tarihi içinde Ruslar Hristiyanlaşırken Ruslara karşı Türklüğü Anadolu’ya getirenler,  Hristiyanlara karşı olan Hazar Musevileridir. 
Tarih boyunca Hristiyanlık güçlü batı devletlerinde geçerli olduğundan,  o emperyalist batı devletleri Ortadoğu’ya girmek istemiş ama Osmanlıya rağmen başarılı olamamışlar.  Daha sonra Ümit Burnu’ nu geçerek İngiliz- Fransız –Portekiz- Hollanda ve ispanya gemileri Afrika ve Asya kıyılarını dolaşarak buradaki şehirlere Hristiyanlığı yaymaya çalışmışlardır. Fakat daha sonraki gelişmeler,  insanlığı Doğu Avrupa’dan 2 büyük dünya savaşına sürüklediği için , batılı güçler kendi aralarında dünya hakimiyet kavgası verirken,  Afrika ve Asya’nın doğu kıyılarına yönelik girişimler etkisini kaybetmiştir. Bu bölgelerdeki Hristiyanlık sahil şeridi işle sınırlı kaldığı için,  iç bölgelerdekiler Hristiyanlıktan uzak kaldığı için,  yerel dinler devrede olmuştur. Afrika’nın güney yarısı Hristiyan olurken,  kuzey Afrika’ya İngilizler Osmanlıların girmesini desteklemişlerdir. (ingiltere’deki Yahudilik etkisi) 
Batı emperyalizmi Ortadoğu’ya geldiğinde karşısında Müslüman Osmanlının ordusuyla karşılaşmış,  bir Hristiyan- Müslüman çatışmasında Osmanlı yıkılınca;  İngiltere ve Fransa öncülüğünde,  Hristiyan hegamonyası Ortadoğu’ya gelmiştir. Rusların 1878 ‘de Kafkasya’ ya girmesi üzerine,  İngilizler de Kıbrıs’a girmişler ve bölgede kalıcı olup bir daha Kıbrıs’tan çıkmamışlardır.
İngiliz ve Fransızlar,  merkezi coğrafyada Hristiyan batının ihtiyaçları doğrultusunda Ortadoğu’yu düzenlerken,  Kıbrıs üzerinden Filistin’e gelen Yahudi göçmenler, üçüncü kez tarihte İsrail devletini kurmuşlardır. 
Yahudilerin 20. Yüzyılda Ortadoğu’ya gelerek önce İsrail’i kurup sonra da bunu büyüterek Büyük İsrail devletine dönüştürmeleri,  dünyanın merkezi coğrafyasına giren Hristiyanların önünü kesmiştir.
Bugün gelinen yeni aşamada , tarihin devam ettiği ve tarihsel süreç içersinde Afrika, Avrupa , Amerika’ya -3 kıtaya- yayılan Hristiyanlığın ikibinli yılarda artık Asya’ya da girerek,  Asya’yı da Hristiyanlaştırmak istediği görülmektedir. 
Bugün Gökçeada da varlığını koruyan Rum nüfus,  Doğu Anadolu’da varlığını koruyan Ermeni nüfus,  Hristiyanlığın öncü güçleri olarak eski  Bizans topraklarında varlıklarını korumaya ve bunu geliştirmeye yeniden bu topraklarda Bizans İmparatorluğu kurarak,  merkezi coğrafyada Hristiyan gücünü koruyarak,  Orta Asya’nın Müslüman ve farklı dinlerden oluşan coğrafyasını batının denetimi altına almaya çalışmaktadırlar.
 Bugün Amerikan emperyalizmi  doğu Avrupa ve balkanlardan hareket ederek Karadeniz ve Akdeniz bağlantılı merkezi coğrafya topraklarını işgale yönelmesiyle,  tarihin tekerrür ettiğini ve bugün karşı karşıya kaldığınız bu son durunum yine geçmiş dönemlerden gelen bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. 
Yeniden Hristiyanların Hristiyan Amerikan ordusuyla Asya’da Aatikan’ın insiyatifi çizgisinde yeni bir Bizans arayışı bugün eskisi gibi geçerli olamaz. Özellikle İslam ülkelerinin uyanması ve Türkiye’nin bölgenin en gelişmiş ülkesi olarak bulunduğu bölgenin komşuları ile güvenliği için dayanışma içine girmesi üçüncü bin yılda da Asya’nın Hristiyan olmasına izin vermeyecektir. 
Bu konuda hem bölge devletleri,  hem de ikibin yıl sonra gelip Ortadoğu’ya yerleşen 3. İsrail Devleti karşı çıkmaya devam edecektir. 
Avrupa’nın Hristiyanlaşmasına karşı,  Endülüs ve Balkanlarda Musevilerle işbirliği yapan Müslümanlar,  bugün çağdaş bir devlet olarak laik Türkiye’nin öncülüğünde,  yeni bir haçlı seferine izin vermeyecektir. 
Ortadoğu’yu kaybeden  Hristiyanlar,  zamanla geri dönmek için 15 Haçlı Seferi düzenleyip geri alamamışlardır. 16. bir haçlı seferinin aynı doğrultuda başarısızlıkla sonuçlanacağı ortadadır. 
Türkiye,  Hristiyan  ve İslam coğrafyasının ortasında laik bir devlet olarak varlığını korurken,  dünyanın merkezi coğrafyasında bir din savaşına yeniden izin vermeyecektir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.