Tercihler ve Ortak Yaşam

Yıldıray ONUKAR

-Sen hala bu doğayı kirleten dizel arabaya mı biniyorsun?

-Manyak mısın oğlum , deli gibi pedal çeviriyorsun? Al bir elektrikli bisiklet kurtul.

-Kardeşim çaya niye şeker koyuyorsun?

-Şu ağaçlara yazık değil mi, budama şunları.

-Aşureye incir koyulmaz, vazgeç artık!

-Konvansiyonel tarım kötüdür, organik tarım yapın. Hepimizi zehirlediniz. Toprağı da mahvettiniz.

Örnekler o kadar çok ki. Hepsi kişinin tercihi ile ilgili. Öyle mi?
Peki neden tercihini dayatmacı bir dille dayatıyorsun??? Karşındakinin tercih hakkı yok mu?

Velev ki haklısın, bu dayatmacı dili hangi hak ile kullanıyorsun? Bu hakkı nereden,kimden aldın?
...
Doğrular her zaman tercihlere yansımaz. Bazen alışkanlıklar, gelenekler, hatta kişisel inat baskın gelir. Yaşam hakkınızı tehdit etmedikçe, sabır ve anlayış beraber yaşamın sigortasıdır. Birbirine dayatma olduğu sürece ne uzlaşma olur, ne de diyalog. Sadece toplumsal birliği zedeler, bitmeyen küslükler aleminde akıntıya kürek çeker, hiçbir yere varmazsınız.

Insan yaşamı seçenekler yaratır. Ama her insan o seçeneklere hazır değildir. Örneğin ben hala yüzlerce müzik kaseti ile yaşamayı tercih ediyorum. Aradığımı bulmak zor oluyor bazen ama bu benim tercihim.
...
Sosyal, toplumsal paradokslar bizimle beraber var olurlar. Ta ki gerçekler acımasız yüzünü gösterip bizi seçeneksiz (tercihsiz) bırakana kadar.
Örneğin ailenizden pek çok kişiyi tarım zehirinden yitirmişseniz (ve bu

gerçekle yüzleşip kabul etmişseniz) artık konvansiyonel tarım sözcüğünün lügatınızdan çıkma zamanı gelmiştir. Yada dizleriniz artık sizi taşıyamıyorsa çok sevdiğiniz bisikletiniz ile vedalaşma zamanı gelmiştir. Bu bisikleti kötü yapmaz ama muhtemeldir ki sizde artık "bırak şu bisikleti" diyenler arasına katılacaksınız...

Demem o ki nasıl birilerimiz Manhattan'ın devasa gökdelenlerinde yaşama hayali kurarken birileri kırsalda asansörsüz yaşamı önceliyorsa, yada biri balığı ızgarada severken bir diğeri saatlerce olta başında beklerken mutlu oluyorsa tercihleridir insanı zengin kılan. O tercihlerimiz bize ait olan kısmıdır. Beraber geçirilen saatlerde o tercihlerin dayatması olmaz. Balık tutmayı sevmiyorsanız balığa gitmeyin, gidip te kafa ütülemeyin.

...
Yazı uzadı, baǧlayalım.
Tercihler her zaman vardır ama kimse sizin tercihinizi beğenmek zorunda değildir. Zaman seçenekleri eler. Yerine yeni seçenekler gelir. Ama sizin ve yaşam paydaşlarınızın yoğun bombardımanın altından kafanızı çıkarıp o seçeneği görmeniz gerekir. Yapmazsanız? O tercihler varken hep beraber enkaz altında biri sizi çıkarsın ve kendi belirlediǧi bir başka belirsizliğe götürsün diye beklersiniz. Ama bunu yaparken orada beklemeyi seçeni de zorlamayın, belki de o haklıdır

Sonuçta her tercihin yüzleşilecek bir de sonucu var.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.