Tatlı Su Kaynakları Sonsuz Değil !

Dursun Yıldız

Dünyamızın tatlı su kaynaklarının dünya yüzeyine nüfusla birlikte eşitsiz dağıldığı ve artan ihtiyaçlar dikkate alındığında su kaynaklarının bölgesel olarak yere ve zamana göre sonlu kaynaklar olduğu söylenebilir.

Su kaynakları dünya yüzeyine eşitsiz bir şekilde dağılmış durumda ve iklim değişikliği ,nüfus artışı, kentlere göç ve kirlilik baskısı altındadır.20nci yüzyılın ortalarından bu yana özellikle gelişmekte olan ve azgelişmiş ülkelerdeki hızlı nüfus artışı tatlı suya ulaşamayan ve sağlıklı bir çevrede yaşayamayan nüfusun da artmasına neden olmuştur. Halen 2 milyara yakın insan temiz suya ulaşım zorluğu çekmekte ve sağlıklı bir çevre imkanından uzak olarak yaşamaktadır.

Doğal Kaynakların ve Doğal Hayatın Sınırını Zorluyoruz !

Dünyadaki mevcut kaynaklarımız, yılda 12 milyar insanı besleyebilecek durumda. Ancak, dünya genelinde 1 yılda üretilebilen kaynaklar 1970'li yıllardan bu yana maalesef her yıl daha da erken tükeniyor.Kaynak kullanımı açısından bilim insanları artık her yılın yarısından hemen sonra bir sonraki yılın mahsulünden tüketmeye başladığımızı açıklıyor. Bu tarih her yıl hızla öne çekiliyor. Doğanın yeniden üretim için belirli periyodlarda kendini yenilemesi gerekiyor. Ancak üretilenden fazla tüketerek, doğaya kendini yenilemesi için gerekli zamanıbırakmıyoruz.

Uzun zamandır daha çok tüketim için doğal kaynaklarımızın sınırlarını zorluyoruz.Su kaynaklarımız da buna dahildir.

Ülkemizde ve dünyada su kaynaklarının yaklaşık %70’itarımsal sulamada kullanılıyor . Dünyanın toplam gıda üretiminin yaklaşık %40’ı sulu tarım yapılan arazilerdeüretiliyor. Sulu tarım, ortalama olarak, yağmurla beslenen tarıma göre birim arazi başına en az iki kat daha verimlidir. Daha yoğun üretime ve ürün çeşitliliğine olanak tanır.İklim değişikliği etkileri arttıkça sulu tarım ihtiyacı ve dolayısıyla su ihtiyacı da artacaktır.

Bu nedenle başta tarımsal sulama olmak üzere suyun tüm sektörlerde daha verimli bir şekilde kullanımı akılcı ve planlı olarak yönetimi çok daha önemli hale gelmektedir.

Su dengesi bozulursa …..

Bu amaçlara bakıldığında Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanmasında suyun çok önemli bir role sahip olduğu görülmektedir. 6ncı Sürdürülebilir kalkınma hedefi olarak kabul edilen temiz su hedefi, sadece diğer 17 hedefin bir parçası değil bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için bir önkoşul olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hedef içinde, içme suyu temini ve sanitasyonun yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik için de temel hedefler bulunmaktadır.

Tüketim çılgını olduk !

Dünya kaynaklarını tüketme hızımız, doğanın onları yeniden üretip bize sunma hızını geçeli epey oldu. Bugün dünya üretebildiğinin 1.6 katını tüketiyor 1900 yılına göre bugün,kişi başına enerji tüketimi 3 katına,ham madde kullanımı 2 katına,dünya nüfusu ise 5 katına çıktı.Bu tüketim anlayışı aynen devam edecek olursa su yönetimi de bundan olumsuz olarak etkilenecektir. Günümüzde su,enerji, gıda üretimi ve çevre güvenliği arasındaki ilişki geçmişten çok daha yoğun hale gelmiştir. Bu durumda bu alanlardan herhangibirindeki talep artışı su yönetimini doğrudan etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.Bu da değişen koşullara hızla adapte olma ve hızlı karar alma-uygulama yeteneğine sahip esnek bir su yönetimi anlayışını gerekli kılacaktır.Ayrıca 21. Yüzyılın su yönetimi, oluşan baskıları ve iklim değişikliğinden kaynaklanacak olan birçok belirsizliği aşabilmek için,uyarlanabilir, çok fonksiyonlu ve yerel ağırlıklı olarak,yeniden şekillenmektedir.

Ülkemizde suyun sürdürülebilir yönetimi için öncelikle radikal bir düşünce değişimine , yasal düzenlemeye ve kurumsal olarak havza ölçeğinde yeniden yapılanmaya ihtiyacımız vardır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.