Tarım Alanındaki Uyum Yatırımları İklim Kriziyle Mücadelede Önem Taşıyor

Son 50 yılda aşırı sıcak hava olaylarının hem sıklığının hem de şiddetinin belirgin biçimde arttığı vurgulanan raporda, bu eğilimin gelecekte gıda üretimi açısından büyük riskler oluşturacağı ifade edildi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktör Yardımcısı ve İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Direktörü Kaveh Zahedi, iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık inşası açısından en kritik sektörlerin başında tarımın geldiğini, iklim finansmanından tarımda dayanıklılık çalışmalarına ayrılan payın ise yalnızca yüzde 4 olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan "Aşırı Sıcaklık ve Tarım" başlıklı ortak rapor, aşırı sıcaklıkların tarım ve gıda sistemleri, ekosistemler ve insan yaşamı üzerindeki etkilerinin hızla arttığını ortaya koydu.

Son 50 yılda aşırı sıcak hava olaylarının hem sıklığının hem de şiddetinin belirgin biçimde arttığı vurgulanan raporda, bu eğilimin gelecekte gıda üretimi açısından büyük riskler oluşturacağı ifade edildi. Raporda, bazı bölgelerde yılda 250 güne kadar "çalışılamayacak kadar sıcak" gün görülebileceği uyarısı yapılırken, erken uyarı sistemleri ve iklime uyumlu tarım uygulamalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Zahedi, AA muhabirine, aşırı sıcakların tarıma etkisinin giderek arttığını, küresel ortalama sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın temel ürünlerde yaklaşık yüzde 6 verim kaybına yol açtığını söyledi.

Mısır, pirinç, buğday ve soya gibi ürünlerde verimin azaldığını, bu 4 ürünün dünya kalori alımının yüzde 60'ından fazlasını karşıladığını kaydeden Zahedi, bu krizin merkezinde çiftçilerin bulunduğunu ve onların hazırlıklı olmasının gıda güvenliği açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.

Zahedi, "Çiftçiler, neyle karşı karşıya olduklarını bilmeden hazırlık yapamaz. Bu nedenle çoklu tehlikeleri kapsayan erken uyarı sistemlerini hayata geçirmek, çiftçileri ve gıda güvenliğini aşırı sıcaklara karşı korumak için yapılabilecek en akıllı yatırımlardan biri olacaktır." dedi.

- "Erken uyarı sistemleri pratik ve somut önerilerle birlikte ilerlemeli"

İnternet ve telefon erişimindeki eşitsizliklere rağmen erken uyarı sistemlerinin kritik önemini koruduğuna değinen Zahedi, bu engellerin kısa mesajlar, topluluk radyoları ve yerel duyurular gibi farklı yöntemlerle aşılabileceğini, asıl belirleyici unsurun ise bilginin hangi kanalla olursa olsun çiftçiye zamanında ve etkili şekilde ulaştırılması olduğunu belirtti.

Sadece uyarılma değil sonrasındaki süreçle nasıl başa çıkabilecekleri konusunda da çiftçilerin desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getiren Zahedi, şöyle devam etti:

"Asıl önemli olan, 'Peki şimdi ne yapılmalı?' sorusuna da yanıt verebilmek. Örneğin uzun süreli bir kuraklık beklendiğinde, çiftçilere toprağın nemini korumak için malçlama yapmaları, su depolamaları ya da buharlaşmayı azaltmak amacıyla sulamayı günün daha serin saatlerine kaydırmaları tavsiye edilebilir. Ya da sebzelerin fileleme sistemleriyle gölgelenmeye başlanması önerilebilir. Yani erken uyarı sistemleri, mutlaka sahada uygulanabilir, pratik ve somut önerilerle birlikte ilerlemeli."

İklim odaklı resmi kalkınma yardımlarının yalnızca yüzde 4 kadarının tarım sektörüne yönlendirildiğine dikkati çeken Zahedi, "Başka bir ifadeyle, iklim finansmanının sadece yüzde 4'ü tarımda dayanıklılık oluşturmak için kullanılıyor. Oysa tarım ve gıda sistemlerinin iklim krizinden en çok etkilenen alanlar arasında yer aldığını biliyoruz. Bunu ülkelerin ulusal katkı beyanlarında ve ulusal uyum planlarında da görüyoruz." dedi.

İklim finansmanının tarımdan kaynaklanan emisyonları azaltma noktasında da yetersiz kaldığına işaret eden Zahedi, sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinin de tarım ve gıda sistemlerinden kaynaklandığını, bu alandaki dönüşüm için gereken yıllık yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık yatırımın yalnızca iklim finansmanıyla karşılanamayacağını söyledi.

- "COP31 iklim krizinin tarıma etkisini ele alma açısından önem taşıyor"

Kasımda Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında düzenlenecek COP31'in, iklim krizinin tarıma etkilerinin ele alınması noktasında ayrı bir önem taşıdığına işaret eden Zahedi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"COP31 Başkanlığı ile bu konular üzerine çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tarım ve gıda sistemlerinin, ülkelerin iklim krizine yönelik mücadelelerinde nasıl olumlu rol oynayabileceğini ele aldık. Uyum sağlama ve dayanıklılık oluşturma konusundan söz ediyorsak, tarımdan daha önemli bir alan neredeyse yok. Çünkü iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık inşası açısından en kritik sektörlerin başında tarım geliyor. Öte yandan, emisyonların azaltılmasından bahsediyorsak da küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinden sorumlu olan tarım ve gıda sistemlerinin çözümün bir parçası olması şart."

Türkiye'nin, bir tarım ülkesi olması dolayısıyla tarım ve iklim krizi bağlantısı konusunda farkındalığa sahip olduğunun altını çizen Zahedi, son 5 veya 6 COP zirvesinde tarım ve gıda sistemlerinin giderek daha merkezi bir gündem haline geldiğini ve bu alanın artık göz ardı edilemeyeceğini belirtti.

Yakın bir zamana kadar tarımın daha çok emisyonların kaynağı olarak tartışılırken son dönemde yaklaşımın daha bütüncül bir çerçeveye evrildiğini anlatan Zahedi, tarımın, çözümün bir parçası olması yönündeki tartışmaların daha sık yapıldığını hatırlattı.

Zahedi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz de COP31 Başkanlığı ile birlikte bu ivmenin korunmasını istiyoruz. Çünkü geleceğin iklim koşullarına en uygun tohumun ya da en dayanıklı ürün çeşidinin hangisi olacağını bugünden kesin olarak bilemeyiz. Bunlar, belirsiz bir geleceğe karşı bir tür güvence işlevi görüyor. Tüm bunlar bize seçenekler ve çözümler sunuyor. Tarımın çevre üzerinde etkileri olsa da Paris Anlaşması'nın hedeflerini yerine getirmek tarım olmadan mümkün değil. Bu durum hem uyum ve dayanıklılık hem de emisyon azaltımı açısından geçerli."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri