Sudan'da Osmanlı Bakiyesi Sufiler, Türkiye İle Olan Manevi Bağlarından Onur Duyuyor

Sudan'da Osmanlı bakiyesi Sufilerden, Semmaniyye Tarikatı Şeyhi et-Tayyib Abdulvahab Hac et-Tayyib, Türkiye ile tarihi ve manevi bağlarından onur duyduklarını belirterek, Sudan'ı destekleyen duruşu sebebiyle Türk halkı ve hükümetine teşekkür etti

Medine'de 18. yüzyılda doğan, Osmanlı'da İstanbul ve Anadolu'da müstakil bir tarikat olmaktan ziyade Halvetiyye'nin bir kolu olarak rağbet gören Semmaniyye tarikatı, Sudan, Mısır ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya'da etkili oldu.

Medrese ve tekke ilişkisini dengede tutan, ilim ehlinin ilgi gösterdiği Semmaniyye tarikatı şeyhlerinin çoğunun Sudan'da Osmanlı valileriyle işbirliği içinde olmasının halk ile devlet arasındaki bağı pekiştirdiği düşünülüyor.

Sudan'ın başkenti Hartum yakınındaki Umdurman kentinde Semmani Tarikatı Şeyhi et-Tayyib Abdulvahab Hac et-Tayyib, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Semmani tarikatının Halvetiyye'nin bir kolu olduğunu ve köklerinin Türkiye'de bulunduğunu belirten Abdulvahab, "Bu yol Türkiye'den gelmiştir; Türkiye'deki meşhur Halveti şeyhlerinden biri Kastamonulu Arif-i Billah Şeyh Şaban-ı Veli (Şaban el-Kastamoni), diğeri ise yine Türkiye'den Hayrettin Tokadi'dir." dedi.

Abdulvahab, "Semmaniyye ismi ise kurucusu olan ve Peygamber Efendimiz'in dostu Hz. Ebubekir'in soyundan gelen Muhammed bin Abdülkerim es-Semman'a dayanır. Kendisi Medine-i Münevverelidir ve kabri de Baki Mezarlığı'ndadır." ifadelerini kullandı.

Dedesi Şeyh Garibullah'ın Umdurman'da Müslümanlara hizmet etmeye başladığını anlatan Abdulvahab, "Semmaniyye Tarikatı, 250 yılı aşkın bir süre önce büyük dedemiz Şeyh Ahmed et-Tayyib tarafından Medine'den Sudan'a taşınmıştır. Sudan'da Umdurman'ın kuzeyinde makamı ve büyük bir camisi bulunmaktadır. Şeyh Tayyib'in hem manevi hem de soyundan gelen evlatları bu yolu Sudan içinde yaymışlardır." şeklinde konuştu.

Abdulvahab, çeşitli zikirler yaptıklarına dikkati çekerek, "Bugün Türkiye'de Şaban-ı Veli, et-Tokadi, Muhammed Halveti ve Cemal Halveti gibi isimler bilinmekte ve ziyaret edilmektedir. Bizler onlarla Peygamber Efendimiz'e kadar uzanan kesintisiz bir silsile ile bağlıyız. Bu silsile kitaplarımızda yazılı olarak mevcut. Ayrıca Halep asıllı olan ve Mısır ile Hicaz'da Halveti yolunu yayan Mustafa el-Bekri de bu yolun büyüklerindendir." dedi.

"Akşemseddin ile manevi bağımız var"

Semmaniyye tarikatının yaygın oldğunu ve "Alimler Tarikatı" olarak bilindiğine vurgu yapan Abdulvahab, Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemseddin ile de bağlarının olduğunu anlattı.

Abdulvahhab, "Şeyh Akşemseddin, İstanbul'un manevi fatihidir. İstanbul askeri olarak Sultan Fatih tarafından fethedilmiştir ancak onu hazırlayan ve ona Halveti yolunu telkin eden Şeyh Akşemseddin'dir. Bizim silsilemizde Şeyh Mibram el-Halveti yer almaktadır ki kendisi Akşemseddin'in tarikat kardeşidir. Bu manevi bağ bizde belgelidir." diye konuştu.

"Halk olarak ordumuzun yanındayız"

Abdulvahab, Sudan'daki duruma ilişkin, "Hakiki kurtuluş Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yoluna uymaktadır. Ancak Sudan'daki asıl mesele siyasi bir rekabet değil, ülkenin altın, tarım, balıkçılık ve hayvancılık gibi zenginliklerine göz dikenlerin saldırısıdır." dedi.

Sudan'da Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) kadınlara tecavüz ettiğini, camileri yaktığını ve yağma yaptığını hatırlatan Abdulvahab, "Biz halk olarak ordumuzun yanındayız. Çünkü saldırılar sadece orduya değil, halka yönelik. HDK, kötü olan ne varsa yaptı, bunlar Sudan'ın kaynaklarını çalmak istiyor." ifadelerini kullandı.

Abdulvahab, kurtuluş için birlik vurgusu yaparak, "Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir. Bugün Sudan'a yardım eden bazıları bunu menfaat için yapmaktadır ancak gerçek bir Müslüman karşılık beklemeden yardım eder. Eğer bugün bizimle dayanışma içinde olmazlarsa, yarın sıra onlara da gelecektir. Fikirle, parayla, silahla veya dua ile Sudan halkına el uzatılmalıdır." dedi.

Semmani Şeyhi, "Yardımlaşmanın önemini tekrar vurguluyor ve özellikle Türkiye'ye, Sudan'a olan asil duruşu ve desteği için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türk halkına teşekkür ediyoruz; sizler İslam'ın sancağını taşıyor, hakkın ve mazlumun yanında duruyorsunuz. Allah sizleri korusun ve muzaffer kılsın." şeklinde sözlerine son verdi.

Muhabir: Muhammed Emin Canik,Ahmed Satti

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri