Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Sonrası Duyurdu: 1 Trilyon TL'lik Dev Kredi Müjdesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'ne yönelik eleştirilere çok sert cevap verdi ve imalat sanayisine can suyu olacak 1 trilyon liralık dev kredi paketini müjdeledi. ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan kritik ikili görüşmeye de değinen Erdoğan, "Artık reddi miras yapan bir Türkiye yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Kabine Toplantısı sona erdi. Külliye'deki toplantı yaklaşık 2 saat 15 dakika sürdü. Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ilk bölümünde Avrupa tarihinin kara lekesi olan Srebrenitsa katliamına değindi. Soykırımın 31. yıl dönümünde Türkiye'yi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'nın temsil ettiğini belirten Erdoğan, o dönem Batılı devletlerin yaşanan etnik temizliği sadece uzaktan seyrettiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Kabinemizin 68. toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda NATO Ankara Liderler Zirvesi'nin yanı sıra bölgemizdeki güncel gelişmeleri değerlendirdik. Toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

SREBRENİTSA SOYKRIMININ 31. YILINDA BATIYA ELEŞTİRİ

Geçen haftaya damgasını vuran NATO Zirvesi'ne geçmeden evvel birkaç önemli hususa değinmek istiyorum. Önceki gün başta Avrupa olmak üzere insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımının 31. yıl dönümüydü. Anma etkinliklerine bu sene ülkemizi temsil eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız iştirak etti. Boşnak kardeşlerimiz, orada katledilen evlatlarını anarken biz de burada onlar için dua ettik. O hüzün, o utanç dolu günleri bir kere daha hatırladık.

O günlerde yaşanan savaş kadar acı olan bir başka husus Bosna Hersek halkının yalnız bırakılmasıydı. Avrupa'nın göbeğindeki etnik temizlik girişimini batılı ülkeler ve kurumlar sadece uzaktan seyretmekle yetindi. Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü kendisini dahi koruyamazken, güvenli bölge olarak ilan edilen şehirler bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu. Aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8.372 Boşnak, katliamlarda toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor.

Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla kimlik tespiti yapılan her şehit naaşı ile birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31. seneyi devriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle anıyor, mekanları cennet olsun diyorum. Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde yaşadığı istikrarlı ve müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya devam edeceğiz.

ANKARA'DA TARİHİ NATO ZİRVESİ BAŞARISI VE YENİ HAVALİMANI MÜJDESİ

Değerli arkadaşlar, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanı iştirak etti. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen Amerika Başkanı Sayın Trump dahil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakan, bin delege olmak üzere 4.800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcisini ve davetliyi Ankara'da misafir ettik.

Müttefik ülkelere ilave olarak NATO’nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı veya Bakan düzeyinde zirveye katılmıştır. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy ile Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara da 8 Temmuz'da Ankara'ya ikili ziyaret gerçekleştirmiştir. 2.500'ü aşkın yerli ve yabancı basın mensubu zirveyi takip etmiştir.

Bir defa şu noktayı önemli vurgulamak durumundayım. NATO Zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı'nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut askeri havalimanını yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylee başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konukeviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Ankara Havalimanı'nın şehrimize tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Burada şunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum. Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Ama buna rağmen Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara'nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir. Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum. Allah nasip ederse bu sene Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara'da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde de sergileyeceğiz.

"BU GÜRUH SİYASETİN DEĞİL TABABETİN KONUSUDUR"

Kıymetli vatandaşlarım, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi zirve süresince uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiştir. Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla beraber tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızları'nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden, organizasyonun kusursuzluğuna, külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye'nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliğiyle Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından önemli buluyoruz.

Tabi burada artık patolojik bir hal alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Maalesef Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden bahsetmesini bunlar bir türlü işlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz."

"BEŞ DAKİKALIK GÖRÜŞME İÇİN YALVARANLARIN ELEŞTİRİLERİNE GÜLÜP GEÇİYORUZ"

Hele hele beş dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz.

Bakınız yabancılaşma kötüdür. Kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür. Her zaman söylediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir. Faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye'nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye'nin sıkıntısı ise hepimizin sıkıntısıdır.

Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı'ndan, yeniçeriden merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum. İster kabul edin ister etmeyin. Ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği cumhurbaşkanlığı külliyemizde adeta tecessüm etmiştir.

Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını köşleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı'nın en seçkin askeri birliklerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı muhafız alayımız zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır.

"KÜRESEL DİPLOMASİNİN KALBİ KÜLLİYEMİZDE ATMAKTADIR"

Şunu açık ve net ifade etmek isterim. Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekan milletin evidir. Burası asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye'nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğrudan sancılar çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır.

NATO Zirvesi "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne gerek var" diyenlere, "İktidara gelirsek Külliye'yi yıkacağız" diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.

Kıymetli basın mensupları, Ankara Zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.

Zirvede savunma sanayi işbirliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir. Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen savunma sanayi forumuna bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak insansız sistemlere karşı özellikle koyma mükemmeliyet merkezinin Konya'da kurulmasına karar verildi.

Zirve marjında 3 gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekreterinin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu 7 ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık.

KONYA'YA DRONE KARŞITI MERKEZ VE TRUMP'IN TARİHİ ZİYARETİ

Özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirve ile ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bir kez daha karşılamadan ağırlama ve uğurlamaya kadar zirvenin her aşamasının devletimizin gücüne mütenasip şekilde icra ediyoruz. Emeği geçen tüm görevlilerimize, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum.

Haftalardır büyük bir özveriyle çalışan tertip heyetimizi, polisi, jandarması, askeriyle tüm güvenlik kuvvetlerimizi, diplomatlarımızı, koruma personelimizi, sağlık görevlilerimizi, altyapı eksiklerinin giderilmesine katkı veren mahalli idareler çalışanlarımızı, mihmandarından protokolüne, aşçısından garsonuna, pilotundan şoförüne, temizlik görevlisinden teknik personeline, iletişimden özel sektör kuruluşlarımıza kadar isimlerini burada tek tek sayamayacağımız tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. NATO Ankara Zirvesi'nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.

SANAYİCİYE CAN SUYU: 1 TRİLYON LİRALIK DEV DESTEK PAKETİ

Aziz milletim, değerli basın mensupları. Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın arttırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde on iki buçuğa indirdik. Sunduğumuz reskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam koruma programı kapsamında istihdam başına aylık 3500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için şimdi yeni bir adım atarak yatırım taahhütlü avans kredi programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkanını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri