Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu projenin detaylarına ilişkin katılımcılara bir sunum gerçekleştirdi.
Törene; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'ın yanı sıra, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, milletvekilleri ile yurt içi ve yurt dışından kanaat önderleri katıldı.
Programda, Siyer-i Nebi Külliyesi'nin Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye'nin köklü ilmî geleneğini geleceğe taşıyacak öncü ve kurucu bir merkez olacağı vurgulandı.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Osmanlı'yı parçalayan zihniyetin ektiği Türk-Kürt ve Alevi-Sünni nifak tohumlarının Cumhurbaşkanının liderliğinde 23 yıldır ortadan kaldırılmaya çalışıldığını belirterek, kardeşliğin pekiştirilmesi ve İslam âlimleri arasında birliğin sağlanmasının önemine vurgu yaptı.
"CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE NİFAK TOHUMLARININ KÖKÜNÜ KURUTUYORUZ"
Törende katılımcılara hitap eden İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, birlik ve beraberliğin önemine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Allah-u Teala bize Kur'an'da bunu çok net bir şekilde de söylüyor. Dağılırsanız zayıf olursunuz. Birlik olun Müslümanlar. Yani bundan ne kadar net bir emir bizler üzerinde olabilir birlik olmamız konusunda. Ama gelirken yolda Bakanımız çok güzel söyledi; Osmanlı'yı parçalayan akıl, elbette ki bu topraklarda Türk'ü Kürt'le düşman edebilirse, Alevi'yi Sünni'yle düşman edebilirse bu toprakları kontrol edebileceğine inandı. Bu topraklara bu nifak tohumlarını uzun süreli ekebileceğine inandı. Ve bunu da başardı. Şimdi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yıldır o nifak tohumlarını böyle kökünü kuruturcasına devreden çıkarmaya çalışıyoruz. Böyle bir tablomuz var. Türk-Kürt arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz. Alevi-Sünni arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz. Geçen akşam bir yemekte Alevi Bektaşi canlarımızla, kardeşlerimizle oturduk. Kerbela'yı konuştuk. Acılarımızın ve sevgimizin bu kadar ortak olduğunu bizden saklamışlar adeta. Cehaleti aramıza duvar kılmışlar adeta. Türk-Kürt meselesi de öyle, Alevi-Sünni meselesi de öyle. Bizim kardeşliğimizin önündeki engelleri yıkma zorunluluğumuz var. Bırakın bu cepheleri. Bunlar bizim için birer inşallah netice cephesi olacaktır. Kardeşliğimizi temin edip güçlü olmamıza vesile olacaktır. İşte Türkiye'de ve İslam dünyasındaki âlimlerin durumu... Onların aralarındaki dağınıklık görüntüsü, onların aralarındaki lüzumlu lüzumsuz tartışmaların durumu. Dışarıya aksetmesi gerekenle gerekmeyenin adeta ayrımının ortadan kalkmış olması... Alimlerimizin arasında birlik olmazsa, nasıl avamlar arasında birliği sağlayabiliriz? Allah razı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."
"İLMİN İMANLA BULUŞTUĞU MEDENİYET TASAVVURU İNSANLIĞI AYAĞA KALDIRACAK"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise konuşmasında manevi tahribatın derinleştiği, batıl anlayışların zihinleri ve gönülleri kuşatmaya çalıştığı bir dönemden geçildiğinin altını çizerek şunları kaydetti:
"Siyer-i Nebi Külliyesi de medeniyet iddiamızın, Peygamber efendimize duyduğumuz bağlılığın, ilim, irfan ve hikmet yolculuğumuzun güçlü bir nişanesidir. Günümüzde Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenmek kadar; ahlakını, merhametini, adaletini ve insan yetiştirme anlayışını nesillerimizin gönlüne nakşetmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Siyer'i sadece bir tarih anlatısı olarak görmeyin; siyerler şahsiyeti, ilimle ameli ve hikmetle hikmeti buluşturan her gayreti Anadolu'yu mayalayan medeniyet ruhunun ihyası olarak görüyoruz. Değerli kardeşlerim, biz Risalet'i 'oku' emriyle başlayan bir peygamberin ümmetiyiz. Bu ilahi hitap, kâinatı hikmet nazarıyla tefekkür etmeyi, Rabb'ini hakkıyla tanımayı ve Peygamber efendimizi örnek almayı bizlere öğretmektedir. Medeniyet yönümüz de ancak bu anlayışla yeniden ihya edilecek, köklerinden aldığı güçle geleceğe yükselecektir. İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerinden İmam Maturidi'ye, İmam Buhari'den İmam Gazali'ye kadar bütün alimlerimiz ilmi; ahlakı, edebi ve ameli besleyen mukaddes bir emanet olarak görmüşlerdir. Manevi tahribatın derinleştiği, batıl anlayışların zihinleri ve gönülleri kuşatmaya çalıştığı bir dönemden geçiyoruz. Bu sebeple insanlığı yeniden hayata kaldıracak en büyük güç; ilmin imanla, aklın vahiyle ve bilginin ahlakla buluştuğu medeniyet tasavvuru olacaktır. İnanıyorum ki Siyer-i Nebi Külliyesi de bu dirilişin, bu ihyanın ve bu büyük yürüyüşün önemli merkezlerinden biri olacaktır."
Konuşmaların ardından Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu tarafından, Bakan Çiftçi ve Bilal Erdoğan'a hat eserleri takdim edildi.
Tören, İslam coğrafyasının farklı bölgelerinden getirilen toprakların dökülmesi ve edilen dualar eşliğinde külliyenin temeline ilk harcın atılmasıyla sona erdi.