Şevket Bülent YAHNİCİ Yazdı: İsrail Parlamentosu Da "Ermeni Soykırımı" Dedi... Bunun Cevabı " Gazze'de Soykırım" Değildir

"Sayısı otuzu geçen ülke parlamentosundan sonra İsrail de, 1915 olaylarıyla ilgili olarak aleyhimizde "soykırım" kararı çıkartmış bulunuyor."

İSRAİL PARLAMENTOSU DA "ERMENİ SOYKIRIMI" DEDİ... BUNUN CEVABI " GAZZE'DE SOYKIRIM" DEĞİLDİR

Sayısı otuzu geçen ülke parlamentosundan sonra İsrail de, 1915 olaylarıyla ilgili olarak aleyhimizde "soykırım" kararı çıkartmış bulunuyor. Biz ne yapıyoruz?... İsrail'in Gazze'de yaptığı / yapmakta olduğu işlerin nasıl bir soykırım olduğunu dünyaya anlatıyoruz / ya da anlatmaya devam ediyoruz.

Ancak burada problem, İsrail'in Gazze'de nasıl insanlık dışı bir uygulamayı, hatta katliamı -isterseniz soykırım deyin - gerçekleştirmekte oluşu değildir. Bunun böyle olduğunu dünya zaten biliyor, görüyor... Burada problem "İsrail'in Gazze'de yaptığının bir soykırım teşkil ettigi" hususu değildir. 1915'de bizim yaptığımızın bir "soykırım" olmadığıdır. Konu, İsrail'e Gazze'de soykırım yapıyorsun demek değildir; konu, " biz 1915'de soykırım yapmadık " diyebilmektir. Asılsız Ermeni iddia ve yalanlarının İsrail parlamentosunda karşılık bulmuş hale gelişi, bizim açımızdan son derece düşündürücü bir durumdur. ( Ermeni lobisi itelemesiyle hazırlanmış "ermeni soykırımına dair tasarıların komisyondan veya genel kuruldan iki, üç kere -baba Bush ve Clinton zamanı- ABD anayasası gereği ve musevi lobisinin baskısı sonucu -tek sebep - geri çekildiği bir vakıadır...) Soykırım yalan ve iftiralarını Vatikan başta olmak üzere sürdürmekte olan hristiyan ülkelere (İsevilere) böylece museviler de katılmış oldu. Bu işin ilacı "Gazze'de soykırım" lafı değildir.

Diasporasının yüz seneyi bulan/aşan bir zaman içindeki ısrarının Ermeni milletine de bir hayır getirmediğine dair bir kanaat Ermenistan'da ( Paşinyan olayı) da yayılmaya başlamışken Türk milleti ve devleti ( hem TC, hem de Azerbaycan) bu konuyu fırsata çevirici girişimlerde bulunabilmelidir. Bu iş için gerekli olan ilk iş, 1915'in bir "soykırım" olayı olmadığı hususuna öncelikle hep birlikte inanarak müşterek bir dil geliştirebilmemizdir. "Özür" yollu açıklamalar ile bu iş olmaz.

Bu yazdıklarımın yahudilere dostluk veya düşmanlıkla, müslüman halka yapılan zulmün karşısına çıkmakla filan ilgisi yoktur. 1920'lerden bu tarafa karşı karşıya bulunduğumuz yalan ve iftiralar karşısında bizim ne yaptığımız /yapabildiğimiz/ya da yapamadığımız üzerinedir. Müthiş bir düşmanlık lobisi kafalarımızın içini kemirmektedir. "Apo'ya özgürlük" diye ortaya dökülenlerle onlara "haklıdır" diyenleri; "Şeyh Said'den özür dileme" taleplilerle onları ellerini kaldırıp meclise taşıyanları; "yahu soykırım yapmışız Ermenilere özür borcumuz var" diyebilenleri iyi tanımak, teşhis etmek zorundayız.

Ne iç ne de dış politikanın şakaya gelir bir hali olmadığını ne zaman anlarız, meçhul?...

"Apo'ya özgürlük" demenin insani ve demokratik itibar kazandırıcı bir hal haline geldiği; buna karşı çıkmaya devam edenlere "ırkçı" denildiği bir toplum haline getirildik. Ülkenin pek çok yerinde İstiklal Marşı değil, "ey regip" okunuyor. Atatürk posterleri ve al Bayrak yerlerde sürükleniyor ve yerine Apo posterleri, paçavralar çekiliyor..."Dur" diyen yok. Şeyh Said'e "hain" demeye ceza kesiliyor. 24 nisanlarda "biz soykırım yapmadık, bu iddialar yalandır, iftiradır" diye resmi bir açıklama yapılamıyor. "Meds yeghern" ölçeğinde bir açıklamayı " soykırım" lafını kullanmayan bazı başkanlar da yapıyor. Mesele A'sından Z'sine bütün milletçe "biz soykırım yapmadık" " soykırım yoktur" diyebilmekte... Yoksa bizde var olduğu şüphesiz olan "acaba özür mü dilemeliyiz" tereddüdü konuyu nihayet İsrail parlamentosunda da böyle bir karar alınması noktasına getirmiştir.

29 Haziran 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri