İlçe merkezinden geçen Hacıosman Deresi'nin 12 Mayıs'ta taşması sonucu çok sayıda ev ve iş yeri su altında kaldı, araçlar sürüklendi.
Kazımpaşa Caddesi'ndeki dükkanının önünde sele kapılan kasap Şerif Öngel'in sürüklendiği anlar cep telefonu kameralarına yansıdı.
Görüntülerde, Öngel'in yaklaşık 100 metre sürüklendikten sonra banklara tutunarak durduğu anlar yer aldı.
Ağaca ve banka tutunarak hayatta kaldı
Öngel, belediyenin selden önce uyarılarda bulunduğunu ancak bu kadar suyun geleceğini tahmin etmediğini söyledi.
Su çoğalınca dükkandan çıktığını belirten Öngel, suya kapılarak 100 metre sürüklendiğini, bir ağacın yanındaki banka tutunarak durabildiğini, sonra da ağaca sarıldığını belirtti.
Sele kapıldığında aklına ölümün gelmediğini, soğukkanlı davrandığını ifade eden Öngel, şöyle devam etti:
"Sol tarafa olsaydı beni dört yola götürürdü. Bu da olacakmış. Ölümü hissetmedim. 'Öleceğim' diye hiç düşünmedim. Anonstan sonra gitmedik. Orada bir hatamız var. Bütün arkadaşlar da dedi bana 'gel' diye. İçeride kaldım ben. Çok dediler, çok da kızıyorlar. İlan da verdi belediyemiz. Çok verdi ama aklım hep 1998'deki seldeydi. Çok azdı, dizlerimize kadardı, o beni aldattı. Çünkü o akşam da ben askere gittim zaten. Meydan Taksi'nin yakınlarında beni bir şekilde ağacın altına attı. Orada tutundum."
Ağaca sarılarak yaklaşık yarım saat beklediğini söyleyen Öngel, "Sonra bana bağırdılar 'ağaca çık' diye. Banka basarak ağaca çıktım. Yarım saat ağaçta kaldım" dedi.
"Kevser Camii'nde içimi döktüm, ağladım"
Kurtulduktan yarım saat sonra Kevser Camii'ne gittiğini anlatan Öngel, şunları kaydetti:
"Kevser Camii'ne gittim ama kimsenin haberi yok. Orası da kalabalık. Sonra yarım saat, bir saat kadar orada içeride durdum. İçimi döktüm, ağladım. Halen, yine gözlerim doluyor. Oradan karşı lokantaya geçtim. 'Beni eve götürün' dedim. Üstümü değiştirdim. Yürüyemiyorum, o kadar ağırım ki çamurdan. Sağ olsun onlar da beni götürdüler. Yoğurt pazarından oraya götürdüler. Marketin orada zaten emniyet, ambulans, itfaiye komple orada. Dedim ki 'ben sel mağduruyum, hiç vaziyetim yok.' Sağ olsunlar hemşireler hemen aldılar, üstümü başımı değiştirdiler. Tansiyonumu falan ölçtüler, iyi değil tansiyonum. Sağ olsunlar hemen hastaneye götürdüler beni. Çok şükür kırık çıkık yok. Şu anda ağrılarım var. Malımız gitti, canımız da gidiyordu. Çok şükür bugüne geldik. Devletimize sağ olsun. Yapacak bir şey yok."