Samimiyetin Bedeli

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

Samimiyetin Bedeli

Geçtiğimiz günlerde, tanınmış bir sanatçının lüks tüketim ve gösteriş üzerine yaptığı değerlendirmeler kamuoyunda geniş yankı buldu. İnsanların kullanmadıkları büyüklükte evlerde yaşamamaları, başkalarının saygısını kazanmak için pahalı sembollere ihtiyaç duymamaları gerektiğini savunuyordu.

Bu değerlendirmelerin işaret ettiği hakikat ise gerçekten dikkate değerdi.

Çünkü insanın değeri, sahip olduklarıyla değil; karakteriyle, ahlakıyla ve yaşadığı hayatla ölçülür. Saygınlık satın alınan bir şey değildir. Büyük evler, pahalı otomobiller, gösterişli takılar ya da lüks markalar insana itibar kazandırmaz. Bunlar olsa olsa maddi gücü gösterir; karakteri değil.

Ne var ki asıl mesele söylenen söz değildir.

Asıl mesele, o sözün hayatın içinde karşılığının olup olmadığıdır.

Çünkü insanın en etkili konuşması, hayatıdır.

Hayatın doğrulamadığı hiçbir söz, uzun süre insanları ikna edemez.

Toplum olarak belki de en büyük yorgunluğumuz burada başlıyor. Gösterişi eleştiren ama gösterişten beslenenlerle, sadeliği anlatan ama lüksü bir yaşam tarzı hâline getirenler arasındaki çelişki, güven duygusunu her geçen gün biraz daha aşındırıyor.

Söz ile hayat arasındaki mesafe büyüdükçe güven küçülüyor.

Bugün insanlar artık vaatlere değil, örneklere inanıyor. Çünkü samimiyet, anlatılan değil; yaşanandır.

Elbette insan değişebilir. Dün farklı tercihler yapmış biri bugün daha sade bir hayatı benimseyebilir. Bu, olgunlaşmanın da bir göstergesi olabilir. Ancak böyle bir değişimin inandırıcı olabilmesi için kameraların önünde değil, hayatın bütününde görünmesi gerekir.

Aksi hâlde hakikati dillendirmek bile, hakikatin kendisine hizmet etmez.

Nitekim aynı kişinin daha önce dile getirdiği “Gerekirse soğan ekmek yeriz.” sözü de benzer şekilde geniş yankı uyandırmıştı. O gün de tartışılan, cümlenin doğruluğu değil; o cümlenin hayatla ne ölçüde örtüştüğüydü. Çünkü toplum, fedakârlık çağrısını en çok fedakârlığı gerçekten yaşayanlardan duymak ister. Sözü değerli kılan, kelimelerin kendisi değil; o kelimelerin arkasındaki hayattır.

Çağımızın önemli sorunlarından biri de budur.

Artık sadece hakikat değil, hakikat görüntüsü de pazarlanıyor. Mütevazılık bile bazen bir marka değerine, sadelik ise bir iletişim stratejisine dönüşebiliyor.

Oysa samimiyetin reklamı olmaz.

Samimiyet alkış beklemez.

Samimiyet, görünmek için değil; doğru olmak için yaşanır.

Toplumun sorunu artık hakikati duymamak değildir; hakikati söyleyenlerin gerçekten ona inanıp inanmadığını sorgulamaya başlamış olmasıdır.

Belki de bunun en temel sebebi, söz ile hayat arasındaki uçurumun her geçen gün biraz daha büyümesidir. İnsanlar artık anlatılanı değil, yaşananı görmek istiyor. Çünkü güven, kulağa hitap eden cümlelerle değil; göze hitap eden bir hayatla inşa edilir.

Bu yüzden sade yaşamayı tavsiye etmek güzeldir. Gösterişi eleştirmek de kıymetlidir. Fakat bunlar gerçekten yaşanıyorsa anlam taşır. Aksi hâlde, kamuoyunun hassasiyetlerine hitap eden bu tür söylemler; samimi bir muhasebeden çok, görünürlüğü koruma veya toplumsal itibarı pekiştirme çabası olarak algılanabilir.

Çünkü yaşantıya yansımayan, samimiyetle desteklenmeyen bu tür sözler; toplumun gözünde çoğu zaman, başkalarına daha azıyla yetinmeyi öğütleyen ama kendisi bununla yetinmeyen bir anlayışın yansıması olarak görülür. Güveni inşa eden ise tavsiyenin kendisi değil, tavsiyeyi söyleyenin hayatıdır.

Çünkü hakikat, mikrofon açıldığında söylenenlerle değil; kamera kapandıktan sonra nasıl yaşandığıyla anlaşılır.

İnsan söylediği kadar değil, yaşadığı kadar inandırıcıdır.Hayat ile söz arasındaki mesafe açıldıkça güven azalır; güven azaldıkça en doğru cümleler bile etkisini kaybeder.

Ve unutulmamalıdır ki, hayat; insanın söylediklerinin değil, samimiyetinin en büyük şahididir.

Hakikati söylemek önemlidir; fakat hakikate inanmak ve onu yaşayabilmek çok daha önemlidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.