Şam yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki kapsamlı entegrasyon anlaşması 2 Şubat'tan itibaren yürürlüğe giriyor.
30 Ocak'ta duyurulan kapsamlı anlaşma, askeri ve idari yapıların Suriye devletine aşamalı entegrasyonunu öngörüyor.
BBC Monitoring haber izleme servisine göre, Suriye basınında Şam'a bağlı güvenlik güçlerinin kuzeydeki Haseke, Kamışlı ve Kobani (Ayn el Arab) bölgelerine girmeye hazırlandığı bildiriliyor.
Devlete bağlı haber ajansı SANA da Şam'a bağlı İç Güvenlik Komutanı'nın anlaşmanın uygulanmasına başlamak için Kobani'ye geldiğini aktardı.
Kürtçe yayın yapan Hawar haber ajansı, geçiş yönetimine bağlı güçlerin 2 Şubat'ta Haseke ve Kobani şehirleri içindeki "belirlenmiş noktalara" konuşlanmasının planlandığını bildirdi.
Ajans ayrıca, iç güvenlik güçlerine bağlı heyetlerin 1 Şubat'ta Kobani ve Haseke'yziyaret ederek yerel güçlerle görüştüğünü de ekledi.
SDG lideri Mazlum Abdi daha önce iç güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı'daki varlığının "sınırlı" olacağını söylemişti.
Diğer yandan Asayiş olarak bilinen SDG güvenlik güçleri, "güvenliği, istikrarı ve emniyeti sağlamak" amacıyla iki şehirde de gündüz sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Güçlere göre, sokağa çıkma yasağı Haseke'de 2 Şubat'ta, Kamışlı'da ise 3 Şubat'ta başlayacak.
Enab Baladi haber sitesine göre, SDG'nin Haseke valiliği adayı Nureddin el-Ahmed, adaylığının Şam tarafından onaylandığını söyledi. Ahmed'in önümüzdeki günlerde Şam'ı ziyaret etmesi bekleniyor.
Şam yönetimi tarafından atanan Haseke İç Güvenlik Başkanı Marwan el-Ali ise görevine başladı.
Anlaşmanın geleceğine dair bazı endişeler de dile getirildi.
Şam merkezli Enab Baladi internet sitesi, sonraki adımların "belirsiz" olduğunu yazdı.
Hükümet anlaşmanın bir ay içinde uygulanacağını söylerken, Enab Baladi'ye göre SDG uygulama için belirli bir son tarih olmadığını öne sürdü.
Anlaşmaya göre entegrasyon nasıl olacak?
30 Ocak'ta yapılan açıklamalara göre, entegrasyon kapsamında Kürt güçleri cephelerden çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılacak ve yerel güvenlik güçleri birleştirilecek.
Suriye Enformasyon Bakanı ve SDG'den gelen açıklamalara göre, SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Kobani (Ayn El Arab) güçleri ise Halep'e bağlı bir tugay olarak yapılandırılacak.
SANA'nın ifadelerini aktardığı kaynak, "SDG'nin askeri ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceğini" söyledi.
Anlaşma Suriye'nin kuzeydoğusundaki özerk yönetime bağlı kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve memurların kadroya alınmasını da kapsıyor.
Kürt halkının sivil ve eğitim haklarının sağlanması ve yerinden edilmiş kişilerin bölgelerine geri dönüşünün garanti altına alınması konusunda da anlaşıldı
SDG'nin açıklamasında, "Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkenin yeniden inşası için çabaları birleştirerek Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgeye tam entegrasyonu sağlamayı amaçlamaktadır" denildi.
SANA da hükümet kaynağının devletin "tüm sivil ve hükümet kurumlarını, geçiş noktaları ve sınır kapılarını devralacağını ve ülkenin hiçbir kısmını kontrolü dışında bırakmayacağını" söylediğini aktardı.
Tom Barrack: 'Bir dönüm noktası'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye'deki entegrasyon mutabakatını Türkiye'nin yakından incelediğini söyledi.
"Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her çabanın karşısında kararlılıkla duruyoruz" dedi.
ABD'nin Suriye özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, X'ten yaptığı açıklamasında anlaşmayı, "Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımladı.
Barrack anlaşma için, "Askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı olarak entegrasyonunu kolaylaştırırken, üst düzey SDG temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmasını sağlayarak, Suriye'nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini ele almaktan kaynaklandığı ilkesini teyit etmektedir" dedi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Kürtlere yeni haklar veren 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ni de öven Barrack, şu ifadelere yer verdi:
"Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltiyor, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit ediyor ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillendirilmesinde tam katılımları için yollar açıyor."
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, anlaşmayı "memnuniyetle karşıladığını ve desteklediğini" duyurdu.
Barzani, "Bunun, birleşik bir Suriye inşa etmenin, Kürt halkının ve tüm bileşenlerin haklarını gelecekteki anayasada korumanın ve Suriye ve bölgenin tamamı için istikrar sağlamanın bir yolu olmasını umuyoruz" dedi.
DEM Parti: 'Memnuniyet verici'
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da konuyla ilgili ortak açıklamalarında, anlaşma sağlanmasını "memnuniyet verici" bulduklarını açıkladılar.
Yazılı açıklamada, "Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere, kurumlara, şahsiyetlere, halklara teşekkür ediyoruz" denildi.
"Rojava'nın iradesi bizim için esastır. Bize düşen, aldıkları kararları desteklemektir" ifadeleri de yer aldı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir anlaşmaya ilişkin X paylaşımında, "Komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunduğu, silahların sustuğu, tüm toplumsal kesimlerin ve inançların eşitlik temelinde bir arada yaşadığı bir süreç, bizlerin de en büyük arzusudur" dedi.
Ne olmuştu?
Son haftalarda Suriye ordusu Fırat Nehri'nin batısında büyük bir operasyon başlatmış ve SDG'yi nehrin doğusuna çekilmeye zorlamıştı.
Ordu daha sonra da Suriye'de en büyük petrol ve doğal gaz sahalarının bulunduğu bölge olan Deyrizor'u ve IŞİD'in geçmişte "başkent" ilan ettiği sembolik ve stratejik bir şehir olan Rakka'yı ele geçirmişti.
Son gelişmeler sonrası Kürtlerin kontrolünde Türkiye sınırındaki Kobani ve Kamışlı ile ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke kalmıştı.