Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı, vefatının 22. yılında "Sınırlar Ötesi Yönetişimi Yeniden Düşünmek" temasıyla düzenlenen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni ile anıldı.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Sakıp Sabancı'nın vasiyeti üzerine hayata geçirilen ve bu yıl "Sınırlar Ötesi Yönetişimi Yeniden Düşünmek" temasıyla düzenlenen etkinlikte, 2026 yılı ödüllerinin sahipleri belli oldu.
Sabancı Center'da Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan ile çok sayıda konuğun katılımıyla gerçekleştirilen törende, Jüri Özel Ödülü'ne Cornell Üniversitesinde siyaset bilimci olarak görev yapan Prof. Dr. Peter Katzenstein layık görüldü.
Programda 2026 yılı Makale Ödülü'ne, "Gezegensel Muhalefet: Küresel Hareketler, Koruyucu Suçlaştırma ve Egemenliğin Tükenmişliği" çalışmasıyla Lincoln Üniversitesi Sosyal ve Siyasal Bilimler Fakültesinden Doç. Dr. Barış Çaylı Messina ile "Yapay Zeka Düzenlemesine Avrupa Yaklaşımı: Temel Değerlerden Ödün Vermeden Teknolojik İnovasyonu Gerçekleştirmenin Olası Yolu" çalışmasıyla Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Bilişim ve Teknoloji Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Esra Demir değer bulundu.
Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, 2006 yılından bu yana gündeme uygun temalarla düzenleniyor. Ödül programı ile 2026 yılında iklim krizi, dijital bilgi rejimleri, pandemiler, uzay kaynaklarının paylaşımı gibi sorunlara yer veriliyor.
Program kapsamında 2027'de "Zekayı Düzenlemek: Dijital Çağda Demokrasi, Piyasalar ve Küresel Düzen" konusuna odaklanan araştırmalar değerlendirilecek. Bu kapsamda, dijital dönüşümün demokratik yönetişim, piyasa yapıları ve dönüşen uluslararası sisteme etkilerini, siyasal, ekonomik ve toplumsal sonuçlarını ele alan sosyal bilimlere ve farklı alanlarından fikirlere yer verilmesi planlanıyor.
- "Sakıp Sabancı'nın mirası bizim için geleceğe yön veren bir sorumluluktur"
Açıklamada törendeki görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı, Sakıp Sabancı'nın, her an tutkulu ve heyecanlı yapısıyla çok başarılı bir iş insanı olduğunu belirtti.
Çulhacı, "Tutkuları çoğu zaman yaptığı işin ötesine geçerdi. En büyük iki tutkusundan ilki Sakıp Sabancı Müzesi, diğeri ise Sabancı Üniversitesi idi. Her ikisini de sağlığında başarıyla gerçekleştirdi. Gönül isterdi ki üniversitemizin bugün geldiği noktayı da görebilseydi. İnanıyorum ki duyduğu gurur katlanırdı. Sakıp Sabancı'nın mirası bizim için geleceğe yön veren bir sorumluluktur. Bize düşen görev de bu mirası çağın gereklilikleriyle ileri taşımaktır." ifadelerini kullandı.
Sabancı Üniversitesinin kuruluşundan bu yana 26 yıl geçtiğine dikkati çeken Çulhacı, geldikleri noktada binlerce mezunun, binlerce bilimsel yayının ve güçlü akademi-sanayi işbirliklerinin bulunduğunu anlattı.
Çulhacı, üniversitenin hem ülkede hem de uluslararası alanda saygın bir konuma ulaştığını vurgulayarak, "Sabancı Üniversitesi, ülkemiz ve dünya için bilgi üreten, düşünce geliştiren bir yapıdır. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri de bu anlayışın önemli bir parçasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Belirsizliklerin arttığı, sınırların yeniden tanımlandığı ve küresel dengelerin yeniden kurulduğu dönüşüm sürecinde bilimsel düşünceye, özgür araştırmaya ve disiplinler arası bakış açılarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Çulhacı, şunları kaydetti:
"Sabancı Üniversitesi olarak bilimin rehberliğinde, eleştirel düşünceyi ve özgür akademik ortamı koruyarak geleceğe katkı sunmaya kararlıyız. Belirsizlik çağlarında en büyük gücümüz, akla ve bilime duyduğumuz bağlılıktır. Ve biliyoruz ki bilime yapılan yatırım, en yüksek getirili yatırımdır. Çünkü etkisi yalnızca bugünü değil, nesilleri dönüştürür."
- "Hepimiz birbirimize bağlıyız"
Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan da "Hepimiz birbirimize bağlıyız. Aramızda sınırlar ötesi, güvene dayanan bir sözleşme var. Sakıp Sabancı'nın birlik ve beraberlik anlayışı da bu düşünceden besleniyordu. Onun adına verdiğimiz ödüller, bu bağın ve ortak sorumluluğun devamını temsil ediyor." ifadelerini kullandı.
Tapan, yapay zekadan veri mimarisine uzanan dönüşümün, demokrasinin, emeğin ve küresel düzenin merkezinde yer aldığını belirterek, "Bu gücü hakkaniyetle yönlendiremezsek, bağlarımızı güçlendirmek yerine yeni eşitsizlikler yaratma riskiyle karşı karşıya kalacağız." uyarısında bulundu.
Teknolojiyi kullanmanın yeterli olmadığına dikkati çeken Tapan, onu insanlık onuruna ve ortak geleceğe hizmet edecek şekilde yönetmek zorunda olduklarını, bunun için bilimin rehberliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını kaydederek, "Varoluşumuzdan beri sorduğumuz soruya, bugün bir katman daha ekliyoruz. 'İnsan kalabilmek'. Sakıp Sabancı, 'Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün' derdi. Bugün burada bir arada olmamız, bu arayışın hala devam ettiğinin en somut göstergesi." değerlendirmesini yaptı.
- "Hepimiz belirsizlikten korkuyoruz"
Jüri Özel Ödülü sahibi siyaset bilimci Prof. Dr. Peter J. Katzenstein ise "Sabancı" kelimesinin anlamının "toprağı işlemek" olduğunu öğrendiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Hacı Ömer Sabancı, 1930'larda bir komisyoncu, tüccar ve tekstil üreticisi olmadan önce bir pamuk tarlasında pamuk toplayan bir işçi olarak çalıştı. Daha sonra Türkiye'nin en büyük iş holdinglerinden birini kurdu. Bir yüzyıl sonra ailesinin, ünlü bir vakıf ve birinci sınıf bir üniversite kurabilecek kadar yükseleceğini kesinlikle beklemiyordu. Her ikisi de eleştirel sorgulamaya, öğrenmeye ve demokrasi değerlerine derin bağlılığın kanıtıdır ve bunlar her zaman ve her yerde ciddi bir meydan okumaya açık değerlerdir. Cehaletimiz kaçınılmaz, giderilebilir ve sürprizlerle dolu. Sürpriz, şans olaylarıyla dolu bir dünyanın özelliğidir. Dünya siyaseti bilimi de dahil, sosyal bilimler, belirsizliği göz ardı ediyor. Bana öyle geliyor ki hepimiz belirsizlikten korkuyoruz çünkü kontrolü kaybetmekten korkuyoruz. Bunun yerine, her şeyin hesaplanabileceğine şiddetle inanıyoruz. Peki, sürprizlerle nasıl başa çıkmalıyız? Dünya tarihinde çok fazla zarar ve acıya neden olan büyük sıçramalar ve nihai çözümlerle değil."