Sabancı Üniversitesi'nin 24. Dönem Lisans Ve 27. Dönem Lisansüstü Mezuniyet Töreni Gerçekleştirildi

Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı:- "Üniversitemiz araştırmayı, disiplinler arası eğitimi, toplumsal katkıyı ve öğrenciyi merkeze alan yapısıyla yükseköğrenimde özgün bir yere sahiptir"

Sabancı Üniversitesi'nin 24. lisans ve 27. lisansüstü öğrencileri için Tuzla yerleşkesinde mezuniyet töreni düzenlendi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Sanat ve Sosyal Bilimler ile Yönetim Bilimleri fakültelerinden yaklaşık 1200 öğrenci diplomalarını aldı.

Törene Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici, öğretim üyeleri ve mezun olan öğrencilerin aileleri katıldı.

Törende fakülte birincilerine, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Onursal Başkanı merhum Sakıp Sabancı'nın vasiyetiyle oluşturulan fondan sağlanan ödüller verildi.

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi birincisi Sude Tıraş, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi birincisi Darya Skripnik ve Yönetim Bilimleri Fakültesi birincisi İpek Ersalıcı'ya ödülleri Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan tarafından takdim edildi.

- "Üniversite bir ortak akıldır, entelektüel ekosistemdir"

Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Çulhacı, 25 yılı geride bırakan Sabancı Üniversitesi'nin yükseköğrenimde özgün bir yere sahip olduğunu belirtti.

Çulhacı, üniversitenin her şeyden önce bir insan birliği olduğunu vurgulayarak, "Üniversite bir ortak akıldır, entelektüel ekosistemdir. Bilginin paylaşıldığı, tartışıldığı, sınandığı, çoğaltıldığı ve yeniden üretildiği yerdir. Üniversite doğru soruların sorulduğu, insanın dünyayı, toplumu ve kendini anlamasına imkan veren, insan zihninin özgürleştiği bir ortamdır. Sabancı Üniversitesi'nin kuruluş hikayesi de bu anlayıştan doğmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Sabancı Üniversitesi'nin kuruluşundan itibaren katılımcı bir anlayışla ortak aklı, özgür düşünceyi ve "birlikte yaratma ve geliştirme" felsefesini merkeze alarak tasarlandığını aktaran Çulhacı, "Üniversitemiz araştırmayı, disiplinler arası eğitimi, toplumsal katkıyı ve öğrenciyi merkeze alan yapısıyla yükseköğrenimde özgün bir yere sahiptir." ifadelerini kullandı.

Çulhacı, bugünün dünyasında sorunları anlamak ve çözmek için bilimsel bilgiye, etik duyarlılığa, toplumsal sorumluluğa, yaratıcılığa ve işbirliğine aynı anda ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Dijitalleşmenin, yapay zekanın ve yeni teknolojilerin hayatın her alanını dönüştürdüğü bir çağdayız. Gelecekte teknolojiyi iyi kullananların yanı sıra teknolojiyi vicdanla, etikle ve insanlık yararına yönlendirebilen insanlara ihtiyaç duyulacak. Sizlerden beklentimiz, bilgiyi güç olarak görün ancak gücü sorumluluktan ayırmayın. Başarıyı hedefleyin ancak başarıyı insanlık değerlerinden koparmayın. Koşullar ne kadar zor olursa olsun bilimin ışığından ayrılmayın. İnsan haklarından, hukukun üstünlüğünden, eşitlikten ve barıştan vazgeçmeyin."

Üniversitenin kampüsünde de yer alan Atatürk'ün "Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." sözünü de öğrencilere hatırlatan Çulhacı, bu sözün Sabancı Üniversitesi'nin de pusulası olduğunu ifade etti.

- "Araştırma projelerimiz için sadece dış fonlardan sağlanan 60 milyon doların üzerinde aktif bütçeye sahibiz"

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Leblebici de Sabancı Üniversitesi olarak kuruluşlarından beri aynı enerji ve azimle sürdürdükleri iddialı çizgiden hiçbir zaman ödün vermediklerini belirtti.

Leblebici, son yıllarda bu çabalarını daha da hızlandırarak dünya üniversiteleri arasında hak ettikleri konuma erişmek yolunda güçlü adımlar attıklarının altını çizerek, "Kurumumuzun ülke çapında ve dünya çapındaki iddiasını daha da artırdığı, çıtayı daha da yükselttiği ve artık gerçek anlamda bir dünya üniversitesi olma yolunda ilerlediği bu yeni dönemde bizleri heyecan verici başarılar bekliyor." ifadelerini kullandı.

Sabancı Üniversitesi'nin elde ettiği başarılara değinen leblebici, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'de benzeri olmayan, özgün ve kendini kanıtlamış eğitim sistemimiz, program seçme özgürlüğü tanıyan yaklaşımımız, mezunlarımızın kendi tercihleri doğrultusunda eğitim almış, kendine güveni olan ve tam donanımlı bireyler olarak çalışma hayatına atılmalarına olanak sağlıyor. Toplamda 5 bin öğrencimizle en fazla rağbet gören disiplinlerde, iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına en hızlı şekilde cevap verebilen yetkin mezunlar yetiştiriyoruz. Tüm mühendislik ve doğa bilimleri programlarımız da dahil olmak üzere kız öğrenci oranımız üniversite genelinde yüzde 40'ı aşıyor. Mezunlarımızın yüzde 97'si diplomalarını alır almaz tercih ettikleri sektörlerde iş hayatına atılıyor ya da diledikleri ülkede, diledikleri üniversitede lisansüstü eğitimlerine devam edebiliyor."

Leblebici, sadece Türkiye'nin en iyisi olmak değil, tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesine dönüşmeyi hedeflediklerini belirtti.

Başarı grafiklerinin her yıl yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Leblebici, şunları kaydetti:

"Londra merkezli Times Higher Education'ın bağımsız değerlendirmelerine göre araştırma kalitesinde artık çok saygın Avrupa üniversitelerinin önünde yer alıyoruz. QS Dünya Üniversite Sıralamaları'nda ise bu yıl 47 sıra yükseldik. Son iki yılda toplam 159 basamak yükselerek Türkiye'nin en hızlı yükselen üniversitesi olduk. Araştırma projelerimiz için sadece dış fonlardan sağlanan 60 milyon doların üzerinde aktif bütçeye sahibiz. Geçtiğimiz yıl TÜBİTAK tarafından desteklenen 42 yeni araştırma projesiyle bu alanda öne çıktık.

Son üç yılda Kuluçka Merkezimizden 57 girişim TÜBİTAK girişimcilik desteği almaya hak kazandı. Türkiye'de desteklenen yeni girişimlerin yüzde 15'ini tek başına çıkaran merkezimiz, açık ara en başarılı kuluçka yapılanması olarak şu anda ülkemizde birinci sırada. Bu sonuçlar kendimize koyduğumuz iddialı hedeflerin amacına ulaşmaya başladığının göstergesi. Tabii ki daha gidecek çok yolumuz var ancak henüz genç bir üniversite olarak gelmiş olduğumuz nokta bize onur veriyor."

Mezunların hayata atılacağı dünyanın şu anda oldukça hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini, bundan sadece birkaç sene önceki dünyadan epeyce farklı olduğunu anlatan Leblebici, "Tüm sektörlerde iş yapış modelleri temelden değiştiği gibi, bugün alanlarında hakim konumda olan bazı global şirketlerin bundan sadece birkaç sene sonra kaybolduklarını, onların yerine ise tamamen yeni yapıların ortaya çıktığını göreceğiz. Bu kadar hızlı değişen bir dünyada başarılı olmanın en önemli anahtarları ise değişime hızlı adapte olabilme, disiplinler arası çalışabilme ve kendini sürekli geliştirme yeteneklerine sahip olmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri