Rasim Ozan Kütahyalı İle İlgili Olay ‘Ayn Rand Örgütü’ Detayı! ‘Onu CNN Türk’e Kazandırmıştı…’

Ayşenur Arslan, yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı'yla ilgili ‘Ayn Rand örgütü’ iddiasında bulundu ve çarpıcı detaylar paylaştı.

Rasim Ozan Kütahyalı, Adana merkezli 21 ilde yürütülen yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik operasyonda İstanbul'daki evinde gözaltına alındı. MASAK incelemesinde Rasim Ozan Kütahyalı’nın banka hesabına 2022-2024 yılları arasında toplam 16 milyon 141 bin 893 TL para girişi olduğu öne sürülürken Halk TV yazarı Ayşenur Arslan’dan dikkat çeken bir yazı geldi.

“Ben tanıdığımda fakir ama gururlu bir sanatsever olan Sinan Çetin, Ayn Rand Örgütü’nün bilinçli ilk takipçilerinden biri olmuştu. Sonra öyle bir yürüyüp gitti ki, eminim Ayn Rand yaşasa gurur duyardı” ifadelerini kullanan Ayşenur Arslan, “Rasim Ozan da onun rahle-i tedrisinden geçen Türkiye’deki ilk kuşak Ayn Rand’çılardandı. Sinan kısa sürede ondaki ışığı keşfetmiş olmalı. Onu ‘size çok parlak bir genç gönderiyorum’ diye CNN Türk’e kazandırmıştı. ROK bir süre Reha Muhtar’la çalıştı. Daha sonra da Taraf ekibi tarafından keşfedilince köşe yazarlığına başladı. Taraf, Sabah, Takvim derken Ergenekon kumpası sürecinde en dikkat çeken kalem oldu. Karşılığını da aldı” diye yazdı.

Rasim Ozan Kütahyalı’nın gözaltı sürecini de değerlendiren Arslan, “Kendisini “derin devletin korkusuz gazetecisi” diye konumlandırmışken böyle çok milyon liralı yasa dışı bahis soruşturmasından sıyrılabilecek mi? Gözaltına alınmasından saatler önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’in X paylaşımını alıntılayıp ‘Yasadışı bahis çetelerinin tamamı bitecek’ yorumu yapması cezaevinden kurtarabilecek mi? Göreceğiz… Ama sonuç ne olursa olsun büyük narsist, son çeyrek yüzyılın en kullanışlı aparatı için işler pek de iyiye gidecek gibi görünmüyor” ifadelerini kullandı.

Ankara’da CHP kurultay davasının rafa kalkabileceğinin konuşulduğunu ve aralarında önemli isimlerin de olduğu tahliyelerin devam edeceğinin konuşulduğunu aktaran yazar, “Tam bu sırada, son gözaltı listesinde ve iddialarda İş Bankası’ndan iki yöneticinin adı geçse de kamuoyu nezdinde en tanınmış isim olan ROK’un öne çıkmasının bir nedeni olmalı” diyerek Rasim Ozan Kütahyalı’ya dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“Saray için, evet çok kullanışlı bir aparattı. Ama sanki tam da bu özelliği nedeniyle seçilmiş gibiydi.

“Bakın sadece CHP’nin değil her kesimin üzerine gidiyoruz” mesajı verilmek isteniyordu sanki.

Erdoğan’ın her sözünü talimat sayan Akın Gürlek, nasıl ki Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasıyla herkesi sevindirmişti.. Şimdi de herkesin nefret etmekte birleştiği Rasim Ozan Kütahyalı üzerinden bir hamle yapıyordu.

Bu tablo size de seçimin bu sonbahara çekilebileceği izlenimi vermiyor mu?

Ekonomik krizin içindeyken savaşa yakalanmak.. Cari açığın giderek artması.. Siyaseten de, CHP’den ve üstelik vaktiyle Erdoğan’a sert çıkışlarıyla bilinen kimi isimleri transfer dışında bir şey yapamamak..

Saray, yaklaşan finalin sıkıntısıyla gerçekten zorda.

Devir değiştiğinde hesap vaktinin de geleceğini bilenlerse, bavullarını toplamakta..

Sahi, bu ülkede milletvekili seçilmiş biri.. Mesela Mehmet Metiner sizce neden Kıbrıs vatandaşlığına geçme ihtiyacı hissetmiştir?

Bizim sezdiğimiz, onunsa “içerden bildiği” ne var acaba?..”

Ayşenur Arslan’ın ‘ROK ve Ayn Rand örgütü!’ başlıklı yazısı şöyle:

ROK’u biliyorsunuz. Rasim Ozan Kütahyalı.Dün gözaltına alındı. Hem de yasa dışı bahis çetesi suçlamasıyla.. Hem de iddiaya göre, hesabında tespit edilen çok milyon tl giriş çıkışlarla…

Ya Ayn Rand Örgütü?

Aslında Alisa Rosenbaum adıyla 1900’lerin başında Yahudi bir ailede Rusya’da doğan.. Yıllar sonra ABD’ye gidip Amerikan vatandaşı olup Ayn Rand adını alan yazarın küresel hayran kitlesi.

Hayranlığın nedenini, felsefesini anlatacağım. Ama önce, bir bakıma her şeyi anlatan anekdotu aktarmalıyım.

Ayn Rand 1982 yılında ABD’de öldüğünde cenaze töreninde bir sürpriz, kendisinden bile daha çok konuşulmuştu: Yaklaşık 1.80 uzunluğunda ve “DOLAR İŞARETİ ŞEKLİNDEKİ ÇELENK”.
Konuşulmuştu konuşulmasına da kimse yadırgamamıştı.

Zira Ayn Rand felsefesi şunu ilke ediniyordu: RASYONEL EGOİZM..
Yani insan her şeyden önce kendisini ve çıkarlarını düşünmeliydi. Cenaze törenindeki çelenk de çıkarların başında paranın geldiğinin işaretiydi elbette.

*. *. *

Ben tanıdığımda fakir ama gururlu bir sanatsever olan Sinan Çetin, Ayn Rand Örgütü’nün bilinçli ilk takipçilerinden biri olmuştu. Sonra öyle bir yürüyüp gitti ki, eminim Ayn Rand yaşasa gurur duyardı.

Zira Sinan, sırf onun, felsefesini paylaştığı romanları basmak için yayınevi kurmuştu.

Rasim Ozan da onun rahle-i tedrisinden geçen Türkiye’deki ilk kuşak Ayn Rand’çılardandı.
Sinan kısa sürede ondaki ışığı keşfetmiş olmalı.
Onu “size çok parlak bir genç gönderiyorum” diye CNN Türk’e kazandırmıştı.

ROK bir süre Reha Muhtar’la çalıştı. Daha sonra da Taraf ekibi tarafından keşfedilince köşe yazarlığına başladı.

Taraf, Sabah, Takvim derken Ergenekon kumpası sürecinde en dikkat çeken kalem oldu.
Karşılığını da aldı.

“• Eşi Nagehan Alçı ile birlikte Bank Asya kredisiyle aldığı Boğaz manzaralı 900 metrekarelik villa mesela.. 2024 yılında OdaTV’nin haberiyle haberdar olduk ki, yollarını ayıran çift villayı 165 milyon liraya satışa çıkartmışlardı. Emlak uzmanları, ‘o kadar etmez, en fazla 100 milyona gider’ deyip benim para algımı bir kez daha yerle bir etmişlerdi.
“• Böyle bir servete rağmen ROK’un, isimlerini bizzat Erdoğan’ın koyduğu ikiz kızlarına nafaka ödemediği de “eski” eşi Nagehan tarafından dile getirilmişti."

*. *. *

Bir parantez açmalıyım: Nagehan ben tanıdığımda mütevazı bir dış haber editörüydü.
Herkesin “çok aşık” dediği ROK yüzünden yolunu değiştirince sanki içinden bir canavar çıktı.
Çok eski bir gazeteci arkadaşım, HaberTürk’te birlikte katıldıkları yayının perde arkasını anlatmıştı:

“Yayının ilk saatinde gayet akıllı bir Nagehan dinledik. Reklam arasından sonra birden İktidar yanlısı, Erdoğan’ı öven, FETÖ’ye selam çakan birine dönüştü. Program bitince izlenimimi aktardım. ‘Biraz da ben bal tutup parmağımı yalamak istiyorum artık’ dedi”

Nitekim amacına ulaştı.

FETÖ’nün SESİ olma pahasına elbette.

CNNTÜRK’te Medya Mahallesi programını yaparken ROK Sabah’taki köşesinde “sabah şekeri abla da yakında Silivri yolcusu” diye otogar çığırtkanları gibi anons yapardı.

Nagehan da aynı kanaldaki Dört Bir Köşe programında beni operasyonel yayın yapmakla itham ederek bir yerlere işaret çakardı.

Çiftin yolları ayrıldı. Devran döndü..

Ama hala gündem olmayı başarıyorlar.

Ne de olsa üstatları Ayn Rand’ın buyurduğu gibi “bireylerin kendilerini başkaları için feda etmeden kendi amaçları için yaşamaya hakları var” ve bu uğurda onlara her yol mübah!

İyi de ROK bu son durumu nasıl atlatacak? Kendisini “derin devletin korkusuz gazetecisi” diye konumlandırmışken böyle çok milyon liralı yasa dışı bahis soruşturmasından sıyrılabilecek mi?

Gözaltına alınmasından saatler önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’in X paylaşımını alıntılayıp “Yasadışı bahis çetelerinin tamamı bitecek” yorumu yapması cezaevinden kurtarabilecek mi?

Göreceğiz.

Ama sonuç ne olursa olsun büyük narsist, son çeyrek yüzyılın en kullanışlı aparatı için işler pek de iyiye gidecek gibi görünmüyor.

*. *. *
Ancaaak..

Enflasyon tahmininin yukarı doğru güncellenmesiyle piyasaları, sanayicileri alarma geçiren süreçte galiba mesele ROK’u aşacak gibi..

İBB davasında neden Silivri’de olduklarını kimsenin anlayıp izah edemediği isimler birer ikişer tahliye ediliyor. Oysa tüm olasılıklarda çoktan bırakılması gereken Aykut Erdoğdu hala içerde.

Yine de Ankara’da CHP kurultay davasının rafa kalkabileceği.. Aralarında önemli isimlerin de olduğu tahliyelerin devam edeceği konuşuluyor.

Tam bu sırada, son gözaltı listesinde ve iddialarda İş Bankası’ndan iki yöneticinin adı geçse de kamuoyu nezdinde en tanınmış isim olan ROK’un öne çıkmasının bir nedeni olmalı.

Saray için, evet çok kullanışlı bir aparattı. Ama sanki tam da bu özelliği nedeniyle seçilmiş gibiydi.

“Bakın sadece CHP’nin değil her kesimin üzerine gidiyoruz” mesajı verilmek isteniyordu sanki.

Erdoğan’ın her sözünü talimat sayan Akın Gürlek, nasıl ki Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasıyla herkesi sevindirmişti.. Şimdi de herkesin nefret etmekte birleştiği Rasim Ozan Kütahyalı üzerinden bir hamle yapıyordu.

Bu tablo size de seçimin bu sonbahara çekilebileceği izlenimi vermiyor mu?
Ekonomik krizin içindeyken savaşa yakalanmak.. Cari açığın giderek artması.. Siyaseten de, CHP’den ve üstelik vaktiyle Erdoğan’a sert çıkışlarıyla bilinen kimi isimleri transfer dışında bir şey yapamamak..

Saray, yaklaşan finalin sıkıntısıyla gerçekten zorda.
Devir değiştiğinde hesap vaktinin de geleceğini bilenlerse, bavullarını toplamakta..
Sahi, bu ülkede milletvekili seçilmiş biri.. Mesela Mehmet Metiner sizce neden Kıbrıs vatandaşlığına geçme ihtiyacı hissetmiştir?
Bizim sezdiğimiz, onunsa “içerden bildiği” ne var acaba?..

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri