Prof. Dr. Seyithan Deliduman Yazdı: Fiilî Üretimden Finansal Getiriye

Bir fona yatırım yapmak, mutlaka üretimden uzaklaşmak anlamına gelmez. Fonlar, üretken şirketlere ve ekonomik faaliyetlere kaynak sağlayabilir.

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

Devlet kademelerinde önemli görevler üstlenen ve ticari faaliyetleri bulunan bazı kişilerin, fabrika kurmak ya da mevcut üretimlerini büyütmek yerine fonlara yatırım yaptıklarına ilişkin bilgiler, sermayenin hangi alanlara yöneldiği sorusunu gündeme getiriyor. Bu tercih tek başına yanlış değildir; ancak üretimin ülke ekonomisi için önemini vurgulayan kişilerin yatırım kararları, fiilî üretimin neden daha az cazip görüldüğünü düşünmeye sevk ediyor.

Bir fona yatırım yapmak, mutlaka üretimden uzaklaşmak anlamına gelmez. Fonlar, üretken şirketlere ve ekonomik faaliyetlere kaynak sağlayabilir. Tartışılması gereken, kişilerin yatırım tercihini yargılamak değil; sermayenin ne ölçüde yeni üretim kapasitesi, teknoloji ve istihdam yarattığıdır.

Fabrika kurmak, sermayenin yanı sıra arsa, makine, enerji, iş gücü ve finansman gerektirir. Yatırımcı uzun vadeli bir plan yapar, maliyetleri ve belirsizlikleri üstlenir; yatırımının karşılığını hemen alamayabilir. Finansal araçlar ise kimi zaman daha esnek ve kısa vadede daha öngörülebilir bir getiri sunar. Sermayenin bu alanlara yönelmesi, yalnızca yatırımcıların kişisel tercihiyle açıklanamaz; üretim yapmanın hangi koşullarda mümkün ve cazip olduğuna da bakmak gerekir.

Yüksek girdi maliyetleri, finansmana erişim güçlüğü ve ekonomik belirsizlik, üretim yatırımlarını zorlaştırabilir. Yatırımcıya fabrika kurma çağrısı yapmak kolaydır; üretimi sürdürülebilir kılacak şartları oluşturmak ise kamu politikalarının sorumluluğudur. Üretim yatırımı, üstlenilen riskle orantılı bir imkân sunmuyorsa sermayenin daha kolay getiri sağlayan alanlara yönelmesi şaşırtıcı olmaz.

Kamu görevi ile ticari faaliyetlerin kesiştiği noktada şeffaflık ayrıca önem taşır. Önemli görevlerde bulunan kişilerin ekonomik menfaatleri ile kamusal kararlar arasındaki ilişkinin açık kurallara bağlanması, çıkar çatışması ihtimalinin önlenmesine ve kamu güveninin korunmasına katkı sağlar. Hukuka uygun yatırım tercihlerini peşinen sorgulamak doğru değildir; buna karşılık, bu ilişkilerin anlaşılabilir ve denetlenebilir olması beklenir.

Devlet kademelerinde görev alan ve ticari faaliyetleri bulunan kişilerin yatırım tercihleri tek başına ülke ekonomisinin durumunu göstermez. Yine de üretim söylemiyle yatırım davranışı arasındaki mesafe, üzerinde durulması gereken bir işarettir. Sermayenin yöneldiği alan, ekonomik düzenin hangi faaliyetleri daha cazip hâle getirdiğini de gösterir.

Fiilî üretimi büyütmek istiyorsak, üretim yapanı destekleyen ve uzun vadeli yatırımı öngörülebilir kılan şartları oluşturmalıyız. Aksi hâlde üretim söylemde övülürken sermaye, daha kolay ve hızlı getiri arayışını sürdürecektir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Güncel Haberleri