Prof. Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: Hemşireler Günü, Nightingale ve Hemşirelerimizin Sorunla

Elbette bugün, Türkiye’de sağlık politikaalrının sğlık emekçileri üzerinde yarattığı üstesinden gelinemez iş yükü, stres ve diğer sorunları, bu sorunları en çok yaşayan sağlık emekçileri olan hemşireler üzerinden ele almak gerekir.

Bugün 12 Mayıs ve 12 Mayıs Hemşireler Günü! Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale'in doğum günü (12 Mayıs 1820) olması vesilesiyle bugün hemşireler günü olarak kutlanmaktadır.

Florence Nightingale, İtalya'nın Floransa kentinde 1820’de doğmuş. Kırım Savaşı sırasında (1853-1856) yaralı askerlere bakarken hijyen ve istatistik yöntemlerini kullanan Florence Nightingale, bu savaşta, İngiliz askerî hastanesindeki ölüm oranını hijyen önlemleriyle %42'den %2'ye düşürmeyi başarmıştır. Savaştan sonra Londra'da ilk hemşirelik okulunu (Nightingale Training School) kurarak hemşireliği saygın bir meslek haline getirmiştir. Bu nedenle kendisine "modern hemşireliğin kurucusu" denir ve "Lambalı Kadın" (The Lady with the Lamp) olarak ta tanınmaktadır (1-3).

Dünyada ilk kez 1954 yılında Hemşireler Günü kutlanmış olup Türkiye’de kutlanmaya başlanma tarihi 1964’tür. Türkiye'de 12-18 Mayıs haftası "Hemşireler Haftası" olarak kutlanır . Uluslararası Hemşireler Konseyi (ICN), 1974 yılında, 12 Mayıs'ı resmen Uluslararası Hemşireler Günü olarak ilan etmiştir (4).

**

Elbette bugün, Türkiye’de sağlık politikaalrının sğlık emekçileri üzerinde yarattığı üstesinden gelinemez iş yükü, stres ve diğer sorunları, bu sorunları en çok yaşayan sağlık emekçileri olan hemşireler üzerinden ele almak gerekir. Baskın olarak bir kadın mesleği olan hemşirelerin yükü, kadın olmanın iş hayatında getirdiği dezavantajlı durumlar ile annelik gibi önemli bir sorumluluğun altında rol çatışması yaşanmasıyla da katlanmaktadır. Küçük yaştaki çocuğunu bakıcı veya aile büyüğü olan başka bir kadına emanet ederek çalışmaya, hatta nöbete giden bir hemşireyi düşündüğümüzde sorunların neler olabileceği hemen gözümüzün önüne gelecektir. Evde ev işlerinin sorumluluğu ataerkil kültürün bir yansıması olarak işten yorgun gelen bir hemşirenin üzerinden atmadığı bir başka sorumluluktur. Bir eş ve bir anne olan hemşireden, yaptığı kutsal meslekte de büyük bir performans ve dikkat beklenmektedir.

Sözü hemşireler bırakmak adına “hemşire.com” adresinde 22 Kasım 2025’de yayımlanan ve “Türkiye’de Hemşirelerin Çalışma Koşulları: Derinleşen Kriz ve Görmezden Gelinen Gerçekler” başlığını taşıyan yazıdan bir özet paylaşmak istiyorum:

“Hemşireler Uyarıyor, Sistem Sınırda

Türkiye'de hemşirelerin çalışma koşulları, artık "zor ama idare ediyoruz" düzeyini çoktan aşmış durumda. Mevcut gidişat, hemşireler için bir meslek krizi, toplum için ise bir sağlık krizi anlamına geliyor.

Sağlık sisteminin "omurgası" olarak tanımlanan bu meslek grubu, bugün fiilen sistemin açıklarını kapatan ucuz ve aşırı çalıştırılan emek gücü konumuna itilmiş durumda.

Rakamlar Konuşuyor: OECD'nin Dibindeyiz

Veriler, Türkiye'deki hemşire açığının tesadüf değil, yapısal bir tercih olduğunu ortaya koyuyor. OECD'nin 2025 raporuna göre Türkiye'de bin kişiye düşen hemşire sayısı 2,8 — OECD ortalaması 9,2 iken Norveç gibi ülkelerde bu oran 18'in üzerinde. Yani bir Türk hemşiresi, OECD'deki meslektaşına göre en az üç kat daha fazla hasta yükü taşıyor.

Bu fark sadece "daha yoğun tempo" anlamına gelmiyor. Hasta güvenliği, bakım kalitesi ve tıbbi hatalar açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Kişi başı yıllık sağlık kurumu başvurusu AB/OECD ülkelerinde yaklaşık 6,2 iken Türkiye'de 11,4. Daha az hemşireye çok daha fazla hasta düşüyor. Bazı servislerde bir hemşireye düşen hasta sayısı 20-25'e kadar çıkıyor.

Tükenmişlik Normalleşti

Hemşire açığının doğrudan sonucu: uzamış mesailer, bitmeyen nöbetler, kronik uykusuzluk. Yıllık izinler iş yükü nedeniyle erteleniyor veya kullanılamıyor. Temel maaşla geçinilemediği için zorunlu fazla mesai ve nöbet bir "geçim stratejisine" dönüşüyor. Fiziksel yorgunluğa psikolojik tükenmişlik sendromu eşlik ediyor.

İstifa yasağının kalkmasının ardından birkaç ay içinde binlerce hemşire ve ebenin kamu görevinden ayrılması durumun vahametini gösteriyor. Bunların önemli bir kısmı yurt dışına gidiyor; kalanlar dil kurslarına yazılıp "çıkış yolunu" hazırlıyor. Resmî söylem ise çoğunlukla "fedakâr sağlık çalışanları" retoriğine sıkışmış durumda — yapısal iyileştirme yerine duygusal cümleler tercih ediliyor.

Yoksulluk Sınırında Maaş, Yüksek Sorumluluk

Kamu hemşirelerinin maaşı yapılan zamlara rağmen 2026 Ocak itibarıyla en düşük 70 bin TL seviyesine ulaştı. Ancak aynı dönemde dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı düşünüldüğünde bu rakamın anlamı sorgulanır hale geliyor.

Üstelik maaş yapısı da sorunlu: Döner sermaye, performans, teşvik gibi parçalara bölünen ücretin önemli kısmı emekliliğe yansımıyor. Hemşireler temelde insanca yaşayacak tek kalem maaş, 3600 ek gösterge ve nöbet, hafta sonu ve bayram çalışmalarında çarpanlı ücret talep ediyor.

Şiddet: Sağlık Kurumu Mu, Risk Alanı Mı?

İş yükü ve ücret yetmezmiş gibi bir de güvenlik sorunu var. Hastanelerde sözlü ve fiziksel şiddet günlük rutinin parçası haline gelmiş durumda. Araştırmalara göre hemşirelerin %89,5'i en az bir kez şiddet olayına maruz kalıyor. 2025'te her 30 dakikada bir beyaz kod verildi. Hasta ve yakınları, sistemdeki her aksaklıkta ilk muhatap olarak hemşireyi hedef alıyor.

Buna liyakatsiz yönetici baskısı, keyfi nöbet ve görevlendirme uygulamaları, sendikal faaliyetler nedeniyle üst yönetim baskısı eklenince ortaya çıkacak tablo bellidir: Hemşirelik, güvenli ve saygın bir kariyer olmaktan hızla uzaklaşıyor.

Sormamız Gereken Soru

Hemşireler verilerle konuşuyor. Sendikalar ve meslek örgütleri yıllardır "Bu böyle devam edemez" diyor. Buna rağmen atılan adımlar parça parça, geçici ve vitrine dönük kalıyor.

On binlerce mezun iş beklerken sahada personel açığı yaşanması, eğitimli emeğin yoksulluk sınırında ücretlendirilmesi, her gün şiddet riski altında çalışılması — bunların hiçbiri kaçınılmaz değil. Bunlar tercih.

Bugün sorulması gereken soru şu:

Türkiye, sağlık sistemini; düşük ücret, yüksek risk ve tükenmişlik içinde bırakılan hemşirelerin omuzlarında daha ne kadar süre taşıyabileceğini düşünüyor?

Bu soruya verilecek dürüst bir yanıt, aynı zamanda atılması gereken adımların da başlangıç noktasıdır (5).

**

Yukarıdakileri Türkiye’de muhalif bir politikacı veya sendika başkanı gibi konuşmak için yazmadık. Bunları sağlık sistemimizin sorunlarının, baskın olarak “kadın” olan ve insan sağlığı ve hayatı için yoğun çalışma koşullarını kabul etmiş bir mesleğin gerçek emektarlarının sözlerine elçi olmak için yazdık.

**

Özelde benim de bunları dile getirmeye hakkım var. Bir hekim olmakla beraber bir hemşire eşiyim. İki yaşında bir çocuğun, annesini özeleyip ağladığı için gece yarısı hastane nöbetine, anneyi ziyarete götürüp, çocuk uyuyunca geri döndüğümüz günlerimizi unutmadık.

Bu nedenle Hemişireler gününüz değil, hemişireler günümüz kutlu olsun diyorum.

Kaynaklar:

  1. Aycil, S. (2025). FİLATELİK DAMGALARDA YER ALAN KADIN TEMSİLLERİ. LOKUM Sanat ve Tasarım Dergisi, 3(1), 16-29.
  2. Taşkıran, G., & Temel, A. B. (2017). Tutkulu Bir İstatistikçi: Florence Nightingale. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi, 10(2), 113-120.
  3. Dereli, F., & Temel, A. B. (2021). Dünyada hemşirelik eğitiminin başlaması: ilk hemşirelik okulları. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 6(1), 15-22.
  4. Dülger, Ş. (2021). Uluslararası Hemşireler Konseyi (ICN) 2009-2018 temaları özelinde “Küresel sorumluluk” farkındalığı: Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hemşireleri (Master's thesis, Bursa Uludag University (Turkey)).
  5. Türkiye’de Hemşirelerin Çalışma Koşulları: Derinleşen Kriz ve Görmezden Gelinen Gerçekler

https://www.hemsire.com/2025/11/turkiyede-hemsirelerin-calisma-kosullari-derinlesen-kriz.html (Erişim: 10.05.2026).

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri