Paşinyan İstifa Etti... Kafkasya'da Neler Oluyor

Paşinyan liderliğindeki hükümet dün istifa etti. Yeni dönemin resmen başlangıcı olan bu hamle, Batı'yla ilişkilerin geliştirilmesine giden yolun ilk adımı oldu.

Ermenistan'da yeni seçilen parlamentonun başkent Erivan'da ilk oturumunu düzenlemesinin ardından hükümet istifa etti.

İstifa kararı, Türk medyasında da ilgi gördü; pek çok haber sitesi son dakika olarak verdi. Son birkaç senedir Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme; Batı ile ilişkileri geliştirme sürecine giren Nikol Paşinyan hükümetinin bu hamlesi sürecin "sabote" edildiği yorumlarını doğurdu.

Ancak istifa hamlesi, Ermenistan Anayasası'nın bir gereği olarak işleyen bir prosedür. Ermenistan Anayasası'na göre mevcut hükümet, yeni kabine kurulana kadar görevine geçici hükümet sıfatıyla devam ediyor.

'BİR GEÇİŞ MEKANİZMASI'

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Odatv'ye yaptığı değerlendirmede Ermenistan'daki gelişmelerin yanlış okunmaması gerektiğini söyledi.

Attar, birkaç saat içinde yaşanan istifa ve yeniden atama sürecinin "dramatik bir iktidar değişimi" görüntüsü verse de hukuki açıdan bunun seçim sonrası zorunlu bir geçiş mekanizması olduğunu belirtti.

Attar, "Bu nedenle söz konusu istifa, siyasi yenilgi ya da yönetim boşluğu anlamı taşımadı; eski kabinenin yetkisinin seçimlerden doğan yeni yasama dönemine aktarılmasını sağlayan anayasal bir geçiş mekanizması olarak işledi" değerlendirmesinde bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, Aygün Attar, İlham Aliyev

SEÇİM SONUCU PAŞİNYAN'A SONSUZ KREDİ SUNMADI

Aygün Attar'a göre seçim sonuçları yalnızca Ermenistan iç siyaseti açısından değil, ülkenin gelecekteki dış politika yönelimi açısından da önemli mesajlar içeriyor.

Paşinyan'ın seçim kampanyasını barış, egemenlik, Rusya'ya aşırı bağımlılığın azaltılması ve Batı ile ilişkilerin çeşitlendirilmesi üzerine kurduğunu belirten Attar, muhalefetin ise Azerbaycan ile yürütülen barış sürecine sert eleştiriler yönelttiğini söyledi.

Attar, "Bununla beraber yüzde 50’nin altında kalan oy oranı, seçmen desteğinin bütünüyle coşkulu bir liderlik onayı şeklinde okunmasını engelliyor; sonucun bir bölümü istikrar arayışının ve rakiplere duyulan güvensizliğin ürünü olarak da değerlendirilebilir" ifadelerine yer verdi.

HÜKÜMETİN ÖNÜNDEKİ TEHLİKE

Ancak Paşinyan'ın aldığı desteğin sınırsız bir siyasi kredi anlamına gelmediğini belirten Attar, yüzde 50'nin altında kalan (49,74) oy oranının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Paşinyan'ın önümüzdeki dönemde hem muhalefetle hem de toplumdaki farklı kesimlerle mücadele edeceğini belirten Attar, özellikle kilise-devlet gerilimi, ekonomik sorunlar ve barış politikalarının iç siyasette önemli başlıklar olacağını vurguladı.

BAKÜ 'DEVAMLILIK' KAZANDI

Attar, Bakü bakımından en önemli olumlu unsurun müzakere masasındaki muhatabın ve imzalanmış siyasi taahhütlerin devamlılığı olduğunu belirtti.

Öte yandan Attar, Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi'nin 64 sandalyesinin hükümet kurmaya yettiğini ancak anayasa değişikliği için gerekli nitelikli çoğunluğu tek başına sağlamadığını ifade etti.

Ermenistan Meclisi'nde sandalye dağılımı

PAŞİNYAN'IN YENİ HEDEFİ: TOPLUMSAL UZLAŞI

Azerbaycan yönetiminin, Ermenistan Anayasası'ndaki bazı tarihsel atıfların gelecekte toprak taleplerine dayanak oluşturabilecek hukuki belirsizlikler içerdiğini savunduğunu hatırlatan Attar, bu nedenle Paşinyan'ın yeni dönemde yalnızca hükümeti yönetmekle kalmayıp daha geniş bir toplumsal uzlaşı aramak zorunda kalabileceğini söyledi.

ANKARA-ERİVAN HATTI

Paşinyan'ın yeniden başbakan olmasının Türkiye açısından da muhatap devamlılığı sağladığını belirten Attar, Ankara-Erivan normalleşme sürecinde yeni dönemde kademeli adımların devam edebileceğini ifade etti.

Türkiye'nin 2022'den bu yana yürüttüğü normalleşme sürecinde Paşinyan hükümetinin önemli bir aktör olduğunu belirten Attar, iki ülke arasındaki ticari ve teknik hazırlıkların sürdüğünü söyledi.

YAKIN VADEDE YAŞANMASI BEKLENENLER

Yakın vadede büyük siyasi adımlardan önce pratik uygulamaların öne çıkabileceğini belirten Attar, sınır kapılarındaki altyapı çalışmalarının tamamlanması, ticari düzenlemelerin genişletilmesi, özel temsilciler kanalının yeniden etkinleştirilmesi, diplomatik pasaport sahipleri ile üçüncü ülke vatandaşlarına ilişkin geçiş düzenlemelerinin uygulanması ve ekonomik temasların artırılmasının gündemde olacağını ifade etti.

Attar'a göre Türkiye açısından sürecin Azerbaycan'ın güvenlik ve barış beklentileriyle uyumlu şekilde ilerlemesi önem taşıyor. Erivan açısından ise Türkiye sınırının açılması, Rusya pazarına bağımlılığı azaltacak alternatif ticaret güzergâhları ve yatırım imkanları oluşturabilir.

Paşinyan ile Aliyev (2019, Davos Zirvesi)

DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK PROJE

Bölgedeki ulaşım projelerinin de yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını belirten Attar, Washington Bildirisi kapsamında Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden kesintisiz bağlantı kurulmasının, Ermenistan için de ekonomik fırsatlar yaratabileceğini söyledi.

Attar, TRIPP projesinin hayata geçirilmesi hâlinde Azerbaycan'ın Nahçıvan ve Türkiye yönünde güvenli bağlantı elde edeceğini, Ermenistan'ın transit gelirleri ve yeni lojistik imkanlar kazanacağını, Türkiye'nin ise Hazar havzası ve Orta Asya'ya uzanan ticaret hatlarında ek kapasite elde edeceğini belirtti.

PAŞİNYAN'IN EN BÜYÜK SINAVI

Attar'a göre Paşinyan'ın önündeki en büyük risk ise barış sürecinin siyasi maliyeti ile ekonomik kazanımların ortaya çıkış süresi arasındaki fark olacak.

Muhalefetin bu durumu kullanarak atılacak adımları "egemenlik kaybı", uzlaşmaları "teslimiyet" ve dış politika açılımlarını "geleneksel ortaklardan kopuş" şeklinde yorumlayabileceğini belirten Attar, Paşinyan hükümetinin somut sonuçlar üretmek zorunda olduğunu söyledi.

Rusya ile yaşanan son ekonomik gerilimlerin de Ermenistan'ın dış politika çeşitlendirmesindeki kırılganlığını gösterdiğini belirten Attar, Moskova'nın ithalat kısıtlamaları sonrasında Paşinyan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den destek istemesinin bu durumun örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

Paşinyan ile Putin

SONRAKİ ADIMLAR NE

Yeni hükümetin barış gündemini koruyabilmesi için sınır bölgelerinde ticaret, istihdam, altyapı ve güvenlik alanlarında hızlı sonuçlar ortaya koyması gerektiğini belirten Attar, önümüzdeki dönemde dört temel sürecin takip edileceğini söyledi:

  1. Yeni kabinenin oluşturulması,
  2. Azerbaycan ile barış anlaşmasının nihai imzasına ilişkin diplomatik takvimin belirlenmesi,
  3. Anayasa tartışmasının kontrollü şekilde yeniden açılması,
  4. Türkiye ile sınır ve ticaret normalleşmesinde kademeli uygulamaların başlaması.

Attar, kabinedeki dışişleri, güvenlik ve ulaştırma kadrolarında yapılacak tercihlerinin de Paşinyan'ın seçim zaferini "mevcut politikaların devamı" mı yoksa "daha cesur bir bölgesel açılım" mı olarak değerlendirdiğinin ilk göstergeleri olacağını söyledi.

AZERBAYCAN'A 'MUHATAP DEVAMLILIĞI' MESAJI

Azerbaycanlı gazeteci Turan Adalat, Odatv'ye yaptığı değerlendirmede aynı vurguyu yaptı. Son aylarda Ermeni medyasının bazı bakanların performansından duyulan memnuniyetsizliği ve ekonomi, sosyal sektör ve kamu yönetiminde personel değişikliklerinin gündemde olabileceğini bildirdiğini ancak dış politika ve güvenlik bloğunda radikal değişikliklere dair henüz resmi bir bilgi olmadığını belirtti.

Adalat, dış politika ve güvenlik alanındaki kilit isimlerin görevlerini sürdürmesi hâlinde Azerbaycan ile yürütülen müzakerelerin mevcut formatta devam edebileceğini ifade etti.

Adalat, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın görevini koruması durumunda diplomatik sürecin aynı çizgide ilerleme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

RUSYA İLE MESAFE ARTACAK

Adalat, Paşinyan yönetiminin önümüzdeki dönemde Rusya ile ilişkilerinde daha fazla mesafe, Türkiye ile ilişkilerinde ise daha fazla yakınlaşma politikası izlemesini beklediğini söyledi.

Ermenistan'ın son yıllarda Rusya'ya olan ekonomik ve güvenlik bağımlılığını azaltmaya çalıştığını belirten Adalat, yeni hükümetin bu yöndeki politikaları hızlandırabileceğini ifade etti.

Adalat, "Ermenistan'ın Rusya ile ticari ilişkilerini kademeli olarak değiştirmeye başlayacağı hissediliyor. Stratejik ve ekonomik ilişkilerde ciddi değişiklikler olacak" değerlendirmesinde bulundu.

Bu değişimin özellikle enerji alanında kendisini gösterebileceğini ifade eden Adalat, Ermenistan'ın enerji politikasında farklı seçeneklere yönelebileceğini söyledi:

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri