Şüpheli ölüm iddialarına ve basında yer alan haberlere tepki gösterilen açıklamada, çiftin anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasında olduğu vurgulandı.
Dün memleketi İzmir’de gözyaşları içinde toprağa verilen televizyon dünyasının da yakından tanıdığı kadın doğum uzmanı Özlem Gültekin’in vefatının yankıları sürüyor. İddialara göre, bir hafta önce göğsündeki kitle nedeniyle ameliyat olan Gültekin, olay günü ağrıları artınca kendisine anestezi uyguladı. Şüpheli bulunarak soruşturma başlatılan olayda, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor bekleniyor.
AVUKATLARDAN VE AİLELERDEN ORTAK AÇIKLAMA
Vefatın ardından, Özlem Gültekin’in boşanma aşamasında olduğu ünlü televizyoncu Erhan Çelik’le geçmişte yaşadığı sorunların basında yeniden gündeme getirilmesi üzerine her iki tarafın avukatları ortak bir yazılı açıklama yayımladı. Avukatlar Ahmet Avşar ve Işıl Ay Karataş Tunca imzasıyla yapılan açıklamada, medyada yer alan iddialara sert tepki gösterildi.
"ANLAŞMALI BOŞANMA KONUSUNDA MUTABAKATIN SON AŞAMASINDALARDI"
Yapılan ortak açıklamada, çiftin boşanma sürecine dair detaylara yer verilerek medyadaki asılsız haberlerin acılı aileyi derinden yaraladığı belirtildi:
"Kızımız, kardeşimiz, eski eş ve altı yaşındaki evladımızın annesi Özlem Gültekin Çelik’in vefatının ardından yayınlanan insanlık dışı ve vicdan yoksunu haber ve yorumları büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Acımızı yaşamamıza dahi fırsat vermeyen, hiçbir insani ve vicdani sınır gözetmeyen bu yayınların sahiplerinin öncelikle bazı gerçekleri bilmesinde fayda görüyoruz. Her şeyden önce bilinmelidir ki Özlem Gültekin Çelik ile Erhan Çelik, anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasındalardı. Henüz altı yaşında annesini kaybetmiş masum bir çocuk ve onun korunması gereken geleceği tamamen göz ardı edilerek yapılan haber ve yorumların giderek daha çirkin ve kabul edilemez bir hâl aldığını görüyoruz."
"BABANIN HEDEF GÖSTERİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ"
Gerçeği yansıtmayan iddiaların ve geçmişe dönük görüntülerin yeniden servis edilmesinin kınandığı açıklamada, Erhan Çelik'in hedef gösterilmesine şu sözlerle karşı çıkıldı:
"Özellikle, taraflar arasında geçmişte yaşanan başkaca ihtilaflara ilişkin birtakım görüntü ve içeriklerin, bugün yaşadığımız acı olayla ilişkilendirilerek yeniden servis edilmesini ve “şüpheli ölüm” ifadesi üzerinden hiçbir somut olguya dayanmaksızın evladımızın babasının hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz. Aynı şekilde asla gerçeği yansıtmayan birtakım ilaçlar bulunduğu gibi iddiaları reddediyoruz. Henüz hiçbir somut olguya dayanmaksızın yapılan bu yayınlar yalnızca yaşayanlara zarar vermemekte; canımızdan bir parça olan Özlem’imizin hatırasına ve manevi şahsiyetine de açıkça saygısızlık teşkil etmektedir. Bir ölüm olayının adli makamlarca incelenmesi, tek başına ölümün altında suç teşkil eden veya olağan dışı bir durum bulunduğu anlamına gelmez."
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI
Açıklamanın son bölümünde, altı yaşındaki bir çocuğun annesini kaybettiği bu hassas dönemde yapılan asılsız haberlere karşı her iki ailenin avukatları aracılığıyla hukuki girişimlerin başlatıldığı duyuruldu:
"Özellikle altı yaşındaki bir çocuğun annesini kaybettiği böylesine ağır bir dönemde, çocuğun babasını hiçbir hukuki ve maddi dayanak olmaksızın hedef hâline getirecek yayınların yaratabileceği telafisi güç sonuçların herkes tarafından gözetilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Ortak acımız üzerinden spekülasyon üretilmesine, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesine ve altı yaşındaki bir çocuğun geleceğinin reyting veya etkileşim uğruna hiçe sayılmasına artık son verilmesini istiyoruz. Kanunlardan ve hukuki yaptırımlardan önce, insanlık ve vicdan adına acımızı yaşamamıza izin verilmesini bekliyoruz."