Usta oyuncu Ali Tutal, geçirdiği beyin kanaması sonrası 76 yaşında yaşamını yitirdi. Atlas Sineması’ndaki törende dostları, onu “Yeşilçam’ın sessiz kahramanı” ve “devrimci bir sinema emekçisi” olarak andı. 1970’lerden bu yana onlarca filmde rol alan Tutal, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Yeşilçam oyuncusu Ali Tutal (76), geçirdiği beyin kanaması nedeniyle önceki gün hayatını kaybetti.
Tutal için dün Atlas Sineması’nda tören düzenlendi.
Anmaya ailesinin yanı sıra çok sayıda meslektaşı ve dostu da katıldı.
Tutal için hazırlanan bir video klibin ardından sevenleri Tutal’ı kürsüde anlattı.
Oyuncu Halil Ergün, duygularını şöyle dile getirdi:
“Artık ben hatıralarla yaşayan birisiyim ve kaybettiklerimizin üstüne kendi hayatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Çok kişi kaybettik sinemamızda, sanatsal çalışmalarımızda. Ali’yle birlikte başladık sinemaya. İlk filmim, Yılmaz Güney’in senaryosu. O da taptaze bir arkadaşımızdı. Beraber sinema çalışmalarına adım attık. O günden sonra sessiz bir kahraman olarak devam ettirdi. Emekçi iki bir adamdı. Gerçekten kardeşimdi. Işıklar içinde yatsın. Şu filmleri seyrederken bunu da bu arada söylemek istiyorum. Yeşilçam’ı kaybettik. Sinema kültürü başka yaklaşımlar üstünde var olmaya çalışıyor. Sağ olun. Şimdi şu filmlerdeki çalışanları, sahneleri, parçaları gördüğümde çok önemli işler yapmış Yeşilçam’ı ısrarla iddia ediyorum. Ben bunu iyice keşfettim. Cumhuriyetle beraber eksiği, yanlışı, doğrusu olan çalışmalardır ama çok önemlilerdir. Ali, sessiz kahraman olarak bunların içinde çalıştı. Ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu da bir kere daha fark ettim burada. Halkın insanıydı. Dost bir arkadaşımdı. Işıklar içinde yatsın. İyilikler diliyorum. Benim kuşak artık böyle kayıplarla yaşamaya devam ediyor. İyilikler diliyorum sizlere.”
“YEŞİLÇAM’IN ZOR ZAMANLARINDA KEBAPÇI İŞLETTİ”
Yönetmen ve senarist Ömer Uğur, Tutal’ın oyunculuğunun da yoldaşlığının da arkadaşlığının da samimi olduğuna vurgu yaparak, “Yeşilçam’ın zor zamanlarında herkes değişik işler yapmak zorunda kaldığında bir kebapçı işletti. Orada bütün sefillerin, bütün gece köprü altında yatanların akşamın bir vaktinden sonra uğrayıp karınlarını doyurduğu, onların hepsinin Ali babasıydı. Bizim Ali abimizdi. Artık ne söylesek boş. Çok üzgünüm. O kadar canlıydı ki, o kadar samimiydi ki, o kadar yani sanki hiç ölmeyecekmiş gibi... Gelen gidiyor, konan göçüyor. Ali abi rahat uyu. Seni çok seviyoruz” derken gözyaşlarını tutamadı.
“POLİS BASKINLARINDAN KAÇTIĞIMIZ YER ONUN MEKANIYDI”
Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul, Tutal ile okul arkadaşı olduklarını belirterek şöyle konuştu:
“Okulda olayların olduğu, her gün polis baskınlarının olduğu dönemde okuldan kaçtığım zaman barındığımız, gittiğimiz mekan Ali’nin Yeri. Orada hepimize kol kanat geriyordu. Hepimize sahip çıkıyordu. Bizden kaç yaş daha büyük olduğundan dolayı bize abilik yapıyordu. Kamu yönetimi bölümünden mezun olduk. O sinemayı seçmişti ama hiçbir zaman da siyasetten kopmamıştı. Her dönem İstanbul’dan kurultay delegesi seçiliyordu. Her seferinde mutlaka Ankara’daki kurultay kulislerinde birlikte oluyorduk. Sadece sinemayla, sanatla değil; siyasete de çok yakın ilgi duyan bir arkadaşımızdı. Son zamanlarında İzmir’de yaşıyordu. Hemen hemen her hafta telefonla konuşuyorduk. Hâl hatır soruyordu. Güzel anılarımız vardı kendisiyle. Birdenbire böyle bir olayla karşılaşmış olmamız hepimizi çok üzdü tabii. Kendisine rahmet diliyorum. Işıklar yoldaşı olsun. Onu anılarımızda yaşatacağız.”
“BİZİ İHRAÇ ETMESEYDİ SEÇİME GİREMİYORDUK”
Eski Halkın Emek Partisi Genel Başkanı ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Fehmi Işıklar, Tutal ile anılarını şöyle anlattı:
“Bir parti kurduk biz, Halkın Emek Partisi. Ali, orada disiplin kurulu üyesiydi. 12 Eylül’den kalma baskıcı yasalardan biri de bir partiden ayrılınca bir başka partiden aday olurken disiplin kurulundan ihraç edilmen gerekiyordu. Ali disiplin kurulundaydı. Biz 11 milletvekiliydik. Bizi ihraç etti. İhraç etmeseydi seçime giremiyorduk. Dedim ki ‘Ali, en sonunda parti genel başkanını da ihraç ettin ya’. ‘Baba yapma bunu’ dedi. Ali şelale gibiydi. Kayalara çarparak gelen ama yolunu bulan biriydi. Çok coşkuluydu. Çok samimiydi. Çok içten, iyi bir dosttu. İyi bir sinema emekçisiydi. Diğer sinema emekçileri gibi hep mağdur oldu. Sıkıntı içinde yaşadı. Sıkıntılarını birebir biliyorum. Onu bu duruma düşüren düzen batsın diyorum. Bütün sanatçılarımız, bütün sinema sanatçıları çok zor durumda. Emeği sömürülenlerin başında gelir sinema emekçileri. Ben onları da bu vesileyle selamlıyorum. Ali Işıklar içerisinde yatsın diyorum. Üzüntümüz büyük.”
“ÇOK İYİ YÜREKLİ BİR İNSANI KAYBETTİK”
Oyuncu Nur Sürer, Bereketli Topraklar Üzerinde filmiyle tanıştıklarını belirterek, “Çok güzel günlerimiz olmuştu. Şimdi buradan filmlere baktığımda galiba 6-7 tane filmde oynadık Ali’yle. Gerçekten çok üzgün olduğumu söylemek istiyorum. Çok iyi yürekli bir insanı kaybettik. Işıklar içinde uyusun diyorum” dedi.
“DEVRİMCİLERİN YERİ CENNETTİR”
Tutal’ı 1978’deki sinema yürüyüşünden beri tanıdığını vurgulayan Gani Şavata, şöyle konuştu:
“Ben Malatyalıyım, o Diyarbakırlı. Ondan çok feyz aldım. Onun kalemi onun kişiliğiydi. O iyi bir mürekkep yalayan, iyi bir sendikacı, iyi bir devrimciydi. En son Saddam’ın Askerleri filminde beraber yol aldık. Orada bir parantez açayım. Aslında (Kenan) Evren’in askerleriydi. Benim oğlum dedi ki ‘Baba biz kılık değişelim, Saddam’ın askerleri olsun’. Ali abi dedi ki ‘Oğlum kılıf da değişse ne yaparsan yap bu film sansüre uğrayacak. Korkma’. Dedi ‘Ben babamın oğluyum, korkmuyorum’. Keşke değişmeseydik. Ali abi sinemada bir dahiydi. Onun yeri, bu devrimcilerin yeri cennettir. Bunlar çok şey verdiler bu ülkeye. En azından barışın temsilcisiydi.”
"ALİ TUTAL GİBİ BİR DEVRİMCİ HİÇBİR ZAMAN ÖLMEYECEK"
Yönetmen Reis Çelik, duygularını şöyle dile getirdi:
“Ali gibi bu ülkesini sevenleri, ülkesinin tam bağımsızlığı için, ülkesindeki halkların kardeşliği ve özgürlüğü için mücadele eden insanların, özellikle de sanatçıların bu arzularını göremeden ayrılması o toprağın altında çok hüzünlü kalmış tohumlara benzer. İnsanlık tarihi var olduğu sürece hele hele Ali Tutal gibi bir devrimciyse, halklarının kardeşliği ve ülkesinin özgürlüğü, bağımsızlığı için güzel mücadele eden birisiyse o hiçbir zaman ölmeyecek ve her zaman yaşayacaktır.”