Otomotiv İhracatı Yılın 7 Ayında 24,4 Milyar Dolar Oldu

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) pazar verilerine göre, otomotiv ihracatı adet bazında bu yılın ocak-temmuz döneminde 542 bin 401 olarak gerçekleşti. Bu dönemde toplam otomotiv ihracatı 24,4 milyar dolar oldu.

OSD, bu yılın ocak-temmuz dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı.

Buna göre, yılın 7 ayında toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8 düşüşle 767 bin 216 adet olarak kayıtlara geçti.

Otomobil üretimi ise yüzde 19 gerileyerek 424 bin 667 oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 779 bin 338'i buldu.

Ocak-temmuz döneminde ticari araç grubunda üretim geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9, ağır ticari araç grubunda yüzde 4 ve hafif ticari araç grubunda yüzde 10 arttı.

Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 62 oldu. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil ve hafif ticari araç) yüzde 63, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 69 ve traktörde yüzde 28 seviyesinde gerçekleşti.

Yılın 7 ayında ihracat 24,4 milyar dolara ulaştı

Otomotiv ihracatı, ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 14 gerileyerek 542 bin 401 oldu.

Bu dönemde otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29 düşüş kaydederken ticari araç ihracatı ise yüzde 8 arttı. Aynı dönemde traktör ihracatı da yüzde 20 artışla 7 bin 792 olarak gerçekleşti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, bu yılın 7 ayında yüzde 17 pay ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Söz konusu dönemde toplam otomotiv ihracatı, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 2,6 artarak 24,4 milyar dolar oldu.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, aynı dönemde otomobil ihracatı yüzde 9 azalarak 6,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 0,1, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 4,5 arttı.

Otomobilde yerli payı yüzde 35 oldu

Bu yılın 7 ayında toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 azalarak 661 bin 249 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 12 düşüşle 502 bin 712 olarak kayıtlara geçti.

Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı yüzde 5, ağır ticari araç pazarı yüzde 8 geriledi.

Söz konusu dönemde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 35, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 23 olarak gerçekleşti.

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sektörünün 7 aylık performansını değerlendirdi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sektörünün 7 aylık performansına ilişkin yaptığı açıklamada, üretim, ihracat ve pazar göstergelerinin farklı dinamiklerle şekillendiği bir tablo gördüklerini aktardı.

Geçen yılın aynı dönemine göre üretim ve ihracatta gerileme yaşandığını belirten Eroldu, yılın 7 ayında bayram ve idari tatiller nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 5-6 günlük çalışma kaybı yaşandığını ifade etti.

Eroldu, bazı OSD üyelerinin yeni model ve kapasite yatırımlarını devreye almak üzere üretim hatlarında hazırlık yaptığını anlatarak, "Yeni bir ürünü üretim hattına almak için mevcut üretim temposunun belirli bir süre düşürülmesi gerekliliği sebebiyle üretim kaybını yeni yatırımlara geçiş döneminin olağan bir sonucu olarak değerlendiriyoruz." açıklamasında bulundu.

Yeni yatırımların ilerleyen süreçte hem iç pazardaki yerli araç payına hem de üretim ve ihracata önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Eroldu, iç pazarda geçen yılın aynı döneminde yüzde 29 olan yerli üretim payının yüzde 34’e yükselmesinin, yatırımların ilk sonuçlarının görülmeye başlandığını gösterdiğini kaydetti.

Eroldu, yeni ürünlerin üretim temposunun yükselmesiyle yerli payında daha belirgin bir iyileşme beklediklerini vurguladı.

Araç grupları arasında da önemli farklılıkların söz konusu olduğunu belirten Eroldu, "Üretim düşüşü ağırlıklı olarak otomobil tarafında gerçekleşirken, hafif ticari ve ağır ticari araçlarda daha olumlu bir seyir görüyoruz. Buna karşılık traktör grubunda üretimin ciddi seviyede gerilemesi ve iç pazarın yarıdan fazla daralması dikkatle ele alınması gereken bir tablo ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu.

“(AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası) Kamu ve özel sektör olarak birlikte yoğun şekilde çalışıyoruz”

Eroldu, sektörün gelecek dönemdeki beklentilerine değinerek, "Yeni modellerin üretim ve ihracat programlarına girmesinin pozitif yansıması yılın son çeyreğinde ve asıl olarak 2027 yılında belirgin hale gelecek." ifadesini kullandı.

İç pazardaki daralmanın üretim üzerindeki olumsuz etkisinin ve Avrupa pazarındaki talep ve rekabet koşullarının sektörün son çeyrek performansı üzerinde belirleyici olacağını belirten Eroldu, bu değerlendirmeler çerçevesinde, yılın geneline baktıklarında üretim ve ihracatın 2025 yılının bir miktar altında ancak yakın bir seviyede gerçekleşeceğini öngördüklerini aktardı.

Eroldu, 2027'de iç pazarın seyri, küresel pazarlardaki talep gelişimi, Avrupa Birliği’nin (AB) Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısına ilişkin gelişmeler, Çin kaynaklı rekabet, maliyet baskıları ve mevcut kapasite fazlasının sanayinin temel gündem maddeleri olmaya devam edeceğini belirtti.

AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası’na (IAA) ilişkin müzakere sürecinin bu yıl otomotiv sanayisinin en önemli gündemlerinden biri olduğunu vurgulayan Eroldu, şunları kaydetti:

“Müzakere sürecinin 2027 yılına sarkmasını öngörüyoruz. Avrupa, otomotiv ihracatımızın yaklaşık yüzde 70’ini gerçekleştirdiğimiz en önemli ihracat pazarımız. Türkiye ile Avrupa arasında yaklaşık 30 yılda oluşan yapı yalnızca bir ticaret ilişkisi değil, üretim, yatırım ve tedarik zincirlerini kapsayan derin bir sanayi entegrasyonu. Dolayısıyla AB'nin otomotiv sanayisine yönelik politika ve düzenlemeleri, Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım performansını doğrudan etkiliyor. IAA’nın nihai içeriğinde Türkiye’nin nasıl konumlandırılacağı, ana ve tedarik sanayimizin hangi kapsamda değerlendirileceği, mevcut yatırımların yanı sıra yeni model, kapasite ve teknoloji yatırımlarını da etkileyecek.”

Eroldu, beklentilerinin IAA’nın çizdiği çerçevede, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı ve Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak ana ve tedarik sanayisiyle Birlik kapsamında değerlendirilmesi olduğunu belirtti.

Bu konuda, kamu ve özel sektör olarak birlikte yoğun şekilde çalıştıklarını bildiren Eroldu, şunları kaydetti:

“Otomotiv sanayi paydaş dernekleri OİB, OSD ve TAYSAD’ın yanı sıra TÜSİAD gibi çatı kuruluşlar olarak hep birlikte Brüksel’de Avrupa Birliği kurumları ve karar alıcılarla kapsamlı görüşmeler sürdürüyoruz. Bu temaslarda Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, güçlü üretim ve tedarik yapımızın Avrupa sanayisinin rekabetçiliğine doğrudan katkı sağladığını verilerle ortaya koyuyoruz. IAA’nın mevcut entegrasyonu koruyan, yeni yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini muhataplarımıza aktarıyoruz. 2027'de, kur-enflasyon makasının yarattığı maliyet baskısının azaltılması, ihracatçının finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin korunması da otomotiv sanayimizin rekabet gücü açısından belirleyici olacak.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri