Fransa Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanan 'Karşılaşma: Bir Osmanlı Elçisi'nin Fransa'ya Dijital Yolculuğu' sergisi, Fransa Büyükelçiliği'nin ev sahipliğinde ziyaretçilerine kapılarını açtı. 300 yıllık diplomatik mirasın yapay zeka ile yeniden yorumlandığı projede, Osmanlı'nın ilk modern elçisi Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin 18'inci yüzyılda kaleme aldığı Fransa Sefaretnamesi dijital sergiye dönüştürüldü.
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'un ev sahipliğinde, Institut Français iş birliğiyle hazırlanan sergi, Fransa Büyükelçiliği'nde sanatseverlerle buluştu.
Sergi kapsamında, 1729 yılında III. Ahmed tarafından Fransa'ya büyükelçi olarak atanan Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin görev sürecine dair kaleme aldığı Fransa Sefaretnamesi, görsel anlatılarla yeniden canlandırıldı. Sergide Çelebi'nin Fransa'ya yolculuğundan, veba korkusuyla girdiği karantinaya ve katıldığı sosyal etkinliklere kadar birçok detay, yapay zeka destekli modellemelerle görselleştirildi.
Sergide ayrıca, döneme ait görseller, teknik çizimler ve resimler yer aldı. Serginin, ilerleyen tarihte dijital ortama taşınarak tüm meraklıların erişimine açılacağı kaydedildi.
'SERGİ GELİŞEN TEKNOLOJİYE ÖVGÜ NİTELİĞİNDEDİR'
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, buradaki konuşmasında, "Her şey, Fransa Kralı 15'inci Louis'nin sarayı nezdinde Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk olağanüstü Büyükelçisi olarak atanan Mehmed Çelebi Efendi'nin, Sefaretname adlı eserinde bizlere miras olarak bıraktığı müstesna hatıratıyla başlamıştır. 1720 yılında Fransa ve Paris'e dair ayrıntılı, yer yer hayretamiz tasvirlerin yer aldığı bu önemli eser paha biçilmez değerdedir. Buradan hareketle, birbirine tamamen zıt iki devir olan Mehmed Çelebi Efendi'nin 18'inci yüzyılı ile yapay zeka çağı arasında bir diyalog yaratmak istedik. Kavram basit ama cüretkar. Yapay zekadan Mehmed Çelebi Efendi'nin betimlemelerini görsellere dönüştürmelerini istedik. Bunun için yapay zekadan, Osmanlı elçisinin Paris'teki Tuileries Bahçesi'ne giriş sahnesini ölümsüzleştiren ve bugün Versailles'da sergilenen başyapıtın sahibi Charles Parrocel'in üslubunu taklit etmesi talep edilmiştir. İtiraf etmeliyim ki, Bitter Medya ve Tin Ajans'taki ortaklarımız bu projeyi ekiplerimize ilk sunduklarında, bir miktar tereddütle karşılanmıştı. Mahiyeti itibariyle henüz soğuk matematiksel hesaplamalardan ibaret olan bir yapıya, bir insanın vizyonunu ve Türk-Fransız münasebetlerinin en eski temellerinden birini teşkil eden böylesine kıymetli bir metnin zarafetini emanet etmek ne derece münasipti. Bununla birlikte, ilk başta duyduğumuz tereddütlerin ötesinde, bu girişimde önemli bir pedagojik değer gördük. Bu sergi, sürekli gelişen teknolojiye körü körüne bir övgü niteliğinde değildir. Bilakis, genellikle belki de haksız biçimde 'yapay zeka' olarak adlandırılan bu şeyin bir sınamaya tabi tutulmasıdır" dedi.
Büyükelçi Dumont, sözlerini şöyle tamamladı; "Eserler bir üretken modelden hazır biçimde zuhur etmiş değildir. Bunlar ciddi bir tarihsel tashih sürecinden geçmiştir. Yapay zeka, yüksek hesaplama gücüne rağmen, pek çok tarihsel tutarsızlık üretmiştir. Örneğin, özellikle Büyükelçilik koridorlarında sergilenenler başta olmak üzere, ilk dönem eserlerinin birçoğuna Fransa'nın mavi, beyaz ve kırmızı renklerden oluşan bayrağını yerleştirmiştir. Oysa ancak 1789 tarihli Fransız İhtilali'nden sonra kabul edilen bu bayrak 1720 yılında henüz yoktu. Bu vesileyle, tarihsel düzeltme sürecinde büyük katkı sağlayan Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu'na özellikle teşekkür etmek isterim. Bu projede emeği geçen ekiplere teşekkür ediyorum. Yaşasın Fransız-Türk dostluğu ve yaşasın sanat, hakiki sanat."
Konuşmaların ardından Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu ve İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme'ye katkılarından dolayı plaket verildi.