ABD ve İsrail'in şubat ayı sonlarında İran'ı hedef almasıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da yükselen tansiyonun negatif etkileri dünya genelinde ekonomiler için tehdit unsuru olmaya devam ediyor.
Bölgede 8 Nisan’da ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan ateşkesin kalıcılığına ilişkin belirsizlik sürerken, çatışmaların makroekonomik görünüme etkileri enflasyon endişelerini artırarak merkez bankalarının politika kararlarında belirleyici rol oynadı.
Savaşın başlamasıyla dünya genelinde enflasyon endişeleri güçlendi. Merkez bankalarının bu sene atacağı adımlara ilişkin faiz indirim beklentileri tamamen tersine döndü.
ABD Merkez Bankasının (Fed) savaş öncesinde sene sonuna kadar 2 faiz indirimine gideceği tahmin edilirken, bugün itibarıyla sene sonuna kadar 1 faiz artırımına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bununla birlikte Fed’in 2027 sonuna kadar politika faizini yüzde 4,00-4,25 aralığına taşıyacağı ihtimalleri arttı.
ABD ile İran heyetlerinin arabulucular eşliğinde İsviçre'de yürüttüğü müzakerelerde henüz net bir sonuç alınmamış olsa da tarafların uzlaşmacı tavrı, savaşın nihai olarak sona erebileceği ihtimallerini canlı tutuyor.
Öte yandan savaşın en belirgin etkisi petrol fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerinde görülürken, dünya enerji arzında kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’na ilişkin jeopolitik riskler petrol fiyatlarını yukarı iterek bu gelişmede etkili oldu.
Dünya genelinde enflasyonun hızlanacağına yönelik beklentiler merkez bankalarının politika alanını daraltarak sıkı duruşa yönlendirdi.
Fed "şahin" mesajlar verdi
ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu. Banka, federal fon oranına ilişkin tahminini bu yıl sonu için yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltirken, bu tahmin 2026'da faiz artırımı yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin gelecekteki faiz beklentilerini gösteren nokta grafiği de 18 yetkiliden 9'unun bu yıl en az bir faiz artırımı öngördüğünü ortaya koydu.
Fed'in yeni başkanı olarak ilk kez açıklamalarda bulunan Kevin Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde seyrettiğini belirterek, fiyat istikrarını sağlama konusunda kararlı olduklarını ifade etti.
Warsh, para politikasının yürütülmesinde merkezi öneme sahip 5 alanda çalışma grubu oluşturulacağını belirterek, Fed'in iletişim faaliyetleri, bilanço politikası, mevcut veri kaynaklarının kullanımı, dönüşüm çağında verimlilik ve istihdam ile Fed'in enflasyon çerçevelerinin bu alanlar olduğunu aktardı.
ECB faiz artırdı, BoE sabit kaldı
Avrupa Merkez Bankası (ECB), Orta Doğu’daki savaş kaynaklı enflasyonist baskılar doğrultusunda, piyasa beklentilerine paralel olarak Eylül 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitti.
ECB'den para politikası kararına ilişkin yapılan açıklamada, refinansman faizinin yüzde 2,40’a, mevduat faizinin yüzde 2,25’e ve marjinal fonlama faizinin ise yüzde 2,65’e çıkarıldığı belirtildi. Böylece haziran ayı toplantısıyla birlikte Eylül 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırım kararı alınmış oldu.
Banka, Avro Bölgesi'nin 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini üç ay önceki yüzde 0,9 seviyesinden yüzde 0,8'e düşürdü. Gelecek yıl için ise yalnızca yüzde 1,2'lik bir büyüme öngören banka, ekonomik büyümeyi zora sokmadan fiyat beklentilerini dengeleme konusunda hassas bir çizgide ilerlemek zorunda olduğunu ortaya koydu.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini piyasa beklentilerine paralel şekilde yüzde 3,75'te sabit bıraktı. BoE'nin karar metninde Para Politikası Kurulu üyelerinden BoE Başkanı Andrew Bailey dahil 7'sinin politika faizini yüzde 3,75'te sabit tutma ve 2'sinin 25 baz puan artırma yönünde görüş bildirdiği belirtildi.
Açıklamada, enerji krizinin İngiltere ekonomisine etkisinin henüz netleşmediğine işaret edilerek, yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşılmasını sağlamak için gerekli politika duruşunun, şokun boyutuna, süresine ve ekonomi genelinde nasıl yayıldığına bağlı olacağı aktarıldı.
İngiltere'de yıllık enflasyonun mayısta yüzde 2,8 seviyesine gerilediği ama yüksek enerji fiyatlarının etkilerinin ekonomiye yansıması devam ettikçe, bu yılın ilerleyen dönemlerinde enflasyonun yeniden hızlanmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, "Orta Doğu'daki savaş ve bunun enerji fiyatları ile İngiltere ekonomisine etkisi, enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliğin başlıca kaynağı olmaya devam ediyor." ifadeleri kullanıldı.
BoJ, politika faizini 31 yıl sonra yüzde 1'e çıkardı
Japonya Merkez Bankası (BoJ) da enflasyon risklerinden ötürü "şahin" duruş sergileyen bir diğer merkez bankası oldu. BoJ, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 1'e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı.
Yüksek ham petrol fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu bildirilen açıklamada, buna karşın ekonominin genel olarak yüksek şirket karları ile istihdam ve gelir koşullarındaki iyileşme gibi unsurlarla desteklendiği bildirildi.
Açıklamada, BoJ'un ekonomik faaliyet, fiyatlar ve finansal koşullardaki gelişmelere bağlı olarak politika faiz oranını yükseltmeye ve parasal destekleme derecesini ayarlamaya devam edeceği vurgulandı.
Öte yandan BoJ, devlet tahvili alımlarına ilişkin yeni düzenlemeler konusunda da bilgi verdi. Açıklamada, para politikasında kademeli normalleşme sürecinin devam ettiği belirtilerek, uzun vadeli tahvil piyasasında oynaklığın artması halinde müdahale esnekliğinin korunacağı ve bazı vadelerde ihale sıklığının azaltılacağı belirtildi.
Buna göre Banka, Japon devlet tahvillerinin doğrudan alımlarında rekabetçi açık artırma yöntemi kapsamında aylık ihale sıklığını belirli vadelerde ayda 3'ten 2'ye indirecek. Düzenleme, özellikle 1 ila 25 yıl vadeli tahvilleri kapsarken, 25 yıl üzeri vadeli tahviller için mevcut ihale sıklığı korunacak.
Çin'de de gösterge faiz olarak işlev gören 1 ve 5 yıllık kredi faiz oranlarında (LPR) değişikliğe gidilmedi. Ulusal Bankalar Arası Fon Merkezi, 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3'te, 5 yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,5'te sabit tuttu.
Çin'deki 18 bankanın, Çin Merkez Bankasının (PBoC) borçlanma faizi üzerine eklediği kar payı bildirimlerine göre belirlenen LPR, 2019'dan bu yana gösterge faizi işlevini görüyor. Bir yıl vadeli kredi faiz oranı kurumsal krediler için, 5 yıllık faiz oranı ise emlak kredileri için referans kabul ediliyor.
TCMB politika faizini değiştirmedi
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) da politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.
Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, "Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir." denildi.
https://www.instagram.com/ngazetecom/
https://www.instagram.com/nuraybasarantv/
https://www.instagram.com/ngazeteofficial/
https://www.youtube.com/@nuraybasarantv
https://www.facebook.com/share/1HW3HWKcMg/
https://www.facebook.com/profile.php?id=61590534251658
https://www.linkedin.com/in/n-gazete-a1956b308/?skipRedirect=true