Orhan Selen yazdı: KAKTÜSLER VE ÇOCUKLAR

Orhan Selen yazdı: KAKTÜSLER VE ÇOCUKLAR

Çocuklar yarınlardır.Bazıları buna yarınlarımızdır diyor.

Ara sıra ben de aynı hataya düşüyorum.

Yarınlar neden bizim oluyor ki?Bizim olan dündür. ve bu gündür.

Çocuklar yarınlarımızdır  derken   mülkiyet hastalığı azıcık etkili oluyor gibi.

Çocukları geleceğe en kötü hazırlayan toplumlardan biriyiz.

En çok iğrendiğim eylemse “ ailelerin kendi hayallerini çocuklar üzerinden gerçekleştirmek istemeleri”

Bu sapkın davranışlar sonucu   yüz binlerce çocuğun gelecekleri karanlığa gömüldü.

Çocuklar nasıl yetiştirilmelidir?

Çok ilgimi çeken ve gerçekçi bulduğum kaktüs öyküsü varsır:

Meksika’da çölde yetişen bir tür kaktüs vardır. Agave Kaktüsü…

Bu kaktüs tekilanın hammaddesi olduğu gibi, yapraklarında da Sisal denen ipeksi bir iplik var ve ipekten daha pahalı bir kumaşın yapımında kullanılır.

Bir gün bir işadamı bu kaktüslere yatırım yapmaya karar verir.

Büyük bir fabrika kurar, büyükçe ve verimli bir tarlada kaktüsleri yetiştirmeye başlar.
Kaktüsleri orada daha büyük ve daha bol yapraklı yetiştirmek için her türlü fedakârlığı yapar.

Kaktüsleri bol vitaminler ve zenginleştirilmiş gübrelerle besler.

Çabaları sonuç verir, daha iri ve yaprakları daha büyük bitkiler elde eder.

Sıra yaprakların içindeki iplikleri toplamaya gelir.

 İlginç bir olayla karşılaşırlar; hemen hemen tüm kaktüslerde bu iplikler kaybolmuştur!

Yapraklar daha iri olmuş ama içlerindeki iplikler kaybolmuş.
Buna bir türlü anlam veremez ve işadamı büyük bir zararla fabrikayı kapatmak zorunda kalır.

Ama olayın sebebini öğrenmek ister ve sorunun peşini bırakmaz.

 Sonuçta Amerikalı bir bitki biyoloğu ile anlaşır.

Bitki biyoloğu çöle gider, bu tür kaktüslerden birinin yanında çadır kurar ve bir-iki ay kaktüsü gözlemler, inceler ve sonuçta bir rapor yazar.

Raporda şu ifade yer alır;

“…bu ipliklerin ortaya çıkma sebebi çölün çetin ve zor koşullarıdır.
Siz bu kaktüsü rahat bir ortama yerleştirmekle bu yeteneğinden etmişsinizdir…. “

Çocuk yetiştirirken, eğer ona kötülük yapmak istiyorsanız her istediğini verin.

Eğer iyilik yapmak istiyorsanız, bırakın bazı sorunlarını kendisi çözmeye çalışsın…
Bunu Yaparken de kendisini geliştirsin…

Günümüzde aileler çocuklarına süs bitkisi  muamelesi çekiyorlar.

Kaç kez  yazdığımı unuttum.

Okula geliş gidişlerde anne ve  babaların çocukların çantalarını taşımaları onlara yapılan en büyük ihanettir.

Eğitimciler bu konuda pek ilgilenmiyorlar.Çünkü eğitimci değiller.

Ramazanda oduncuların davul çalması gibi inceliğini bilmedikleri bir alanda çalışıyorlar.

Yukarda yazdığım kaktüs örneğini kaç eğitimci bilir?

Aileler boş ve anlamsız konuşmalarla çocuklarını bunaltıyorlar.

Anne – baba okulları açmayı kimse düşünmüyor.

Anne-baba olmanın bilincinde olmayanların oluşturduğu aileler  elinde çocuklar harcanıyor.

Konuşmalar ne kadar güzel olursa olsun çocukları etkilemez.

Onlar ailelerinin davranışlarını örnek alırlar.

Çocukların çok iyi bir gözlemci olduğunu bilmeden onlara ulaşılamaz.

Çocuklara gereksiz bir yığın bilgi  yükleniyor ama  yaşamla ilgili konular öğretilmiyor.

İşte bir örnek:

Temel  ölmüş. Öteki dünyada görevliler o gün öleceklerin listesine bakmışlar ve Temel’e:
– Ya senin adın bu listede yok senin bugün ölmemen lazımdı bir yanlışlık var demişler.

Seni tekrar dünyaya gönderebiliriz. Ama kurala göre insan olarak
gönderemeyiz. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gidebilirsin.
Ne olarak gitmek istersin?
Temel biraz düşündükten sonra “Yunus olayım o zaman”. Diye yanıt vermiş
Hemen yunus olarak dünyaya gönderilmiş. Aradan 5 dakika geçmiş geçmemiş ki Temel tekrar öteki dünyaya geri gelmiş. Görevli şaşırmış sormuş:
– Ne oldu?.. Biz seni şimdi geri gönderdik niye tekrar geldin?
Temel utanarak yanıtlamış:
– Yüzme bilmiyorum, boğuldum

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri